Ana içeriğe atla

Kaybolmakta olan bir Kürt geleneği: dengbejler

Diyarbakır’da kalan az sayıdaki hikâye anlatıcısı için kurulan Dengbej Evi, dengbej geleneğini canlı tutmaya çalışsa da genç nesiller halkın acılarını anlatmak için popüler kültüre yöneliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A Turkish Kurd plays the citar as smoke rises from the Syrian town of Kobani, as seen from the Mursitpinar crossing on the Turkish-Syrian border in Sanliurfa province October 26, 2014.  REUTERS/Kai Pfaffenbach (TURKEY - Tags: MILITARY CONFLICT POLITICS SOCIETY) - RTR4BMFX

DİYARBAKIR, Türkiye — Mehmet İnce oturduğu küçük avluda bir yandan tespihini çevirirken bir yandan mücadele ve keder türküleri söylüyor. Uzun boylu, kısa ve kırlaşmış sakallı İnce (62) türkü söylemeyi 46 yıl önce babasından öğrenmiş. İnce, kaybolmakta olan ve dengbej olarak bilinen geleneği sürdüren az sayıdaki Kürt ozandan biri. Dengbejlerin türküleri Kürt halkının tarihine ışık tutuyor.

İnce kendisi gibi ozanlarla belediyenin 2007’de açtığı Dengbej Evi’nde toplanıyor. Diyarbakır’ın tarihi kesiminde bulunan bu eve giden yüzlerce Kürt burada acı ve zulmün tesellisini arıyor.

İnce Dengbej Evi’nde sigarasını yakarken Al-Monitor’a “Biz aşkın ve savaşın hikâyelerini söylüyoruz. Tarihimizi dilimiz aracılığıyla anlatıyoruz.” diyor.

Türkiye’deki Kürtlerin tarihi uzun zamandır inkâr ediliyor. Kanlı 1980 darbesinin ardından Kürtçe yasaklanmıştı. Ordu ülkede sıkıyönetim ilan ederek binlerce solcu ve Kürt aktivisti hapsetti, öldürdü.

Ana dillerini konuştukları için devlet tarafından bölücülükle suçlanan dengbejler o yıllarda bir köyden diğerine gizlice giderek halka türkü söylerlerdi. Köye dengbej geldiğinde köyden iki kişi Türk askerlerine karşı gözcülük yapar, diğer köylüler ise türküleri dinlemek için dengbejin misafir edildiği eve doluşurdu.

Dengbejler Türk devleti ile Kürdistan İşçi Partisi (PKK) arasındaki savaşın başlangıcından itibaren Kürt halkının yaşadığı acıların devlet tarafından kayda geçirilmeyen tarihini yazdı. Dengbej Evi’nin müdavimlerinden Diyarbakırlı Mehmet Çınar o zamanları anlatırken “Köylerimizde gizli gizli onların kasetlerini dinlerdik.” diyor

Kürtçe yayın ve müzik yasağı 1991’de kalktı ama dengbej geleneğini sevenler bu sefer de kendi çevrelerindeki PKK’liler tarafından yıldırılmaya çalışıldı. PKK devlete karşı verdiği silahlı mücadeleyi Kürt kültürünün merkezine oturtmak istiyordu. Sosyalist bir örgüt olan PKK dengbejleri feodal kültürün bir parçası olarak görüyordu ve onları hiçbir zaman desteklemedi. Ancak dengbejler devletin baskılarına meydan okuyan hikâyeler anlattıkça PKK’yle ilişkileri de düzelmeye başladı.

Türkiye’nin doğusundan pek çok Kürt, 2014’ün sonbaharında simgesel önem kazanan Kobani savaşı sırasında Kürtleri İslam Devleti’nin (İD) zulmünden kurtarmak için PKK saflarına katıldı. Militanların aileleri ise Dengbej Evi’ne akın etti. Pek çok yeni türkü yazıldı ve Kürt tarihine yeni bir bölüm eklendi.

Tahsin Türk gür, kır sakalı ve sararmış dişleriyle 64 yaşında bir dengbej. İD’e karşı savaşta hayatını kaybedenlerin anısına yeni türküler yazdığını anlatıyor. “Benim de akrabalarım İD’e karşı savaşıyor.” derken ayağa kalkıyor ve iki elini arkasında kavuşturup devam ediyor: “Çocuklarımıza doğru bir tarih yazmamız lazım.”

Diyarbakır’da bugün 30 dengbej var ve çoğu günlerini birlikte geçiyor. Hiçbiri maaş almıyor. Paranın halkın huzurunun yanında önemsiz bir fedakârlık olduğunu söylüyorlar.

Diyarbakır’da 5 Haziran’da parti mitinginde meydana gelen ve üç kişinin ölümüne yol açan saldırının ardından şehir esnafı dükkânlarda dengbej türküleri çalmış. O gün İnce de hayatını kaybedenleri anmak üzere Dengbej Evi’ne gelenleri teselli etmek için binanın kapısında durmuş.

Binanın avlusunda sigarasını tüttüren Çınar Al-Monitor’a şöyle diyor: “Devletin ders kitaplarına güvenemeyiz. Mücadelemizi ve kim olduğumuzu anlamak için dengbejleri dinlememiz lazım.”

Karmaşık kökenleri nedeniyle dengbej geleneğinin nasıl doğduğu net olarak bilinmiyor. Ama pek çok dengbej bu işin sevdikleri için ağıt yakan kadınlardan öğrenildiğini söylüyor.

Ancak pek çok kişi gelecek nesillerden yeni dengbejler çıkmayacağından endişeli. Popüler kültürün doğuşu ve hızlı kentleşme gençleri bu 5000 yıllık gelenekten uzaklaştırıyor.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) turizmden sorumlu yetkililerinden Mehmet Guli Kürt gençlerine bu geleneği tanıtmak için uğraştıklarını ama pek azının, hatta kimsenin öğrenmeye yanaşmadığını söylüyor. Büyük kentlere göç edenler Kürt hikâyelerini sinema ya da tiyatro gibi çağdaş sanatlarla anlatmayı tercih ediyor.

Guli Al-Monitor’a şöyle diyor: “Onları zorlayamayız. Genç Kürt öğrencileri Dengbej Evi’nde gezdiriyoruz ve talep edenlere eğitim vermeye hazırız.”

Dengbej Evi bugünlerde giderek turistik bir yere dönüşüyor ve yılda yaklaşık 70 bin ziyaretçi ağırlıyor. Guli hükümetten bu konuda destek almadıklarını belirtiyor. Kürtlerin uğruna savaştıkları kültürel hak ve özgürlüklere hâlen tam anlamıyla sahip olmadığını söylüyor. Guli bu geleneğin yakında yok olmasından korksa da Kürt folklorunun nesiller boyu yaşayacağı inancını taşıyanlar da var.

İnce günün son türküsünü dinlemek için elini kulağına götürürken sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kürtler yaşadığı sürece dengbejler de yaşayacak.”

Bu makale Ağustos 2015'teki Orta Doğu'nun kültürel mirası yazı dizimiz kapsamında yayımlanmıştır. Yazı dizisinde yer alan diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.

More from Mat Nashed

Recommended Articles