Ana içeriğe atla

Kaçak hatlarla İD petrolü

Hacıpaşa’da neredeyse her eve bir kaçak petrol hattı düşüyor. Devlet İD’in elindeki petrolün bu hatlarla Türkiye’ye sokulmasına göz yumdu. Kaçakçılara göre bu Suriye krizinin getirdiği yüke karşılık bir avantaydı.
ft1s.JPG

Türkiye uzun süredir İslam Devleti (İD), eski adıyla Irak-Şam İslam Devleti’ni (IŞİD) desteklediği ya da göz yumduğu suçlamasıyla karşı karşıya. ABD’nin İD’e karşı oluşturmaya çalıştığı koalisyona verilecek katkılar konusunda Türkiye’nin (rehineler nedeniyle) sergilediği çekimser tutum da kuşkuları arttırdı. Türkiye’nin sınırları sınırsız bir şekilde Esad rejimine karşı savaşanlara açmasıyla birlikte kapılar ve sınırlardaki serbestiyetten yararlanmayan kalmadı. Sınırlardaki anormallik militan geçişlerini kolaylaştırmanın ötesinde Halep, Rakka ve Deyr el Zor’a kadar ‘kurtarılmış bölgelere’ hükmeden gruplara ciddi bir finansal kaynak oluşturdu. İD ise ele geçirdiği havzalarda ilkel yöntemlerle arıttığı petrolün Türkiye sınırlarına taşınmasıyla bu anormallikten en fazla karlı çıkan örgüt oldu.

Hatay ilinin Altınözü İlçesi’ne bağlı Hacıpaşa Beldesi’nde yerinde gördüğüm manzara kaçak petrol çarkının hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Sınırı teşkil eden Asi Nehri’nin Türkiye tarafında Hacıpaşa, Suriye tarafında Ezmerin yer alıyor. Hacıpaşa, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 2012’de dışişleri bakanı koltuğunda otururken TBMM’de bir soru önergesi üzerine “Ortadoğu’da değişim dalgasını yöneteceğiz. Yeni bir Ortadoğu doğuyor; bu Ortadoğu’nun sahibi, öncüsü, hizmetkârı olmaya devam edeceğiz” diyerek canhıraş savunduğu Suriye politikanın en çarpıcı neticelerinden birinin hikâyesi.

İşte İD’in cebini şişiren petrol çarkı: Ezmerin’den Türkiye tarafına Asi üzerinden yaklaşık 500 kaçak petrol boru hattı döşenmiş. Sulama için kullanılan ince plastik borular yasadışı petrol boru hattı işlevi görüyor. Boru hatları Asi’den sonra 300-400 metre genişliğindeki tarlalardan toprağa gömülmüş halde geçerek yerleşim alanına varıyor. Yerin altına döşenen su şebekesi gibi sokaklardan geçip gizlice evlerin arka avlularına çıkıyor. Suriye tarafındaki tankerden pompalanan mazot avludaki depoları dolduruyor. Hattın bir ucundaki pompacı ile öteki ucundaki alıcı arasında cep telefonundan ‘bas’ ve kes’ komutlarıyla petrol çarkı dönüyor. Evin önüne yanaşan tüketiciler litresi 1.25 liradan mazotu alıp gidiyor. Bu çark epey zaman bu şekilde döndü. Ancak Uluslararası medyadan gelen ‘Türkiye İD’i destekliyor mu, ID’in ele geçirdiği petrol Türkiye’de satılıyor mu’ soruları artınca devlet müdahale etmek zorunda kaldı. Mart ayının sonlarına kadar olup bitenleri 100 metre ötede Asi’nin yanında tepeye kurulmuş karakoldan izleyen askerler tarlalardaki boruları toplamaya ve sokaklara girişte açıkça görülenleri bıçakla kesmeye başladı. Az da olsa gizli hatlardan akan mazotun Hacıpaşa’dan çıkmasını önlemek için birkaç yere kontrol noktası kuruldu. Ancak yine de bidonlarla mazotu beldeden çıkaran kaçakçılar alternatif ara yollarla jandarmayı by-pass edebiliyor.

Kaçakçıların itirafları

Hacıpaşa’da gözlerimle gördüğüm hatların hikayesini kaçakçılıkla geçinen belde sakinlerine sordum. Bir evin balkonundan sağa sola baktığımda 4-5 avluda boru hattının depolarla buluştuğu petrol tezgahını görmek mümkündü. Suriye usulü kahvenin ikram edildiği evde 6 kişiyle uzun uzadıya konuştum. Anlattıkları özetle şöyle:

-“Ailelerin yüzde 80-90’ı bu işle uğraşıyor. Boruların çoğunu kestiler ama az da olsa mazot geliyor. Eskisi kadar mazot olmadığı için fiyat 1.25 liradan 3 liraya çıktı.”

-“Bizde ‘Kaçakçılığa gitmemiş adama kız vermezler’ diye bir söz vardır. Devlet de yaptığımız işi biliyor. Her şey askerin gözleri önünde oluyordu. Bazıları Japonya’dan boru döşeme makinesi bile getirdi. Makine bir taraftan kazıyor diğer taraftan döşüyor. Yatay boru döşeyen bile var. Bu açıkça yapılan bir iş idi.”

-“Günde 30-50 tankerlik petrol geçiriliyordu. Sadece Hatay’da 4500 TIR var. Hepsi bunu kullanıyor. Afyon’dan, Uşak’tan bile araçlar geliyor.”

-“Hattın yanında aracım çamura saplandı, asker panzerle çıkardı. O zaman o yasaldı da şimdi mi yasadışı oldu? Ne değişti?”

-“Borulara ve mazot bidonlarına el konuldu. Bazı kişiler gözaltına alındı. Bu yüzden tepki oluştu. Gösteri yaptık, protesto ettik. Askerler birkaç kişiyi dövdü.”

-“Suriyeli mülteciler geldiği ilk günden beri onlara evlerimizi açtık. Üç yıl boyunca kimseden yardım almadan bu yükü çektik. Yardımların Asi’den Suriye tarafına geçirilmesine yardımcı olduk. Yaralıları hastanelere taşıdık. Bir gece minareden anons yapıldı, aracı olanların Asi’ye gidip yaralıları taşıması istendi. Gittim üç yaralıyı taşıdım. Bunlara karşılık petrolden kazandık. Herkes göz yumdu. Marttan sonra iş değişti. Artık asker sınıra yaklaşanlara ateş açıyor. Ölenler oldu.”

-“İnsanlar geçmek için nöbet değişiminin olduğu anı gözetliyor. Tanıdığım bir aile geçmek için üç gün pusuda bekledi.”

-“Suriye’de herkese yardım ettik. Bazı Türk görevlilerin sınırdan geçmesini de sağladık. Birden bire suçlu olduk. Tamam, şamar attılar, anladık, bizi şimdi rahat bıraksınlar! Bıraksınlar işimize dönelim, tarlamıza gidelim. Ama asker, ‘Tapunu göster’ diyor, yoksa izin vermiyor. Ama herkesin tapusu yok ki! Bazı tapular Suriye’deki akrabaların üzerine. Ben yıllardır mahkemeden sonuç alamıyorum. Bu uygulama 12 Eylül (darbe) döneminde vardı.”

İD değil ÖSO demeyi tercih ediyorlar

Son seçimde oylarını AKP’ye vermiş olan Hacıpaşalılar petrolden elde ettikleri yasadışı geliri Suriyeli mültecilere verdikleri desteğin karşılığı olarak görüyor ve “Ama kaçak petrol nihayetinde İD’i zengin etti” itirazına da şu yanıtı veriyor: “Madem yasadışı idi neden devlet göz yumdu?” Suriye tarafında bu işten nemalananlardan bahsederken de İD değil Özgür Suriye Ordusu’nun adını zikretmeyi tercih ediyorlar.

Sokakları mazot kokan Hacıpaşa’dan sonra gittiğim Reyhanlı ilçesinin yakınındaki Cilvegözü Sınır Kapısı’nda ise mazotla ilgili yeni sınırlayıcı önlemleri protesto için kontak kapatan araç sürücüleriyle karşılaştım. Onların derdi şu: Deposunda kaçak mazot bulunduran sürücülere para cezası kesiliyor. Yasağı ikinci kez ihlal edenlerin araçlarına 5 yıl süreyle tedbir konuluyor. Bu iş araçlara el konulmasına kadar gidiyor.

Sürücülere göre Hacıpaşa’da sıkı önlemler alınsa da kaçak mazot akışının sürdüğü başka yerler var. Bunlardan biri Beşaslan köyü. Bir sürücü “Beşalan’da hala mazotun aktığı 2 kaçak boru hattı var. Köylüler iki hattın gelirini aralarında paylaşıyor. Ancak petrol akışı düştüğü için 2 gün sıra beklemek gerekiyor” dedi. “Siz önlemlere isyan ediyorsunuz ama petrolün İD’e gelir sağlaması sizi rahatsız etmiyor mu” sorusuna şu yanıtı verdi: “Tamam diyelim ki İD’e karşı önlem için petrolü kestiler ama militanlar her yerden geçiyor. Git Esentepe’ye, sen de görürsün” dedi. Esentepe, Reyhanlı ilçesinde araçların çoğunun Suriye plakalı olduğu bir mahalle. Bu mahallede çok sayıda savaşçının barındığı da yaygın bir kanaat.

Gerek Hatay gerek Altinözü’ne bağlı belde ve köyler gerekse Reyhanlı ilçesi Suriye’deki iç savaşın yükünü çekmiş olsa da yaratılan anormalliğin rantını yedi. Devletin aldığı önlemler nedeniyle işleri sekteye uğrayanlar kar getiren bu çirkinliği şimdi kendileri ifşa ediyor.

More from Fehim Tastekin