Ana içeriğe atla

İslam Devleti’nin kalelerinden bilgi aktaran cesur yürekler

Deyrizor’daki medya aktivistleri her gün İslam Devleti’nin ölüm tehditleriyle karşı karşıya ama tehlikeler onları bölgeden haber aktarmaktan alıkoymuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Members of an Islamist group hold their weapons during a protest against Syria's President Bashar al-Assad's regime in Deir el-Zor, February 25, 2013. Picture taken February 25, 2013. REUTERS/Khalil Ashawi (SYRIA - Tags: CONFLICT) - RTR3EAXZ

ANTAKYA, Türkiye — Suriye’de İslam Devleti’yle (İD) savaşın kalbinde yer alan, ama uluslararası basının giremediği Deyrizor bölgesinden çok değerli bilgiler gizli medya aktivistleri sayesinde ortaya çıkmaya devam ediyor.

Örgütün önemli isimleri uluslararası cihadın başkenti Rakka’dan ziyade Deyrizor’da ortaya çıkıyor ve hedef alınıyor. Paris saldırılarının beyni Abdülhamit Abaud’un Avrupa’ya dönmeden önce İD’in Deyrizor’daki “savaş emiri” olduğu bildiriliyor. İD’in para işleri ve yasa dışı petrol ve gaz faaliyetlerinden sorumlu kıdemli ismi Tunus asıllı Ebu Seyyaf da mayıs ortasında bir ABD saldırısında Deyrizor’da öldürülmüş, Iraklı eşi Ümmü Seyyaf ise yakalanmıştı. İD’in eski Deyrizor valisi Emir Rafdan da koalisyon güçlerinin temmuzda Suriye’nin kuzeydoğusunda düzenlediği bir hava saldırısında öldürülmüştü.

Öte yandan ailesi hâlen Deyrizor’da yaşayan bir aktivistin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre “farklı taraflar” bölgeden ayrılamayan ya da ayrılmak istemeyen sivillere zulmetmeye devam ediyor. Al-Monitor’a bilgi veren pek çok kaynak gibi bu aktivist de güvenlik nedenleriyle isminin açıklanmasını istemiyor.

Rus uçakları kasımda Deyrizor’u hedef almaya başladığında çok sayıda sivilin öldüğü haberleri geldi. Örneğin Irak sınırı yakınındaki Elbu Kemal’de bir halk pazarına 5 Kasım’da düzenlenen saldırıda 50’yi aşkın kişinin öldüğü bildirildi.

İnternet erişimi İD tarafından büyük ölçüde kısıtlanıyor, bazen haftalarca engelleniyor. Ailesi İD kontrolündeki Deyrizor’da yaşayan, kendisi ise Körfez bölgesinde çalışan bir kişi Al-Monitor’a Türkiye’de yaptığı açıklamada internet kafe işleten bir akrabasının geceleri kafeyi gizlice açtığını, yeterli parası olmadığı için oradan kaçıramadığı eşi ve çocuklarıyla ancak bu şekilde görüşebildiğini anlatıyor.

Şu an Türkiye’nin güneyinde yaşayan Deyrizorlu bir medya aktivisti de Al-Monitor’a aylar önce İD kontrolündeki bir bölgede bir internet kafeden kendisiyle görüşen amcasının bir anda çevrimdışı olduğunu anlatıyor. Daha sonra amcasının tutuklandığını ve o günden sonra kendisinden haber alınamadığını öğrenmiş.

Ancak her şeye rağmen medya aktivistleri dışarıya bilgi aktarmanın yollarını bulabiliyor. Ebu Mücahit mahlasını kullanan bir aktivist Deyrizor ile çevre bölgeler arasında bilgi toplamak için kullandığı gizli güzergâhı hâlen çok net hatırlıyor. Ebu Mücahit, rejim karşıtı ayaklanmanın ilk yıllarında “olanları dünyaya duyurmak” için topladığı bilgileri uluslararası basın kuruluşlarına göndermeye çalışmış.

Ebu Mücahit, o günleri Al-Monitor’a anlatırken haftanın üç gününü muhaliflerin kontrolündeki civar bölgelerde, kalan dört gününü de rejim kontrolündeki Deyrizor’da geçirdiğini söylüyor ve ekliyor: “Yaralılar da aynı güzergâhtan bölge dışına çıkarılıyordu. Yol birkaç saat sürdüğü için pek çoğu sonuna kadar dayanamazdı. Bazıları gözlerimin önünde öldü.”

