Ana içeriğe atla

Gezi’nin yıl dönümü Erdoğan’ın dokuz canlı olduğunu hatırlatıyor

Gezi Parkı protestolarının birinci yıl dönümü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dizi krize rağmen yoluna devam edebildiğinin bir diğer göstergesidir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A combination photo of a Turkish riot policeman using tear gas against a woman as people protest against the destruction of trees in a park brought about by a pedestrian project, in Taksim Square in central Istanbul May 28, 2013.In her red cotton summer dress, necklace and white bag slung over her shoulder she might have been floating across the lawn at a garden party; but before her crouches a masked policeman firing teargas spray that sends her long hair billowing upwards. Endlessly shared on social media

Türkiye, Gezi Parkı protestolarının birinci yıl dönümüne hazırlanıyor. Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçları kurtarmak için basit bir protesto olarak başlayan olaylar, polisin göstericilere yönelik sert müdahalesinin ardından bütün ülkeyi sarmıştı.

İçeride ve dışarıdaki pek çok kişi protestoları Arap Baharı’nın Türkiye versiyonu olarak gördü. Hatta kimileri olayların giderek otoriterleşen ve saldırganlaşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan iktidarının sonu olacağını umut etti. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AKP) çok öfkelendirse de uluslararası medya kameralarını günlerce İstanbul’dan ayırmadı. Pek çok Batılı yorumcu da bu gösterilerin, Türkiye’nin alenen Batı karşıtı olan Başbakanı için sonun başlangıcı olmasını umdu.

Batı için dikkat çekici bir diğer nokta da “ayaklanmanın” orta sınıf doğasıydı. Laik ve kentli elite mensup eğitimli gençler tarafından başlatılan gösterilere, eski nesiller de geceleri tencere tava çalarak destek verdi.

Olayların birinci yıl dönümünde sorulması gereken soru ise şu: Sonuçta ne oldu?

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish