Türkiye parlamentosunun “renkleri”

7 Haziran seçimleri Ermeni, Süryani, Yezidi, Roman, Kürt ve Alevi vekiller ile türbanlı kadın vekillerin de Parlamento’ya girebildikleri hayli renkli bir seçim oldu.

al-monitor .

İşlenmiş konular

women in the workforce, turkish elections, parliament, kurds, justice and development party, headscarves, chp, alevis

Haz 10, 2015

7 Haziran genel seçimleri birçok siyasi sonucunun yanı sıra yarım asırdır Parlamento çatısı altında temsil hakkı bulamayan gayrimüslim vatandaşların milletvekili olması açısından da oldukça önemli.

Türkiye, Ermeniler, Yahudiler, Süryaniler ile Kürtler, Romanlar ve Aleviler’in de yaşadığı renkli bir coğrafya aslında. Ancak Parlamento'nun kapıları yarım asırdır, bu renklere kapalıydı. 7 Haziran seçimleri tabuların yıkılmasını, farklı millet ve dinlerden milletvekillerinin Parlamento'ya taşınmasını sağladı. Parlamento'da artık 6 gayrimüslim milletvekili var.

Ermeni vekiller

Aslında Türkiye Parlamentosu, gayrimüslim vekillere yabancı bir Parlamento değil. İlk Ermeni milletvekili Berç Keresteciyan, 1935 yılında Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ün gayrimüslim kadrosundan Parlamento’ya girmişti. 1935 yılından 1961 yılına kadar da Ermeniler Parlamento’da temsil edilmişti. Ancak gayrimüslim vatandaşların saldırıya uğrayıp, mülklerinin yağmalandığı 6-7Eylül 1955 pogromunun ardından gerçekleşen toplu göçler hem de Kıbrıs sorunu nedeniyle Ermeniler bir anda unutuldu. 1961’den sonra Meclis kapıları Ermeni vekillere kapandı. Tam 54 yıl aradan sonra bugün ise 3 Ermeni milletvekili Parlamento’ya girdi. Üstelik üçü de farklı partilerden.

Selina Özuzun Doğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Parlamento’ya giren Ermeni milletvekillerinden biri. O, aynı zamanda ilk kadın Ermeni milletvekili. Özuzun Doğan, Al Monitor’a yaptığı açıklamada, bu kadar uzun süre Meclis’te Ermeni vekil olmamasını “Türkiye tarihi açısından utanç verici bir durum” olarak nitelendiriyor. Peki Ermeni milletvekillerini Meclis’e taşıyan bu dönemin özelliği ne? Doğan, bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

“Bu dönemde olmasının iki nedeni var. Bir tanesi Hrant Dink cinayetinden sonra Ermenilerle ilgili sorunlar toplumda çok daha fazla konuşulup, fark edildi. Ermeniler de daha çok örgütlenmeye başladı, cesaret buldular. Ermenilerle ilgili problemlerde hassasiyet arttı. Sivil toplum örgütlerinin duyarlılığı arttı. Kamuoyunda bu anlamda çok ciddi bir farkındalık oluştu. İkincisi de bence AK Parti iktidarının gerginleştirici ötekileştirici politikalarına karşı bir tepki gelişti. Tüm ötekilerin HDP ve CHP saflarından aday gösterilmesi bir tepkiydi. Toplumun buna ihtiyacı var. Aynı zamanda bunun soykırımın 100. Yılına denk gelmesi de tesadüf değil. Bu dönüşümün bir parçası olduğu için çok mutluyum. Bir dönüşüm sağlayacaksam ne mutlu.”

Peki Doğan, bir Ermeni milletvekili olarak Meclis’te ne yapacak? Doğan, “Ben nefret suçları ile ilgili yasayı çok önemsiyorum. Sadece Ermeniler değil her türlü ayrımcılıkla mücadele açısından oldukça önemli. Bir de Patrikhanenin tüzel kişiliği, mülkiyetler, okullarla ilgili sorunlar var. Eşit vatandaşlık hukuk ilkesinin hayata hakkıyla geçirilmemesinden kaynaklanan sorunlar bunlar. O ilkenin hayata geçmesi için de nefret suçlarıyla mücadele önemli” diyor.

Ermenilerle ilgili her alanda faaliyet gösteren aktivist Garo Paylan da Halkların Demokrasi Partisi kontenjanından Meclis’e girdi. Markar Esayan da AK Parti’den Parlamento’ya giren Ermeni vekil oldu.

Süryani, Ezidi, Roman

Parlamento’da ilk kez temsil edilecek halklar da var, Yezidiler gibi. Özellikle Urfa ve Mardin bölgesinde yaşayan Yezidiler’in, 20 bini aşan sayıları 12 Eylül 1980 askeri ihtilalinin ardından başlayan toplu göçler nedeniyle bugün 400’e kadar inmiş durumda. Yezidilerin büyük bölümü Almanya’ya göç etmiş. Avrupa Parlamentosu’nda Yezidiler ve Kürtleri temsilen siyaset yapan Feleknas Uca ve Ali Alatay, bu seçimlerde HDP kontenjanından Parlamento’ya girdiler.

