Bazı Mısırlılar işin kolayını bulmuş; kendilerinden farklı düşünen muhatapları ile Müslüman Kardeşler’in iktidardan devrilmesine darbe mi, askeri müdahale mi, yoksa devrim mi diyecekleri hususunda tartışmamak için kısa yoldan o olayı “3 Temmuz” olarak kodluyorlar; herkes “3 Temmuz”dan neyi anlamak istiyorsa onu anlıyor.
Ancak bu “3 Temmuz” formülünün işe yaramayacağı haller de var ve AKP Türkiye’si ile ilişkiler de bu hallerden biri. Çünkü Ankara’daki İslamcı AKP iktidarının iki ülke ve iki devlet arasındaki ilişkileri karşılıklı önemli menfaatlerin korunması çerçevesinde değerlendirip yeni askeri yönetim ile tartışmaktan kaçınmak gibi bir kaygısı yok.
Başta Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP iktidarının temsilcileri Mısır’da 3 Temmuz’da meydana gelen yönetim değişikliğine “darbe” demekle yetinmiyorlar. AKP’nin Türkiye’si darbeyi kendisine karşı yapılmış gibi hissediyor; kendisini Müslüman Kardeşler’le adeta özdeşleştiriyor ve bunun sonucunda Mısır’daki gelişmelere gösterdikleri tepki de aşırı sert ve ölçüsüz oluyor.
AKP’nin darbe karşısındaki infiali de Mısır’daki İhvan aleyhtarı çok geniş bir toplum ve siyaset kesiminde ve yeni yönetimde benzer bir karşı reaksiyonu doğuruyor. Neticede ikili ilişkilerde bir kriz tablosu ortaya çıkıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.