Suriye'nin Nabzı

Trump’ın güvenli bölge planı Türkiye’deki Suriyelileri sevindirmedi

By
p
Article Summary
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen ay sonunda açıkladığı Suriyeli siviller için güvenli bölgeler planı Türkiye’de yaşayan Suriyelileri belirsizliğe gark etti. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

GAZİANTEP, Türkiye — Türkiye’nin güney sınırındaki Gaziantep’in tarihi çarşısında kadın ve çocuklara yönelik küçük bir hazır giyim mağazası işleten Muhammed Fadıl mağazasını günün yaklaşık 12 saati açık tutuyor. Mağaza müşterileri çoğunlukla Türkiye’de yaşayan Suriyelilerden mütevellit.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 26 Ocak’ta ABC News kanalına verdiği röportajda dile getirdiği Suriye içinde güvenli bölgeler oluşturma planı Suriyeli tüccarın ilgisini pek çekmemişe benziyor.

Suriye’nin kuzeyindeki Halep’ten kaçarak Türkiye’ye gelen Fadıl’ın (52) memleketinde bir tekstil fabrikası varmış. Savaş başlayınca evini ve tüm mallarını geride bırakarak kaçan Fadıl dört yıldır Gaziantep’te yaşıyor. Tekstil işini bildiği için Gaziantep’te bir giyim mağazası açmaya karar vermiş.

Halep, savaş sırasında Esad rejimi yanlısı güçlerin kontrolündeki batı ile Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı güçlerin kontrolündeki doğu arasında ikiye bölünmüştü. Ancak rejim güçlerine yenilen ÖSO birlikleri 23 Aralık’ta Halep’ten tamamen çekildi.

Fadıl, Trump’ın önerdiği güvenli bölge konusunda şunları söylüyor: “Böylesi bir bölgede sınırlar kapalı olur. Endüstriyel ve ticari faaliyetlerin sürdürülmesi ise ancak büyük şehirlerde, gelişen pazarlarda ve iç ve dış sınırların açılmasıyla mümkündür.”

Güvenli bölgelerin büyük ihtimalle Halep’in kuzey kırsalı ve doğu kırsalında kurulacağını ekleyen Fadıl şöyle devam ediyor: “Bu bölgelerin büyük bölümü kırsal alanlar ve ülkenin geri kalanından kopuk yerler. Böyle bölgelerde çalışamam ve oraya taşınmam.”

Savaş altıncı yılına girerken Suriye parçalara bölünmüş durumda, her bölge farklı güçler tarafından kontrol ediliyor: Esad rejimi, Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG), İslam Devleti (İD), ÖSO’ya bağlı gruplar ve Şam Fetih Cephesi ya da eski adıyla Nusra Cephesi.

Sivil Toplumu Geliştirme Merkezi’nde program yöneticisi olarak çalışan ve “I am She Network” isimli kadın dayanışma ağının başkanı olan Nur Burhan’ın bakış açısı ise şöyle: “Güvenli bölgeler geçici çözümlerdir ve kapsamları net değildir. Biz de bu bölgelerin kurulmasını istiyorduk ama kontrolün radikal örgütlere geçmesiyle Suriye’ye dönmekten korkar olduk. (...) Bu bölgelerde istikrarı sağlamak güç. Çünkü buraların istikrarı ülke genelindeki duruma bağlı. Ülkede kapsamlı bir çözüme ulaşılmış ya da siyasi bir geçiş süreci başlamış değil.”

Gaziantep çoğu Halep’ten 300 bin Suriyeli’ye ev sahipliği yapıyor. Sığınmacılar burada ülkelerinde süren savaşın uzağında bir hayat sürdürüyor. Kimileri mağazalar ya da küçük ölçekli işletmeler açarken kimileri küçük Suriye lokantalarında ya da fırınlarda çalışıyor. Sahiplerinin hepsi Arapça konuştuğu için bu tür dükkânlar giderek yaygınlaşıyor ve daha çok müşteri çekiyor. Zira kentte yaşayan Suriyeliler böylelikle daha rahat iletişim kuruyorlar.