İlk kez temsil hakkı kazananlar arasında Roman bir vekil de var. Türkiye’nin ilk Roman vekili Cumhuriyet Halk Partisi’nden Meclis’e giren Özcan Purçu. Türkiye’de ekonomik sosyal durumları en aşağıda olan Romanlar, genellikle yoksul mahallelerde ya da çadırlarda yaşıyor, okuma ve çalışma imkanlarından çok sınırlı olanaklarla faydalanabiliyorlar. Purçu da bundan nasibini almış bir Roman, bir çadırda gözlerini dünyaya açmış ve hayatı mücadelelerle geçmiş.

Toplu göçlerle Türkiye’yi terk eden ve bu topraklarda sayıları binlerle ifade edilen Süryaniler de yine Meclis’te. Geçen dönem HDP kontenjanından girdiği Parlamento’da Süryanileri temsil eden Erol Dora, bu dönemde de yine partisinin kontenjanından Meclis’e girdi.

Farklı din ve milletlerden vekiller CHP, HDP ve AK Parti de kendine yer buldu. Meclis’e giren dördüncü parti olan Milliyetçi Hareket Partisi ise bu kesimlerden aday göstermeyen tek parti oldu.

Kürtler ve Aleviler

Peki Müslüman oldukları halde yine de ötekileştiren politikalardan nasibini alan Kürtler ve Aleviler’in durumu ne oldu? Onlar da bu seçimlerde büyük başarı gösteren Halkların Demokrasi Partisi (HDP) çatısı altında Parlamento’da kendilerine yer buldular. HDP, Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı Diyarbakır, Tunceli, Iğdır, Hakkari, Ağrı, Şırnak gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden en fazla milletvekili çıkaran parti oldu. Alevi Bektaşi Federasyonu Kurucusu Alevi Ali Kenanoğlu ile Avrupalı Alevilerin temsilcisi Turgut Öker, HDP listelerinden Parlamento’ya taşınan Alevi kimlikli vekiller oldu.

Türbanlı kadınlar mecliste

Türkiye yakın tarihine damgasını vuran türban da artık Meclis’te. Bir dönem hiçbir kamu kurumuna alınmayan, üniversitelerde okumalarına izin verilmeyen türbanlı kadınlar artık kamu kurumlarında en üst düzeyde, Parlamento’da milletvekili olarak temsil edilebilecekler. Türbanlıları kamusal alandan soyutlayan bu uygulamaların ortadan kalkması ve önyargıların kırılması hiç kuşkusuz AK Parti’nin en önemli başarılarından biriydi.

Türkiye’de türbanlı seçilen ilk milletvekili Merve Kavakçı idi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde İslamcı bir parti olan Fazilet Partisi’nden milletvekili seçilmiş, türbanı ile girdiği Meclis’te tepkilerle karşılanmıştı. Milletvekilliği yemini etmesi dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” sözleri ve milletvekillerinin protestoları ile engellenmişti. Kamuda türban yasağı 2013'te kalktı, kadınlar bu seçimde ilk kez türbanlarıyla milletvekili adayı oldu. AK Parti’nin türbanlı milletvekili ise 16 yıl önce türbanı nedeniyle o salondan kovulan Merve Kavakçı’nın kardeşi Ravza Kavakçı Kan oldu.

Üniversitedeki türban yasağını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyan ilk kadın Leyla Şahin de yine AK Parti’den milletvekili oldu. AK Parti’nin 39 kadın milletvekilinden 19’u türbanlı.

Seküler bir parti olan HDP’nin de türbanlı milletvekili var. Türban özgürlüğü için mücadele eden, bu konuda yazdıkları nedeniyle cezaevine giren Hüda Kaya da HDP’nin türbanlı milletvekili oldu.

Kadınlar da mecliste

Parlamento’daki kadın temsil oranı da yükseldi. Geçen dönem 78 olan kadın milletvekili sayısı bu dönem 90’a çıktı. AK Parti’nin 39, Halkların Demokratik Partisi’nin 26, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 21, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ise 4 kadın milletvekili bulunuyor.

Recommended Articles

Türkiye’de darbe mi olacak gerçekten?
Kadri Gürsel | | May 13, 2020
Kayyum politikası Kürt siyasetine geçit vermiyor
Mahmut Bozarslan | türk-kürt çatışması | Nis 8, 2020
Erdoğan hükümetinin COVID-19 salgınına karşı politikası ekonomiye öncelik veriyor
Kadri Gürsel | Coronavirus | Nis 8, 2020
Türkiye’de ‘iyilik’ sadece Erdoğan’dan gelir
Orhan Kemal Cengiz | | Nis 6, 2020
Deyrizor’da özerk Kürt yönetimine karşı protestolar
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Mar 20, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Libya’nın Suriyeleşmesi senaryosu kime ne diyor?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | May 29, 2020
al-monitor
COVID-19 salgınında hasat vakti: Virüs mü yoksulluk mu?
Sibel Hürtaş | | May 27, 2020
al-monitor
Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020
al-monitor
Koronaya karşı “Ayasofya” kartı
Kadri Gürsel | Kültürel Miras | May 20, 2020