Ana içeriğe atla

Netanyahu, Türkiye ile barışma konusunda duraksıyor

İsrail başbakanı, Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’a hâlen güvenemiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu listens to a question during a joint news conference with his Italian counterpart Enrico Letta at the end of a bilateral meeting at Villa Madama in Rome December 2, 2013.  REUTERS/Alessandro Bianchi  (ITALY - Tags: POLITICS) - RTX1616K

Türkiye ile barışma anlaşmasının taslağı, haftalardır Başbakan Benjamin Netanyahu’nun masasında imzalanmayı bekliyor. Taslak metin, İsrail ve Türk müzakere heyetleri tarafından şubat ayında Kudüs’teki son görüşmelerde oluşturuldu. Netanyahu, Ankara ile ilişkilerin düzeltilmesini İsrail’in öncelikli bir menfaati olarak belirlemiş, müzakere ekibine de buna göre talimat vermişti. Müzakere ekibi, Türkler ile dört yıl süren görüşmeler sonucunda mutabakata varabildi. Ne var ki Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan güvensizliğini aşamayan Netanyahu, metni hâlen imzalamış değil.

Türkiye’deki 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Netanyahu, Erdoğan’ın büyük destek kaybı yaşayacağı yönündeki Dışişleri Bakanlığı değerlendirmesine bel bağladı. Ancak bu değerlendirmenin hayalci bir düşünceden ibaret olduğu ortaya çıktı. Başbakan’a metni seçim öncesinde imzalamaması tavsiye edilmişti ki İsrail, Erdoğan’ın seçim kampanyasında anlaşma ile kişisel zafer olarak böbürlenmesine katkı yapıyor görüntüsü vermesin. Ancak İsrail, Erdoğan’ın siyasi gücünü doğru tahmin edemedi.

Erdoğan, Türkiye’nin rakipsiz lideri olduğunu bir kez daha kanıtladıktan yaklaşık bir ay sonra 28 Nisan’da Charlie Rose’un programına çıktı. İsrail’le normalleşme konusu sorulduğunda Erdoğan’dan net bir uzlaşma mesajı geldi. Bu tutum, ilişkilerin bozulmaya başladığı Dökme Kurşun Harekâtı’ndan bu yana Erdoğan’dan görmeye alıştığımız tavırdan çok farklıydı. İsrail’le normalleşmeden bahsederken beden dili ve üslubu, dinginlik ve iyi niyet yansıtıyordu. Demeçlerine eskiden damga vuran asabiyet ve kibirden eser yoktu.

Erdoğan’ın niyetini buradan anlayabilir, kullandığı kelimelerden de bir mesaj çıkarabiliriz. Zira ilk defa İsrail’den Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılmasını talep etmedi. Oysa daha önceleri, İsrail Devleti Mavi Marmara’da öldürülenler için özür dilemeyi ve buna bağlı olarak tazminat ödemeyi erteledikçe bu konuyu hep gündeme getirmişti. Erdoğan bu defa Gazze’ye “insani yardım götürülmesini görüşmek”ten söz etti. Netanyahu’nun temsilcisi Joseph Chiechanover ile Erdoğan’ın temsilcisi Büyükelçi Özdem Sanberk arasında, dönemin Stratejik İşler Bakanı Moşe Yalon’un katkılarıyla yürütülen müzakerelerin başında tam da böyle bir karar alınmıştı. O dönemki anlayış birliğinin amacı, Mavi Marmara olayını inceleyen BM Palmer Komisyonu’nun kaleme aldığı raporun detaylarının açıklanmasını, İsrail elçisinin Ankara’dan kovulmasını ve diplomatik ilişkilerin düzeyinin düşürülmesini engellemekti.

Ne var ki Erdoğan’ın uzlaşmacı sözleri, İsrail Başbakanlığı’nda son derece soğuk karşılandı. Anonim kalmak isteyen diplomatik kaynaklar, henüz bir anlaşmanın olmadığını vurgulamakla yetindiler.

İsrail’in soğuk tepkisi Ankara’yı şaşırtırken isimsiz Türk kaynakların sözlerinde sabırsızlık ve düş kırıklığı okunuyordu: “Zaman değişti, Orta Doğu değişti. Şu an ortak menfaatlere sahibiz ve her konuda mutabık kalındı. Geleceğe bakmak istiyoruz. Top şu an Netanyahu’da ve kendisi anlaşmaya imza atmaya karar verdiği anda yol alabiliriz. Bizimle bunu yapmak isterseniz harika, ama istemezseniz de bunu anlayışla karşılarız.” Kaynaklar, daha fazla ayrıntıya girmek istemedi.

Erdoğan, Amerikan televizyonuna verdiği mülakatta, Netanyahu’yu Mavi Marmara olayından dolayı Türk halkından özür dilemesi için ikna eden Başkan Barack Obama’ya sıcak şekilde teşekkür etti. Özür adımı, iki ülke arasındaki barışma sürecini başlatmıştı. Erdoğan, normalleşme sürecinin karşılıklı büyükelçi atamalarıyla günler veya haftalar içinde tamamlanmasının beklendiğini vurguladı. Ancak küçük de olsa bir şerh düştü: “Umarım aramıza bir kara kedi daha girmez.” Bana göre simültane tercümeyi yapan hanım bile “kara kedi” sözünü çevirirken gülümsememek için kendini tutmuştur. Bütün mesele burada işte!

Erdoğan’ın ağır zılgıtlarına muhatap olan Netanyahu, anlaşmayı imzalamakta ayak sürüyor. Netanyahu, kara kedi kış uykusundan uyandığında, yani iki ülke arasındaki anlaşmazlıklar tekrar su yüzüne çıktığı an Erdoğan’ın vereceği tepkilerden kaygı duyuyor. O anın mutlaka geleceğinden kimsenin kuşkusu yok.

Kudüs’teki bir diplomatik kaynak şu yorumda bulunuyor: “En son anlaşma tamam, diye düşündüğümüzde Erdoğan birkaç gün sonra çıkıp bir seçim toplantısında Gazze’ye yönelik ablukayı kaldırıp kuşatma politikamızdan vazgeçeceğimize dair yazılı taahhüt vermediğimiz sürece uzlaşma olmayacağını söylemişti. Böyle bir koşul, doğru olmadığı gibi açıkça imkânsızdır. Bu açıklamanın etkisiyle Başbakan (Netanyahu) geri adım attı, anlaşmanın ayrıntılarını gözden geçirerek seçeneklerini bir daha değerlendirdi.”

Netanyahu, maruz kaldığı ağır çıkışlardan sonra Türk başbakanının kendisine veya İsrail Devleti’ne bir daha sözlü saldırılarda bulunmayacağına dair taahhüt istiyor. Kudüs’teki diplomatik kaynaklar, bunun çetrefilli ve sorunlu bir istek olduğunu kabul ediyor: “Erdoğan’ı rencide etme niyeti söz konusu değil, ama bir daha İsrail Devleti’ni aşağılamaya kalkmayacağı teminat altına alınmak isteniyor.”

Netanyahu’nun bu isteği, müzakere ekipleri tarafından değil, başka kanallar üzerinden görüşülüyor. Anlaşılan ABD’nin arabuluculuğu söz konusu.

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman, 1 Mayıs’ta Azerbaycan’ın başkenti Bakü’yü ziyaret etti. Türkiye ile barışma konusu sorulduğunda Liberman, Erdoğan’ın kullandığı dili kullanarak normalleşme sürecinin günler veya haftalar içinde tamamlanacağını belirtti. Oysa aynı Liberman, dört yıl boyunca Türkiye’den özür dilenmesinin en çığırtkan muhaliflerinden biri olmuştu.

Gelinen noktada, Netanyahu’nun kaygılarını hızla yatıştıracak, Erdoğan’la arasında güven oluşturacak ve Mavi Marmara trajedisini siyaseten noktalayan anlaşmayı onaylamasını sağlayacak bir mekanizma bulunmalı. Erdoğan 10 Ağustos’ta yine bir seçimde yarışacak. Bu defa Türk halkından onu cumhurbaşkanı seçmesini isteyecek. Türkiye, bu seçim kampanyasına ve kapsamlı yansımalarına dalmış durumda. Erdoğan da istediğini alacak gibi görünüyor.

Yukarıda da belirtildiği gibi Netanyahu, Türkiye ile uzlaşmayı öncelikli bir ulusal menfaat olarak belirlemişti. Dolayısıyla, Netanyahu’nun şimdi bu süreci ivedilikle tamamlaması icap eder ki İsrail, mutabık kalınan tazminatı ödesin, Türkiye de İsrail ve İsrail askerlerine karşı tüm hukuki tasarrufları kaldırsın, büyükelçiler karşılıklı olarak atansın ve iki devletin ilişkisi nihayet normale dönsün.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial