Ana içeriğe atla

Erdoğanologlara “Daeş” sorusu

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan 31 Ekim’de Paris’te Fransız mevkidaşı Hollande ile görüşmesinin hemen ardından neden IŞİD’in Arapça’daki kısaltmasını, o da yanlış bir şekilde “Deaş” olarak kullanmaya başladı?
A Free Syrian Army fighter carries his weapon as he stands in front of graffiti that reads  "Daesh (Islamic State of Iraq and the Levant ) down" at Masaken Hanano neighborhood in Aleppo January 7, 2014. Five days of heavy rebel infighting has shaken the ISIL, which lost its main base in the northern city of Aleppo to rival rebels on Wednesday, according to a monitoring group. Picture taken January 7, 2014. REUTERS/Jalal Alhalabi (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT MILITARY) - RTX1767F

Soğuk Savaş yıllarındaki Batı’da Sovyet rejiminin kapalı dünyasında neler olup bittiğini dışarı akseden bazı işaretlere anlamlar yükleyerek de yorumlayan siyaset bilimcilere “Kremlinolog” dendiğini orta yaşlılar hatırlar. Türkiye’deki giderek içine kapanan tek adam rejiminin “işaret dili”ni anlamak için de galiba siyasi analistlerin birer “Erdoğanolog”a dönüşmesi gerekiyor.

Mesela 31 Ekim’de Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Paris ziyareti sırasında “Erdoğanoloji”ye ilgi duyanların merakını uyandıracak bir gelişme oldu.

Irak Şam İslam Devleti’nin Türkçedeki kısaltması olan IŞİD’i kullana geldiğini bildiğimiz Erdoğan, Fransız mevkidaşı François Hollande ile görüşmesinden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında IŞİD yerine “Deaş” demeye başladı.

Ardından düşünce kuruluşu “Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü”ndeki (IFRI) konuşmasında da IŞİD’e “Deaş” demeyi sürdürdü. Türkiye’ye döndü, 2 Kasım’da İstanbul’un Esenler semtinde bir miting düzenledi, orada da “Deaş” dedi.

Fakat bu “Deaş” kulağı Arapça kısaltmaya aşina olan herkesin anlayabileceği gibi yanlıştı... Doğrusu elbette ki “Daeş”ti.

İşte bakın Erdoğanologlara iki soru birden çıktı...

Birinci soru: Erdoğan neden IŞİD demeyi bırakıp, Deaş der oldu?

İkinci soru: Erdoğan neden doğru telaffuz olan Daeş yerine yanlışını kullanıp Deaş diyor?

Daeş, ya da İngilizce, Almanca ve Fransızca gibi Batı dillerinde yazıldığı gibi Daesh veya Da’esh...

Erdoğan’ı ağırlayan Hollande’ın ve diğer tüm Fransız hükümet mensuplarının konuşmalarında ve resmi yazışmalarında Eylül’ün 9’undan bu yana İslam Devleti’nin Fransızcadaki kısaltması olan EIIL yerine Arapça kısaltmasını, yani “Daesh”i kullanmayı siyasi nedenlerle tercih ettiğini biliyoruz.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius 10 Eylül’de Fransa Parlamentosu’nda sorulara cevap verirken bu hususta şunları söylemişti:

“Söz konusu terörist grup (IŞİD) bir devlet değildir. Olmak ister ama değildir. Onu böyle anmak lütufta bulunmaktır. Ve hatta İslam Devleti ifadesinin de kullanılmamasını tavsiye ederim çünkü İslam, İslamcılık ve Müslümanlıkla (bir tutulup) karıştırılabiliyor. Bayanlar, Baylar, Arapların dediği gibi Daeş (Daesh) dememiz söz konusudur ve ben onları kendi namıma kafa kesen Daeşçiler diye adlandıracağım.”

Erdoğan ise 31 Ekim’de Paris’te IFRI’de yaptığı konuşmada IŞİD’i demeyi bırakıp onun yerine neden “Deaş”ı tercih ettiğini şu sözlerle açıkladı:

“(IŞİD’i) İslami bir örgüt olarak göstermenin gayreti içine giriyorlar. Bir defa İslam anlam itibariyle anlamı barış olan ‘sin’ kelimesinden türemiştir. Anlamı barış olan din asla teröre müsaade etmez. Dikkat edin IŞİD şeyini de kullanmıyorum, Deaş’ı kullanıyorum. Çünkü bunlar terör örgütüdür.”

Fabius ve Erdoğan’ın açıklamalarındaki ortak kaygının “terör örgütü ile İslam arasında bir özdeşlik kurulmaması” olduğu görülüyor. Aradaki fark ise Fabius’un konuya İslam dünyasındaki barışçı ve ılımlı kesimlerin hassasiyetlerine saygılı bir laik politikacı kimliğiyle yaklaşırken, İslamcı Erdoğan’ın düşüncesini teolojik argümanlar ileri sürerek savunması...

Belli ki Erdoğan, bir terör örgütünden bahsederken İslam sözcüğünün kısaltılmış halini bile ağzına almak istemediğinin farkına Paris’e gidince varmış.

Ancak, Erdoğan’ın dediği gibi Deaş ya da doğru telaffuzuyla Daeş olan Arapça kısaltmada da İslam’ın adı geçiyor.

Erdoğan’ın birdenbire IŞİD’den “Deaş”a geçmesi Türkiye’de elbette ki merak uyandırdı. Bunun IŞİD’le ilgili bir politika değişikliğinin algı yönetimi olabileceği akıllara geldi.

Erdoğan’ın kişisel tarihinde bu ani adlandırma değişikliklerinin başka örnekleri de vardı.

Mesela Erdoğan’ın Beşar Esad’la aile dostluğu seviyesindeki sıcak ilişkilerinin 2011’in sonbaharında yerini kendi tercihi üzerine düşmanlığa terk etmesi sonucunda AKP liderliği, örgütü ve medyasının Esad adını kullanmayı bir gecede bırakıp, ertesi gün hiç bir gerekçe açıklamadan ve hep bir ağızdan “Esed” demeye başlamaları bunun en bariz örneğidir.

Başka bir örnek de “Cemaat” dedikleri Gülen hareketine bağlı savcı ve polislerin hükümeti devirmeye dönük darbe girişimi olduğunu iddia ettikleri 17 Aralık’taki büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından üç gün sonra bütün AKP medyası ve liderliğinin Gülencilere “paralel yapı” adını takmaları ve bunu halen sürdürmeleridir.

Bu iki örnekteki ortak nokta Beşar Esad ile Gülen hareketinin Erdoğan’ın eski dost ve müttefikleri oluşudur.

Eski dostlar yeni düşmana dönüştüğünde başka isimlerle adlandırılmışlardır. Burada hafızalar silinerek “eski dostluk” unutturulmak istenmekte ve yeni muarızla sanki ezelden beri bir düşmanlık ilişkisi varmış gibi bir algı oluşturma amacı güdülmektedir.

IŞİD’den Deaş’a (Daeş) değişim de benzer bir algı yönetiminin ürünüyse o halde bu bizi Irak Şam İslam Devleti adlı terör örgütünün yakın bir geçmişe kadar AKP iktidarının dostu olduğu sonucuna götürür.

IŞİD’e şimdi Deaş demek bir eski dostluğun zımni itirafıysa, bu Erdoğan ve partisinin hoşuna gidecek bir durum olamaz.

Erdoğan’ın IŞİD’e BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında ilk kez ve nihayet “terörist” dediği tarih olan 25 Eylül ile IŞİD’e “Deaş” dediği tarih olan 31 Ekim arasında 36 günlük bir süre var. Erdoğan ve çevresinde bir performans kaybı yaşanıyor olmalı ki sözde politika değişikliğine uygun, eskiyi unutturacak yeni adlar üretmek için mazur görülemeyecek kadar uzun bir süre beklenilmiş ve hatta Paris’e kadar gidip Hollande ile görüşmek bile icap etmiştir.

Diğer taraftan Ankara’nın IŞİD’le neden sonra bir politika değişikliğine gitmek zorunda kaldığı da vakıadır. Ankara IŞİD söz konusu olduğunda kendi yarattığı duman perdesinin ardına gizlenerek seçtiği belirsizlik politikasını eskisi gibi sürdüremiyor ve bu örgüte karşı artık bazı tavırlar almaya mecbur bırakılıyor.

Bunun şimdiye değin en belirgin örneği kuşatma altındaki Kobani’de IŞİD’e karşı savaşan PYD’yi takviye etmek üzere Türkiye üzerinden az sayıda peşmergenin silahlarıyla birlikte geçmesine izin vermek oldu.

Bunun tabii Ankara’daki dış politika yapıcılarının bir zamanlar övündükleri proaktif dış politika ile alakası yok. Bu, kendi Suriye politikaları nedeniyle de giderek olumsuzlaşan bölge koşulları ve artan dış baskılar neticesinde Türkiye’nin artık sadece tepki vermeye, bir başka deyişle reaktif politikalar izlemeye mahkum, sürüklenen bir duruma düşmesinin neticesidir.

Mamafih Türkiye IŞİD’in “yeni düşmanı” değildir. Öyle olsaydı başta İncirlik olmak üzere hava üslerinin koalisyon uçaklarının saldırı operasyonları için kullanımına açılması gerekirdi.

Neticede Erdoğanolog olmaya gerek yok...

Herkesin değerlendirebileceği bütün işaretler “Deaş” hadisesinin muhtemelen şöyle geliştiğini gösteriyor.

Erdoğan’ın Daeş adını benimsemesi için Paris’e gitmesine gerek yoktu. Bilseydi ki bilmesi gerekirdi, çünkü Daeş Arap medyasında 2013’ten beri dolaşımdaydı, Daeş’i IŞİD’e “terörist” dediği günden itibaren kullanırdı.

Paris’e gitti, ikili ve heyetler halindeki görüşmelerinde Fransızların “Daesh” dediklerini çevirmeni aracılığıyla duydu ve benimsedi. Hemen Paris’te bu kısaltmayı kullanmaya karar verdi. Ancak yanlış duymuş olmalı ki Daeş yerine Deaş dedi ve bu böyle devam etti.

Erdoğan’ın çevresinde bu yanlışın farkına varıp da düzeltecek kapasitede insan yoktu ya da vardı ama liderin yanlışlarını düzeltmeye cüret etmekten çok korkuyorlardı.

Sonuçta ikisi de aynı kapıya çıkıyor.

5 Kasım’da baktık, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu da Daeş diyor... Ama doğru olarak.

Fakat AKP’ye yakın medya, Çavuşoğlu doğru bile telaffuz etse onun ağızından ısrarla Deaş diye yanlış yazmayı sürdürüyor.

Çünkü lider yanlışta ısrar ediyor.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial