Ana içeriğe atla

Yemen savaşı tırmanıyor

Suudi Arabistan ve müttefikleri Yemen savaşını tırmandırırken Yemen halkı korkunç bir bedel ödüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A part of a window frame is seen in front of government compound, destroyed by recent Saudi-led air strikes, in Yemen's northwestern city of Amran July 27, 2015. Yemen's Houthi group carried on fighting across Yemen on Monday despite a ceasefire announcement by its Saudi-led foes, and media controlled by the Iran-allied movement acknowledged that its forces had shelled targets inside Saudi Arabia. REUTERS/Khaled Abdullah - RTX1LZDB

Suudi Arabistan ve Körfez’deki müttefikleri Yemen’deki savaşı tırmandırıyor. Ancak Husi isyancılar ve müttefiklerinin dördüncü ayını dolduran savaşta Suudi Kralı Selman Bin Abdül Aziz El Suud’a boyun eğeceklerine dair hiçbir işaret yok. Amansız mücadele Yemen halkı için ürkütücü sonuçlar doğuruyor.

Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Yemen’in ikinci büyük kenti Aden’e silah yığmaya devam ediyor ve mevzilerini kuzeye doğru genişletiyor. Suudi öncülüğündeki güçler Aden’in kuzeyindeki El Anad’da zamanında Sovyetlerin yaptığı büyük bir hava üssünü ele geçirdi. Bu üs Suudilerin sıradaki hedefi olan Taiz’e giden ana yolun üstünde yer alıyor. Cumhurbaşkanı Abid Rabbo Mansur Hadi’ye bağlı güçler, Yemen’in üçüncü büyük kenti ve zamanında Kuzey Yemen’in ikinci başkenti olan Taiz’in büyük bölümünü kontrol ettiklerini söylüyor.

BAE’nin bin 500’ü aşkın askerini Aden cephesine göndermesiyle koalisyona ait ilk kara birlikleri de savaşa dâhil oldu. Suudiler ise Hadi’ye bağlı güçleri eğitip, tank ve diğer zırhlı araçlarla donatarak ülkenin kuzeybatısındaki Marib vilayetinde yeni bir cephe açmaya çalışıyor.

Suudilerin şu ana kadarki kazanımları Husi isyancıların kalesi olan Zeydi Şii bölgelerinin dışında. Sana hâlen isyancıların sıkı kontrolü altında. Zeydi Husi isyancıların lideri Abdül Melik El Husi, taraftarlarına bu hafta yaptığı konuşmada “Tüm gücümüzle mücadele etmek zorunda olduğumuz büyük bir savaşın içindeyiz.” diye konuştu. Husi, Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Aden’i ele geçirdiklerini kabul etse de “Düşman tüm gücünü kullanarak sınırlı bir başarı elde etti.” dedi. Suudileri ve Hadi’yi Aden’i almak için İsrail ve İslam Devleti’yle (İD) iş birliği yapmakla suçlayan Husi, savaşa Yemen içinde siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

Eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih ise verdiği bir röportajda daha da ileri giderek Suudileri desteklediği için Hadi’yi hainlikle suçladı ve vatana ihanetle yargılanması gerektiğini söyledi. Salih, “tüm Yemenlilerin düşmanı” olarak nitelediği eski yardımcısının Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde savaş suçlarından yargılanması gerektiğini de savundu. Ocakta vefat eden Kral Abdullah’ın akılcı siyasetinden ayrıldığı için Suudi yönetimine de çıkışan Salih, Suudi Arabistan için “Artık kardeş ya da dost bir ülke değil, halkımızı hedef alan bir saldırgandır.” dedi.

Yemen halkı ise savaş sürdükçe insani bir felakete doğru sürükleniyor. Aden’e bir miktar yardım ulaşmaya başladıysa da ülkenin geri kalanı su, gıda ve tıbbi malzemeye muhtaç. Taraflar geçici rahatlama sağlayacak kısa vadeli ateşkes çabalarını baltalarken 20 milyon insan risk altında.

