Ana içeriğe atla

Nükleer anlaşma İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Kapsamlı nükleer anlaşmaya henüz ulaşılmamış olsa da çerçeve mutabakatın yarattığı olumlu hava ve yaptırımların kalkma ihtimali şimdiden İran ekonomisinin ufkunu açıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
An employee works at the Iran Alloy Steel Company (IASCO)'s plant in the central Iranian city of Yazd on April 6, 2015. AFP PHOTO / ATTA KENARE        (Photo credit should read ATTA KENARE/AFP/Getty Images)

Şair Şeyh Bahai’ye dayanan eski bir İran deyişine göre “İyi bir yıl, bahardan belli olur.” Gerçekten de İran’ın yeni yılı psikolojik açıdan çok olumlu bir olayla başladı. 2 Nisan’da İran ve altı küresel gücün kapsamlı nükleer anlaşmaya temel olabilecek çözümlerde uzlaştığı açıklandı. İran halkının bu haberi sokaklarda kutlaması, müzakere heyetinin kahraman gibi karşılanması da bu olumlu havanın yansımasıydı. Yeni yıl tatilinin ardından ilk çalışma günü olan 4 Nisan’da İran riyali değer kazandı ki bu da İran iş dünyası için de daha iyimser beklentilerin işaretiydi.

Kapsamlı anlaşmaya elbette ki henüz varılmış değil. Taraflar, nihai anlaşmanın ayrıntıları üzerinde müzakereleri sürdürmek ve mümkünse 30 Haziran’a kadar kapsamlı anlaşmaya ulaşmak için mutabık kaldı. Tarafların kapsamlı anlaşmaya ulaşacağı ve başlıca ekonomik ve mali yaptırımların 2015 yılı içinde kaldırılacağı varsayımına dayanarak bazı ekonomik göstergelere ilişkin beklentileri aşağıda analiz edeceğim. Bana göre atılacak adımların ve kaldırılacak yaptırımların zamanlamasına ilişkin sıkıntı, iki tarafın bir BM Güvenlik Konseyi kararı üzerinden bulunacağı taahhütlerle çözülebilir. Elbette bu süreçte daha karamsar sonuçlar da akla geliyor ama bölgesel gelişmeler o kadar değişken ki olası tüm senaryoları ele almak mümkün değil. Bir tek senaryoya odaklanmak kapsamlı anlaşma olasılığının getirdiği ekonomik dinamikleri anlamamıza yardımcı olacak.

Döviz kurları

Lozan açıklamasına ilk tepki olarak riyal güçlendi. Ancak sonradan dolar kuru yine eski 33 bin riyallik seviyesine yükseldi. Buna paralel olarak resmi dolar kuru 28 bin riyal civarlarında istikrar kazandı. Bazı uzmanlara göre Merkez Bankası, mevcut dövizi riyali güçlendirmek için kullanmalı. Ne var ki riyali güçlendirmek İranlı ihracatçıları zorlar. Zira ihracatçılar, yıllık yüzde 15’lik enflasyonu ve yerli paranın değer kazanmasını sırtlanmak zorunda kalır. Dolayısıyla İran’ın artan sayıdaki ihracatçıları, ihracat potansiyelini baltalamayan bir politika için bastıracak. Sonuçta çok muhtemeldir ki kapsamlı anlaşmaya varılmasının ardından her iki kur da 32 bin riyale doğru hareket edecek ve 2015’in sonuna gelmeden tek bir kur oluşmuş olacak.

Enflasyon

Ruhani yönetiminin en önemli başarılarından biri enflasyonu frenlemek oldu. Ağustos 2013’te %42 olan enflasyon oranı mart 2015’te yaklaşık %15’e indi. Hükümet enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeyi hedefliyor. Bu hedefi gerçekleştirmek için hükümetin kapsamlı anlaşmanın doğuracağı enflasyonist etkiyi dengelemesi gerekir. Uzmanlar konut sektöründe büyük bir patlama bekliyor ki bu da konut fiyatlarını ve dolaysıyla enflasyonu tetikleyebilir. Hükümet ayrıca sübvansiyon reformlarının üçüncü ve sonuncu aşamasını uygulamak zorunda olacak ki bu da yakıt fiyatlarında yükselmeye yol açacak. Sonuç olarak hükümetin çabalarına rağmen yıllık enflasyonun bu yıl %15 civarında kalacağını öngörmek daha gerçekçi olur. Bunun yanında şunu da hatırlatalım ki İran 1989’dan beri tek haneli bir enflasyon görmüş değil.

