Ana içeriğe atla

Suriyeli Kürtlerin özerkliğine karşı çıkanlar kim?

Suriyeli Kürtlerin savaşın beşinci yılında ilan ettiği federal bölge hem Esad rejimi hem muhalefet tarafından reddedildi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Kurdish People's Protection Units (YPG) fighters carry their weapons while riding on the back of a pick-up truck in Qamishli, Syria, March 11, 2016. REUTERS/Rodi Said - RTSADJ7

KAMIŞLI, Suriye — Suriye’deki savaş altıncı yılına girerken Kürtlerin ilan ettiği federal bölge yeni tartışmalara neden oluyor. Suriyeli Kürtler federal bölge isteme hakları olduğunda hemfikir ancak bazı kesimler bu adımın ulusal davanın istismar edilmesine yol açacağını düşünüyor. Yeni ilan edilen federal çözümün Suriye’de çoğu kesim tarafından reddedilmiş olması birçok krizle boğuşan Suriye’de yeni bir krizin ufukta olduğunu gösteriyor.

Kürt Demokratik Birlik Partisi (PYD) 17 Mart’ta Rimelan’da düzenlenen toplantıda Kuzey Suriye-Rojava Demokratik Federal Sistemi’ni ilan etti. Toplantıya katılan 150 temsilcinin arasında 31 Kürt, Asuri ve Süryani siyasi partinin mensupları, bağımsız isimler ve Arap aşiret mensupları yer aldı. Federal bölge Rojava'nın üç kantonu Cezire, Kobani ve Afrin’in yanı sıra Tel Abyad’la Kürt güçlerin ele geçirdiği başka bazı bölgeleri kapsıyor. Rojava Kurucu Meclisi federal birlik sistemini kuran belgeyi onaylarken Suriye krizinin federal modelle çözüleceğini vurguladı. Belgede şu ifadeler kullanıldı: “Batı Kürdistan’ın Kürtçe ismi olan Rojava’daki federal sistem, merkezci bir devletin yerine demokratik, birleşik bir devletin kurulmasını amaçlıyor. (…) Federal sistem, Suriye’nin bütünlüğü içinde yeni toplumsal, siyasi ve idari örgütlenmeler doğrultusunda hayata geçirilmeli.”

Ne var ki Kürtlerin bu belgesi Suriye’de ortaya konan diğer çetrefilli belgelerin akıbetiyle karşılaştı. Hem Suriye rejimi hem siyasi ve silahlı muhalefet, yasal ve meşru herhangi bir dayanağın ya da uluslararası tanımanın olmadığı gerekçesiyle federal bölge ilanını reddetti.

Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan 17 Mart’ta yapılan açıklamada federasyonu gündeme getirmenin “anayasaya, milli ülkülere ve uluslararası kararlara aykırı” olduğu ve “Suriye topraklarının bütünlüğüne halel getirdiği” belirtildi.

30 Mart’ta Rusya’nın Sputnik ajansına mülakat veren Devlet Başkanı Beşar Esad da Suriye’nin “federal sistemi kaldıramayacak kadar küçük” bir ülke olduğunu söyledi. Konunun halk onayı gerektiren anayasayla alakalı olduğunu belirten Esad “Kürtlerin çoğu, birleşik bir Suriye’nin şemsiyesi altında, merkezi bir sistemde yaşamak istiyor.” şeklinde konuştu.

Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu da rejimle aynı görüşü paylaşıyor ve Kürtlerin hamlesine karşı çıkıyor. Koalisyon’un resmi web sitesinde 17 Mart’ta yayımlanan açıklamada şöyle dendi: “Merkezi veya federal olsun Suriye devletinin biçimi tek bir grup, halkın terk bir kesimi veya tek bir parti ya da hareket tarafından tek yanlı olarak belirlenemez.” Açıklamada konunun müzakereler sonucunda yeni anayasayı yapma göreviyle toplanacak ulusal konferansta karara bağlanacağı ve bu anayasanın referanduma gideceği vurgulandı.

Koalisyon Başkanı Enes El Abda da 18 Mart’ta İstanbul’dan yaptığı basın açıklamasında federalizmin kabul edilmez olduğunu şu ifadelerle dile getirdi: “Hiçbir parti veya unsur böyle bir karar alamaz. Bu karar sadece ve sadece Suriye halkının bütününe ait bir haktır.”

PYD genel başkan danışmanı Sehanok Dibo ise federal yapının bölünmenin başlangıcı olduğunu kabul etmiyor. Al-Monitor’a konuşan Dibo federal bir cumhuriyetin bölünme olarak görülmesine hayret ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Suriye bugün ciddi bir parçalanma hâli yaşıyor. Federal sistem parçalanmayı engelleyecek, ülkenin birlik ve bütünlüğünü sağlayacaktır.”

Dibo’ya göre federal sistemin en güçlü yönlerinden biri, Suriye halkının yedi unsuru olan ve İslam, Hristiyanlık ve Ezidilik gibi üç tek tanrılı dini temsil eden Kürtleri, Arapları, Süryanileri/Asurileri, Çeçenleri, Çerkezleri, Türkmenleri ve Ermenileri bir arada tutmasıdır.

Dibo, bu toplumları temsilen Rimelan toplantısına katılan askeri ve siyasi isimlerin Suriye krizini çözecek bir yönetim modeline ihtiyaç olduğunu, Kürt meselesi başta olmak üzere krizin tüm çetrefilli boyutlarının çözüme bağlanması gerektiğini belirttiklerini vurguladı.

Rejimin ve muhalefetin federalizme karşı çıkmasının şaşırtıcı olmadığını belirten Dibo şöyle devam etti: “Bu bizim için sürpriz olmadı. Bu tepkiyi bekliyorduk. Zira iki taraf da Suriye krizi için nasıl bir çözüm öngördüklerini henüz ortaya koymuş değil. Federal sistem İslam Devleti’nden geri alınan bölgelerin idaresi için gerekli. Bu çözüm Suriye’nin genelinde uygulanabilir.”

Dibo federalizm projesinin geçici olup olmadığı sorusunu da şöyle yanıtladı: “Federal sistem bugün tüm unsurlar tarafından ilan edildi ki bu da ileride çözüm getirmeyecek başka yönetim biçimlerine yol vermek adına bu sistemden vazgeçilmeyeceği anlamına geliyor. Bu sitemi güçlendirerek otoriter rejimi yeniden üretme teşebbüslerini aşacağız.”

Öte yandan birçok Kürt grubunun Rimelan toplantısına katılmadığını belirtmek gerekir. Bunların başında Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’nda yer alan Kürt Ulusal Konseyi (KUK) ile bağlantılı gruplar ve Kürt Demokratik İlerici Partisi geliyor.

Suriye muhalefetindeki bloklardan biri olan KUK, 20 Mart tarihli açıklamasında tek taraflı bir karar olduğu gerekçesiyle PYD’nin federalizm ilanına tepki gösterdi, bu adımın “Suriyeli Kürtlerin mücadelesini, ulusal taleplerini zedeleyeceğini” savundu.

Kürt Sol Partisi’nin genel sekreteri olan ve Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’nun yönetiminde yer alan Şelal Gedo, Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Federal bölge tek taraflı olarak ilan edildi. Bu adımı desteklemiyoruz. Kürtlerin geleceği konusu Kürtler arasında uzlaşı ve Suriyelilerin ulusal mutabakatıyla belirlenmeli.”

Öte yandan Gedo federal çözümü prensip olarak desteklediklerini belirtti: “KUK herhangi bir itham veya tepkiden çekinmeden federalizm talebini açıkça dile getiriyor. Beş yıldır savaşla sarsılan, mezhepsel ve etnik çatışmalar yaşayan bir ülkede en etkili çözümün federal devlet üzerinde anlaşmak olacağına inanıyor.”

KUK, Kürt kimliğinin anayasada tanınmasını, yerel yönetimleri güçlendiren ademi merkezi idareye dayalı, çoğulcu ve demokratik bir devlet sisteminin kurulmasını savunuyor.

Her ne kadar KUK, Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’nda yer alsa ve burada 10 kişiyle temsil edilse de Gedo Suriye’deki Kürt meselesinin çözümü konusunda KUK ile Koalisyon arasında kapsamlı bir anlaşmaya varılamadığını belirtti ve ekledi: “KUK, Suriye toplumunun ihtiyaçlarını karşılayan bir çözüm olduğu için federal sistemde ısrarlı.”

More from Kamal Sheikho

Recommended Articles