Husi ve Salih meydan okuyan çıkışlarıyla Suudilerin hava gücü karşısında sinmediklerini gösteriyor. Eskiden Kuzey Yemen olan toprakların büyük bölümü hâlen onların kontrolünde. Eskiden Güney Yemen olan bölgede ise limanlar Suudilerin, Hadi’ye bağlı güçlerin ve El Kaide’nin kontrolü altında. Aden Suudi Arabistan ve Hadi’nin, El Mükkela ise El Kaide’nin elinde.

Yemen’deki savaş tırmanırken İD de Suudi Arabistan’ı istikrarsızlaştırma girişimlerine hız veriyor. Suudi Arabistan ve Kuveyt’te Şii camilerine düzenlenen saldırıların ardından Suudi makamları terör örgütüyle bağlantılı 400’ü aşkın şüpheliyi tutukladı. Suudi yetkililer şüpheliler ile güvenlik güçleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalarda 30’u aşkın kişinin öldüğünü, 100’ü aşkın kişinin de yaralandığını açıkladı.

Suudi Arabistan’daki İD tehdidi şu aşamada El Kaide’nin 10 yıl önce arz ettiği tehdit kadar büyük değil. Ancak görünen o ki durum iyiye değil kötüye gidiyor. Örgütün krallıktaki yapılanması kendini “Halifeliğin Necd Vilayeti” olarak adlandırıyor. Bu hafta Yemen sınırı yakınlarındaki Abha’da 12 özel tim elemanının hayatına mâl olan intihar saldırısını da İD üstlendi.

Ancak Krallığın birinci önceliği yine de Yemen. Kral Suudi Arabistan’ın yakın tarihindeki en iddialı dış politika projesine kalkışmış durumda ve hem kendisinin hem oğlunun zafere ihtiyacı var. Ülke içindeyse Yemen savaşıyla ilgili tereddütler sessizce yayılıyor. Savaşı başlatmakta etkili olan Kral’ın hırslı oğlu İkinci Veliaht Prens ve Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman “küçük general” diye alaya alınıyor.

Yemen’e verilen önem, Suudilerin İran’la sağlanan nükleer anlaşmaya oldukça yumuşak tepki vermesini de açıklıyor. Riyad anlaşmanın İran’ı güçlendirmesinden ve yaptırımları kalıcı olarak sonlandırmasından korkuyor. Ancak Suudi Arabistan Yemen savaşında kilit silah tedarikçilerinin, başta da ABD ve İngiltere’nin desteğine muhtaç olduğu bir dönemde anlaşmaya kafa tutamaz. Suudi basını Washington’un Husiler dâhil İran’ın müttefikleriyle mücadelede Riyad’a destek güvencesi ve yeni silah satışları sözü verdiğini yazıyor. Riyad’ın nükleer anlaşmayı ve İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini sessizce kabul etmesi Yemen’de zafer kazanmak için ödemek zorunda olduğu bir bedel.

Bu ay Yemen savaşına destek istemek için Mısır ve Ürdün’ü ziyaret eden Prens Selman ülke içinde de savaşın ekran yüzü olmayı sürdürüyor. Aden ve Taiz zaferleri medyada prensin stratejik başarısının kanıtı olarak alkışlanıyor. Kral ise Fransa’da geçirdiği kapsamlı sağlık kontrolünün ardından şu an Fas’ta.

Arap Yarımadası’nda büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Görünen o ki uluslararası toplum Yemen halkına yardım edecek durumda değil ya da daha kötüsü halkın kaderine kayıtsız. Arap dünyasının en zengin ülkeleri bölgenin en yoksul ülkesine karşı sonu görünmeyen bir savaş ve kuşatmaya girişmiş durumda. ABD ise Suudi Arabistan ve Körfez devletlerine silah tedarikini hızlandırma sözü vermiş durumda. Bu da Yemen üzerindeki hava ve deniz ablukasının sürdürülmesine yardımcı oluyor. ABD ve İngiltere’nin sağladığı mühimmat, lojistik destek ve BM’deki diplomatik kalkan olmasaydı Suudilerin savaşı sürdürmesi zorlaşırdı. Dünya Yemen’i yüzüstü bırakmış durumda.

More from Bruce Riedel

Recommended Articles