İşsizlik

Ruhani, göreve geldiği ağustos 2013’ten bu yana işsizlikle mücadeleyi başlıca öncelikleri arasında sayıyor. Hükümet işsizlikteki mevsimsel dalgalanmaları azaltmış olsa da genel işsizlik oranı hâlen %10 civarında. Kapsamlı anlaşma, özel sektördeki yerli ve yabancı yatırım başta olmak üzere ekonomik faaliyetlere ivme kazandıracak. Ekonomik canlanma beklentisi daha şimdiden bazı sektörlerde istihdamı artırıyor. Örneğin İran medyasına göre İran’ın yerli bankaları yeni elemanlar alıyor. Bu eğilim de iş dünyasının belli başlı kollarında ekonomik ve mali faaliyetlerde hızlı bir artışın beklendiğini gösteriyor. Şüphesiz ki yaptırımların kalkmasıyla hem iç hem dış işlem hacmi büyüyecek ve bu da farklı düzeylerde yeni istihdam olanakları yaratacak. Ayrıca İranlı yetkililerin beklentisine göre turizmde planlanan tanıtım kampanyası da çok farklı sektörlerde yeni iş olanakları yaratacak. Sonuç olarak kapsamlı anlaşma istihdam durumunu iyileştirecek ve buradan kaynaklanan bazı olumsuz toplumsal ve ekonomik koşulları geriletecek.

Dış ticaret

İran’ın ham petrol dışındaki ticaret hacmi geçtiğimiz sene 102 milyar doları aştı ve bunun yaklaşık 49 milyar doları ham petrol dışı ihracattan oluştu. Buna yaklaşık 50 milyar dolarlık ham petrol ihracatı da eklendiğinde ülkenin dış ticaret hacmi 152 milyar dolar seviyesine ulaştı. Şüphesiz ki yaptırımların kaldırılması dış ticarette büyük artışa neden olacak. Bir yandan İranlı ithalatçılar ihtiyaç duyulan malları, makineleri ve hizmetleri hukuki ve mali engeller olmadan doğrudan ithal edebilecek, diğer yandan da ihracatçılar yeni pazarlar ve olanaklar arayabilecek. Toplam 60 milyar dolar civarında olan ithalatta büyük bir artış gözlemlenmeyebilir. Çünkü yaptırımların sona ermesiyle birlikte yaptırımlarla alakalı bazı ilave maliyetler de ortadan kalkacak. Ancak ihracat muhakkak artacak ve ülkenin ekonomik geleceğini güçlendirecek.

Petrol ve gaz üretimi ve ihracatı

İranlı yetkililer, yaptırımların kalkmasının ardından günlük üretim ve ihracatta bir milyon varillik bir artış bekliyor. Ancak bu artış hemen olmayacak. Uzmanlara göre İran günde yaklaşık 400 bin varillik artışı nispeten hızlı bir şekilde sağlayabilecek ancak daha fazlası için yeni yatırımlara ihtiyaç duyacak. Üretim belli petrol sahalarına verilen gazın kontrollü şekilde azaltılmasıyla aşağı çekilmişti. Bu süreç etkili bir şekilde tersine çevrilebilir. Ancak tükenen üretim kapasitesi yeni bazı süreçler gerektirecek. Yine de İran, son iki yılda depoladığı 30 milyon varil petrolü kullanarak ihracatını oldukça hızlı şekilde artırabilir. Dolayısıyla hukuki engeller kalkar kalkmaz İran’ın günlük ham petrol ihracatında yaklaşık 500 bin varillik artış gerçekçi bir beklenti olur. Bu miktar uluslararası ham petrol fiyatlarını sarsmaz ama İran’ın döviz gelirini yükseltir.

Gaz üretimi de Batılı şirketlerin yeni teknoloji ve teçhizatından faydalanabilecek. Yaptırımlara rağmen gaz üretimini artırmayı başaran İran, yaptırımların kalkmasıyla birlikte üretimdeki bu artışı hızlandırabilecek. Gaz üretimindeki artış, enerji verimliliğini artırma çabalarıyla birleşince gelecekte gaz ihracatını yükseltme ve gaz temelli sanayide yeni yatırımlar yapma bakımından ilave bir potansiyel oluşacak.

Sonsöz

Siyasetçiler yaptırımların bir defada mı yoksa kademeli olarak mı kalkacağını tartışıyor. Ancak kapsamlı anlaşmanın yaratacağı olumlu psikolojik etki ekonomiye tek başına büyük bir ivme kazandıracak. Yaptırımların pratikte neden olacağı sıkıntılar İran’da iş yapmanın diğer zorluklarından farklı olmayacak. Önemli olan şu ki İran, ekonomik potansiyelini gerçekleştirme bakımından daha iyi bir konumda olacak.

Öte yandan kapsamlı anlaşma olmasa dahi bahsi geçen trendlerin çoğu yine yaşanacak ama bunların hızı daha yavaş olacak. Bazı uzmanlara göre İran’ın ekonomik sorunlarının sadece %20’si yaptırmalarla alakalı. Buna göre yönetimin ve altyapının iyileştirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve modern bankacılık uygulamaları gibi adımlar kapsamlı anlaşma olmadan da İran’ın bazı ekonomik sıkıntılarını çözmesine yardımcı olacak. Ancak nükleer anlaşma ülkenin ekonomik kalkınmasını muhakkak ki hızlandıracak.

More from Bijan Khajehpour

Recommended Articles