2012’de Halep Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nden mezun olan 26 yaşındaki Samir El Ali ne rejimin ne de silahlı muhalefetin safında savaşa katılmak istediği için dört yıl önce Halep’i terk ettiğini ve Gaziantep’e kaçtığını anlatıyor. Eşiyle birlikte Gaziantep’te yaşayan ve bir Suriye lokantasında garson olarak çalışan Ali Al-Monitor’a şöyle diyor: “Güvenli bölgelerde iş imkânı olacak mı? Sosyal adalet olacak mı? Bu bölgeler örgütlü güçler tarafından korunacak mı?”

Güvenli bölgelerin bu olanakları sağlamayacağını düşünen Ali şöyle devam ediyor: “Halep’ten orduya katılmamak ya da elime silah almamak için kaçtım. Bugün uzmanlık alanım olan bir iş yapmıyorum belki ama savaş bitmeden Suriye’ye dönmeyi de düşünmüyorum.”

Trump 26 Ocak’taki röportajında “Suriye’de kesinlikle güvenli bölgeler kurulacağını” söylemişti.

Hem Türkiye hem de Suriye’deki Suriyelilere ücretsiz kimlik ve belge hizmeti veren Ulusal Kimlik Bürosu’nda hukuki danışman olarak çalışan 42 yaşındaki yargıç Muhammed Enver Mecni de Al-Monitor’a şöyle diyor: “Uluslararası sözleşmelerde güvenli bölge konusuna değinilmiyor. Rejimin vahim insan hakları ihlalleri, insanlığa karşı işlenen suçlar ve savaş suçlarından söz ediliyor. Suriyelilerin her gün karşılaştıkları saldırıları önlemeye yönelik bir karar mekanizması ise söz konusu değil.”

Geçmişte Halep kırsalındaki Afrin’de yargıç olarak çalışan Mecni de Halepli. Temmuz 2012’de önce Kahire’ye kaçmış, bir yıl sonra da Gaziantep’e taşınmış. Güvenli bölgenin uzak bir ihtimal olduğunu düşünen Mecni şöyle diyor: “Ben Halepliyim. Ben de ailem de sadece Halep’te kendimizi evimizde hissedebiliriz. Fakat Halep’e ancak bu totaliter rejim yıkıldıktan sonra dönerim.”

Güvenli bölgelerin Suriyelilerin taleplerini karşılayamayacağını da ekleyen Mecni “Devrimi ortaya çıkaran özgürlük ve haysiyetli yaşam talebiydi. Ama ülkemiz, silahların konuştuğu ve topraklarımız üzerinde uluslararası çıkar çatışmalarının yaşandığı bir kaosa sürüklendi.” diyor.

Rüveyda Kenan (36) ise Gaziantep’te üç yıl geçirdikten sonra artık Fransa’ya taşınmayı düşündüğünü söylüyor ve Suriye’deki savaşın bir an önce bitmesini umuyor.

Gaziantep merkezli Suriyeli radyo istasyonu Rozana Radio’da çalışan Kenan Al-Monitor’a şöyle diyor: “Cerablus, Mare ve Azez hattı Fırat Kalkanı Harekâtı’yla neredeyse güvenli bölgelere dönüşmüş durumda. Ancak buralar şu an Türk ordusunun kontrolünde ve benim o bölgelerde çalışmam ya da yaşamam mümkün değil.”

Kenan Trump’ın açıklamasına ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Suriyeliler tarafından kontrol edilen ve korunan güvenli bölgeler kurulursa ve bu bölgeler Türkiye’nin değil gerçekten Suriye’nin bir parçası olursa ancak o zaman Avrupa’ya taşınma planlarımı yeniden gözden geçirebilirim.”

Gaziantep’te yaşayan Suriyeliler Trump’ın Suriye içinde güvenli bölge kurma planının yeni bölünmelere yol açmasından ve ülkede yeni çatışma alanları ortaya çıkarmasından korkuyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: is, gaziantep, ypg, syrian civil war, business, syrian refugees in turkey, aleppo, safe zone

Kamal Sheikho El Cezire’de muhabir olarak çalışmaktadır. Daha önce Associated Press ajansının muhabirliğini yapan Sheikho’nun haberleri Londra merkezli El Hayat gazetesi ve Almanya merkezli Deutsche Welle’de de yayımlanmıştır.

 
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept