Ana içeriğe atla

Irak Kürdistanı’nda El Kaide tehdidi artıyor

İslamcı terör başta olmak üzere Suriye savaşının etkisi, Irak Kürdistan Bölgesi’ne de sıçramaya başladı.
A Kurdish security forces member stands guard outside a polling station after its closing in Arbil, capital of the autonomous Kurdistan region, about 350 km (217 miles) north of Baghdad, September 21, 2013.  Iraqi Kurds voted on Saturday for a new parliament that analysts said was poised to lead the oil-producing region further down the road to greater autonomy from Baghdad. REUTERS/Azad Lashkari  (IRAQ - Tags: ELECTIONS POLITICS BUSINESS) - RTX13TNL

Kürt güvenlik güçleri, 3 Kasım’da Dohuk’un Akre ilçesinde emniyet binasına yönelik yeni bir intihar saldırısını önledi. Olayla ilgili, El Kaide bağlantılı Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) mensup iki Suriyeli tutuklandı. Bu operasyon, Kürt güvenlik güçlerinin teyakkuzda olduğunu ve altı yıldır güvenli bir bölge olarak kalmayı başaran Irak Kürdistanı’nda güvenlik riskinin yükseldiğini gösteriyor.

Iraklı Kürtlerin sınırlarda da güvenlik tedbirlerini artırdığı ve bölgeye seyahat eden kimi Iraklı Arapları geri çevirdiği bildiriliyor. Irak Kürdistanı’na yönelik tehdidin artışı, El Kaide’nin Suriye iç savaşıyla birlikte güçlenmesinden kaynaklanıyor. Tehditlerle karşı oldukça hazırlıklı olan Kürt güvenlik güçleri, olası saldırıları önlemek için tedbirleri artırıyor.

Kürt NRT televizyonunun polis kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre Kürt güvenlik birimleri, Suriye’den Kerkük vilayetine sızdığı tespit edilen 500 IŞİD militanı nedeniyle kaygılı. Kerkük, Irak Kürdistan Bölgesi’nin resmen parçası olmasa da Erbil ve Süleymaniye vilayetlerine komşu olup çoğunlukla Kürtlerle bağlantılı güvenlik güçlerince kontrol ediliyor.

IŞİD’in resmi medyası olan “Enformasyon Bakanlığı” 29 Eylül’de Erbil’de birkaç kişinin ölümüne, 70’i aşkın insanın da yaralanmasına yol açan intihar saldırısını 6 Ekim’de üstlendi. Açıklamaya göre saldırı, Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’nin El Kaide’yle mücadelede Bağdat’a verdiği iddia edilen desteğe ve yine Barzani’nin Suriyeli Kürtlere verdiği yardım sözüne misilleme olarak düzenlendi.

Twitter’da @e3tesemo hesabından da geçilen açıklamada saldırının gerekçesi şöyle ifade edildi: “Irak Kürdistan Bölgesi denen bölgenin başında bulunan sabıkalı dönek Mesut Barzani, Safevi hükümetinin tüm gayretlere rağmen, yükselen mücahit saldırılarını durduramadığını belirtip onun yanında saf tutmuş, Asayiş olarak bilinen şer Kürt güvenlik güçlerini de Rafızileri korumak için yardıma göndereceği tehdidinde bulunmuştur.” Açıklamada yer alan “Safevi hükümeti” İran kontrolünde olduğu iddia edilen Irak hükümetini ifade ediyor. “Rafızi” sözü ise Şiiler için kullanılan aşağılayıcı bir tabir.

Açıklama, büyük ihtimalle Ebu Gureyb Hapishanesi’ne 21 Temmuz’da düzenlenen ve birçok El Kaide üyesinin kaçmasını sağlayan baskından sonra Iraklı Kürtlerin Bağdat’a verdiği desteğe atıfta bulunuyor. Reuters Haber Ajansı, ağustosta geçtiği bir haberde Bağdat’la Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında ihtilaf konusu olan vilayetlerde El Kaide varlığının güçlenmesi üzerine, Şii hâkimiyetindeki Irak hükümeti ile Kürt yönetiminin El Kaide tehdidini bertaraf etmek için ortak operasyon başlatacağını ve istihbarat paylaşımında bulunacağını bildirmişti. Kürt yönetimiyle Bağdat, mayıs ayında da bir güvenlik anlaşması imzalamış, yardımlaşmak için bir üst güvenlik komitesi oluşturmaya karar vermişti.

