Erdoğan’ın ‘kayyum’ tehdidi ters tepebilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güneydoğu’daki belediyelere yönelik “kayyum” tehdidi sokaktaki vatandaştan tepki çekebilir.

al-monitor .
Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan

@mahmutbozarslan

İşlenmiş konular

Türkiye seçimleri

Mar 1, 2019

DİYARBAKIR -- AK Parti’nin Yozgat’taki seçim mitinginde seçmenlere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının en dikkat çeken bölümü kayyumlar konusunda oldu.

Erdoğan, Kürtlerin yaşadığı illerde HDP’li adayların çıkması halinde kayyum atayacaklarını yineleyerek şöyle dedi: “Şimdi diyorlar ki kayyum atanan yeri geri alacağız... Benim vatandaşım geri almana fırsat veriyorsa, bak söylüyorum devletin verdiği imkanları siz Kandil'e gönderecek olursanız hemen anında hiç beklemeden yine biz kayyumlarımızı atarız. Ve sizlerle yola devam etmeyiz.”

Erdoğan’ın bu açıklaması, uygulamanın başladığı 2016’dan beri devam eden kayyum tartışmasını yeniden alevlendirdi. Takip eden iki yılda 102 belediyeden 94’üne kayyum atandı. Kayyum atanmayan belediyelerde ise başkanların yetkileri alınarak, kaymakam ya da valililere devredildi.

AKP’nin iddiası, bu belediyelerin kaynakları PKK’ya aktardığı yönündeydi. Kürt siyasetçiler ise bunun aksini savunuyordu. AKP her seçimde bu kozu kullansa da yerel seçimler yaklaşırken mesele ilk kez yüksek perdeden dile getirildi.

Kayyum yine bir seçim malzemesi mi olacak yoksa HDP’li seçmene bir tehdit mi? Bunu şimdiden kestirmek güç. Ancak Erdoğan’ın konuşmasının olumsuz etkilerini görmek mümkün. Genel kanı açıklamanın ters tepeceği yönünde.

Bu isimlerden biri olan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Gerçekten böyle bir şey varsa, o zaman seçim yapmaya gerek yok. Parlamenter demokrasiye karşı bir hamledir, bunu boşa çıkarmadır. Artık seçim yapmanın bir anlamı yok. Buradaki insanlara ‘Siz seçerseniz de ben bunları görevden alırım, yerine kendi elemanlarımı atarım ’diyor.”

Kayyum atamasının hukuki dayanağının hükümet tarafından oluşturulduğunu da belirten Aydın şöyle devam etti: “Kayyumların atandığı kanun hükmünde kararname, yasaya dönüştü. Dolayısıyla bunun yasal altyapısı artık her zaman var. (...) Böyle bir tehditle seçmenin karşısına çıkmak demokrasiye karşı meydan okumadır. “

Aydın’a göre sadece Güneydoğu değil büyük metropollerden de tepki gelebilir: “AKP’nin aleyhine bile gelişebilir. Bunu bölge ölçekli olarak söylüyorum. Diğer illerdeki İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük illerdeki seçmen de tepki gösterir diye düşünüyorum. Seçim stratejisi açısından da çok doğru bir adım değil.”

Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Burç Baysal da Al-Monitor’a şunları aktardı: “Bu demokrasiye inancı olan toplumlarda demokrasinin rafa kaldırıldığını gösteren bir adım. Demokrasiyi ortadan kaldıran bir olgu. (...) Bunu söyleyen kişi de seçilmiş, o da insanlar tarafından seçildi. Sandıktan çıkarak seçildi. O açıdan bunların para edeceğini düşünmüyorum. Aksine ters teper.”

Sokaktaki halk da benzer fikirde. Kime oy vereceğini söylemek istemeyen seçmenlerden Diyarbakırlı Şehmuz Çakar kayyum uygulamasına tepkili. Çakar Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Eğer seçim sonrası kayyum atayacaksa aday göstermesin. Seçim bittikten sonra kayyum atasın. Boşuna seçim için masraf yapıp borçlanmasın, halkı da borçlandırmasın.”

Konuşanlara bakıldığında bütün Diyarbakır’ın kayyum karşıtı olduğu düşünülebilir. Ancak kayyumların uygulamalarını savunanlar da var. Kimliklerini gizli tutmak isteseler de sohbetlerde memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Ancak bu vatandaşların da savunma gerekçesi hükümetten farklı: Onlar kayyumların hizmet getirdiği görüşünde.

Nahit Kuşçu da bu vatandaşlardan biri: “Halk hizmetlerden memnun, görülmemiş hizmetler geldi. Ama bölge halkı seçime ideolojik baktığı için oylarını HDP’ye verecektir. Seçimden sonra ne olacaksa ona da razı olacaktır. Kayyumun atanacağını bilerek oy verecektir. Kayyum gelse da belli bir yapıya sahiptirler ona göre oy verecekler.”

Kayyum sistemini hizmet üzerinden savunanların haklı olduğu taraflar elbette var. Ancak kayyumların bu hizmetleri iktidarın tüm olanaklarını kullanarak getirdiklerini de unutmamak gerekiyor. Kayyumdan önce belediyeler hükümetten yeterince destekten alamadıklarını sık sık dile getiriyorlardı.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir esnaf ise hükümetin bu sefer eskisi kadar kolay kayyum atayamayacağını savunarak şöyle diyor: “Kayyumlar ilk geldiği zaman çatışmalar vardı, insanlar bıkkındı. Şimdi durum değişti. İnsanlar tepki gösterecektir."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
Sirte neden herkesin kırmızı çizgisi?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Haz 20, 2020
İstanbul’un fethini 'işgal' diye tanımlayan Mısır kurumu eleştiri oklarının hedefinde
Menna A. Farouk | | Haz 19, 2020
Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 15, 2020
Türk kanalları nefes alamıyor
Fehim Taştekin | Basın özgürlüğü | Haz 12, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Yabancılar uzaklaşıyor, Saray yalnızlaşıyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 10, 2020
al-monitor
Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
al-monitor
Bağdat Kürtler için Ankara’yla kavgayı büyütür mü?
Fehim Taştekin | | Tem 8, 2020
al-monitor
Türkiye’nin döviz rezervi tahta bacaklı
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 6, 2020