Şam’da doğan Ebu Mücahit, 2011’de protesto eylemlerine katıldığı için iki ay cezaevinde kaldıktan sonra ailesinin memleketi olan Deyrizor’a gitmiş. İlerleyen zamanda hem bölgeyi hem bölgedeki birçok muhalif komutanı yakından tanımış. İD bölgenin büyük bölümünü ele geçirince Türkiye’nin güneyine kaçmak zorunda kalan Ebu Mücahit “Deyrizor Sessizce Katlediliyor” (DBSS) isimli medya kampanyasını yürütüyor. Kampanyanın ismi, kamuoyunda daha çok tanınan “Rakka Sessizce Katlediliyor” (RBSS) kampanyasından geliyor.

Türkiye’de beş, İD kontrolündeki bölgelerde 20 gönüllüsü bulunan DBSS basın kuruluşlarına ve insan hakları örgütlerine sık sık demeçler veriyor, Facebook ve Twitter hesaplarının yanı sıra bu yazının kaleme alındığı gün de dâhil defalarca hacklenen web sitesi üzerinden kamuoyuna bilgi aktarıyor.

Ebu Mücahit, Rus hava saldırılarında İD hedeflerinin vurulup vurulmadığına ilişkin bir soruyu şöyle yanıtlıyor: “Bir pazarı vurup 50 kişiyi öldürürseniz aralarından mutlaka birkaç İD mensubu çıkar ama çoğu sivildi.”

Grubun bugüne kadar elde ettiği en önemli bilgi sorulduğunda ise Ebu Mücahit, Şaytat aşiretinden yüzlerce kişinin İD tarafından öldürüldüğüne dair belgeleri ve eylülde Almanya’ya giden bir İD lideri hakkındaki bilgilere işaret ediyor. Alman hükümetini uyaran ve internet sitesinde bu cihatçı hakkında bilgi yayımlayan Ebu Mücahit, ölüm tehditleri aldığını söylüyor ve güvenlik riskleri nedeniyle bu konuda daha fazla ayrıntı vermek istemiyor.

RBSS’nin bir üyesi 30 Ekim’de Urfa’da bir arkadaşıyla birlikte boğazı kesilmiş hâlde ölü olarak bulundu. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) konuya ilişkin bir yorum yapmayan Türk makamlarına kapsamlı soruşturma çağrısı yaptı. Suriye’de pek çok gazeteci ve medya aktivisti öldürülmüştü ancak cinayetlerin sınırın Türk tarafına uzanması güvenlik endişelerini artırdı.

Suriye’nin doğusunda faal olan bir diğer medya aktivistleri grubu da güvenlik gerekçesiyle isimlerinin açıklanmasını istemiyor. Grup üyelerinden biri, sonradan İD’e katılan Saddam Cemal’in Özgür Suriye Ordusu’ndayken komuta ettiği birlikte savaşmış. Diğer üyelerin de Nusra Cephesi’nde savaşan akrabaları var. Nusra Cephesi söz konusu bölgede önceleri İD’e karşı savaştı ancak sonra örgütte bölünmeler yaşandı. Bazı savaşçılar İD’e katılırken bazısı Dara’ya kaçmak zorunda kaldı.

Grup üyeleri, yıllar içinde geliştirdikleri ve hâlen sürdürdükleri ilişkiler sayesinde normalde meçhul kalacak zulümleri kayda geçiriyor. Al-Monitor’un ağustosta görüştüğü bu aktivistler Deyrizor, Rakka, Haseke ve Palmira bölgelerinden bilgi aktaran 13’ü kadın 70 civarında kişiyle çalıştıklarını anlatmıştı.

İki grubun üyeleri de tüm tehlikelere rağmen en önemli şeyin kamuoyuna “teyitli bilgi sağlamak” olduğunu vurguluyor. Ebu Mücahit “Ve ilerisi için arşiv oluşturmak” diye ekliyor. Fakat Ebu Mücahit internetten bilgi yayımlamaya bir süre ara vermeyi düşündüğünü söylüyor: “Çünkü dünya Deyrizor’da ne olduğunu çok iyi biliyor ama hiçbir şey yapmıyor.” Ancak içerideki kaynakları aracılığıyla bilgi toplamaya devam edeceğini ekliyor.

Riskler ise son derece ciddi. Kısa süre önce İD tarafından Deyrizor’da yakalanan iki medya aktivisti halkın önünde infaz edildi. Ebu Mücahit birinin kurşuna dizilerek, birinin ise patlayıcılarla patlatılarak öldürüldüğünü söylüyor.

More from Shelly Kittleson