El Kaide’nin açıklaması, Barzani’nin El Kaide bağlantılı grupların tehdidi altında bulunan Suriyeli Kürtlere verdiği destek sözüne de atıfta bulundu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Adı geçen sabıkalı, Suriye’deki mücahitleri tehdit ederek Deyrizor, Barakka, Haseki, Rakka ve Halep’in sınır bölgelerinde İslam Devleti’yle diğer cihatçılara karşı savaşan PKK savaş suçlularına destek verme niyetini açıklamıştır.”

Barzani, defalarca ertelendikten sonra 25-27 Kasım’da Erbil’de toplanması planlanan Kürt Ulusal Konferansı’nın düzenleyicilerine gönderdiği mektupta şu ifadeleri kullanmıştı: “Son günlerde El Kaide gruplarının Suriyeli Kürtlere savaş ilan ettiği, Kürt kadın ve çocuklarının başını kestiği yönünde haberler geliyor. Bu haberler doğruysa Irak Kürdistan Bölgesi, Batı Kürdistan (Suriye) Kürtlerini korumak için elinden geleni yapmaya hazırdır.”

Ancak Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Suriyeli Kürtlerin PKK bağlantılı Demokratik Birlik Partisi (PYD) gergin ilişkilere sahip. Nitekim KDP ekim ayında PYD lideri Salih Müslim’e giriş izni vermedi.

PKK bağlantılı Halk Savunma Birlikleri (YPG), 16 Temmuz’dan bu yana Rakka, Halep ve Haseki’de Özgür Suriye Ordusu ve El Kaide’ye bağlı İslamcı gruplarla çatışıyor. YPG militanları, özellikle Haseki’de üstünlük sağlarken, Rakka’da karma nüfusa sahip ve El Kaide’nin güçlü olduğu bölgelerde yeniliyor. YPG, 26 Ekim’de Irak sınır kapısını ve Haseki’nin birkaç köyünü ele geçirdi.

IŞİD açıklamasında ayrıca saldırının bir ayı aşkın süredir planlandığı ve bir eylemler zincirinin parçası olduğu söyleniyor. Erbil’deki Kürt emniyet merkezi, “baskıyla adaletsizliğin kanunsuz aracı” ve “İslam’a karşı savaşın” parçası olarak tanımlanıyor. Devamında da El Kaide’nin Erbil’deki Kürt güvenlik güçlerine nasıl saldırdığı anlatılıyor.

Kürt emniyet makamları, 29 Eylül’de yaptıkları basın toplantısında saldırının IŞİD tarafından düzenlendiğini teyit etti.

Kürt medyası, Erbil saldırısında muhtemelen Kürtlerin de yer aldığını bildirmişti. Ancak KBY emniyet ve istihbarat müdürü Mesrur Barzani, saldırıyı düzenleyenlerin arasında Kürtlerin bulunmadığını açıkladı. Olayla ilgili Samir Bekir Yunus, Muhammed Halil Hadoş ve Haşim Salih Muhammed adında üç Musullu zanlının tutuklandığını bildiren Barzani, bu kişilerin IŞİD üyesi olduklarını itiraf ettiklerini söyledi.

Kürt haber sitesi Bas News’un aktardığına göre Mesrur Barzani şöyle konuştu: “Soruşturma hâlâ devam ediyor, ancak saldırının hiçbir aşamasında Kürtler yok. Teröristler saldırıda 150 kilo TNT kullandı.”

Dohuk Üniversitesi Siyasi Bilimler Bölümü öğretim görevlilerinden İdris Musa, konuya ilişkin şöyle diyor: “Bölgedeki istikrarın korunması, KBY stratejisinin direğidir. Irak Kürdistan Bölgesi’nde ekonomik kalkınmayı sağlayan itici güç budur.”

Al-Monitor’un sorularını e-postayla yanıtlayan Musa, şöyle devam ediyor: “Saldırının başlıca etkisi psikolojik oldu. NRT haberini doğrulama imkânım yok. Ancak KBY, gittikçe terör saldırılarına açık hâle geliyor. Suriye’den yükselen terör tehdidi, bu saldırıdan çok önce KBY’yi derin kaygılara sevk etmişti.”

Aymenn Jawad al-Tamimi, bu haberin hazırlanmasında çeviri yardımı sunmuştur.

More from Wladimir van Wilgenburg (Syria Pulse)

Recommended Articles