Irak Kürdistan bölgesi bölünebilir mi?

Irak Kürtleri arasında bölünme kaygısı yaratan Süleymaniye İl Meclisi’nin öz yönetim talebi aslen ekonomik nedenlere dayanıyor.

al-monitor .
Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan

@mahmutbozarslan

İşlenmiş konular

iraqi kurds, puk, kdp, sulaimaniyah, iraqi kurdistan region, krg, decentralization

May 14, 2020

DİYARBAKIR -- Irak Kürtlerinin neredeyse bir asra yaklaşan mücadelesi sonunda elde ettikleri statü tehlikede mi? Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin askeri gücü olan Peşmerge’nin Kandil’in karşısındaki Zine Werte’ye konuşlanmasının ardından Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) arasında başlayan gerilim daha tam soğumamışken, bu kez öz yönetim tartışması başladı.

KYB ve aynı gelenekten gelen Goran Hareketi’nin güçlü olduğu Süleymaniye İl Meclisi, idari ve mali olarak öz yönetim istedi. Öz yönetim talebinin detaylarını belirlemek için 30 Nisan’da komisyon kurmayı kararlaştıran meclis, talebini Erbil merkezli Kürt hükümetine iletti. İl meclisi Erbil hükümetinin bazı yetkilerinin kendilerine verilmesini istiyor. İlk bakışta makul bir talep gibi görünse de zamanlama açısından tartışma yaratabilecek bir potansiyele sahip. Zira bölgenin en güçlü iki partisi olan KYB ve KDP arasında İran sınırına yakın Zine Werte bölgesine Peşmerge konuşlandırma nedeniyle başlayan gerilimin daha dumanı tütüyor. İki parti arasında tarihten gelen ve zaman zaman silahlı çatışmaya varan gerilimler, Kürtlerin korkulu rüyası olagelmiştir. Acaba öz yönetim talebi de tarafları bir kez daha karşı karşıya getirir mi? 

Talebi gündeme getiren KYB’nin bölgesel parlamentodaki vekillerinden Lokman Wehbi, amaçlarını hükümetin işini kolaylaştırmak olarak açıklıyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Wehbi, “Bizim amacımız Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni parçalamak değil. Biz hükümetin gücünü daha da artırmak istiyoruz. Vilayetlerde kazalarda, köylerde daha da güçlü olmasını istiyoruz. Bu yolla vatandaşların eleştirisi de azalır. Kürdistan'daki eyalet ve belediyelerin yetkileri artar. Biz siyasi ve mali yetkilerin belediyeler ve vilayetler arasında daha fazla bölüşülmesini istiyoruz. Hükümet bölge genelindeki siyasetini sürdürsün. Bizim talebimiz Kürdistan'ın yıkılması değil. Biz merkezi Kürdistan hükümetinin, parlamentosunun kalmasından yanayız. Ama yetkinin daha fazla dağıtılmasını istiyoruz” dedi.

Wehbi bu talebin hükümette de ortak olan iki parti arasında soruna neden olmayacağı görüşünde. Sadece Süleymaniye için öz yönetim istemediklerine dikkat çeken Wehbi, “Bana kalırsa bir sorun çıkmaz çünkü Kürdistan hükümetinin programında da bu var. Bunun sözünü verdiler. Bundan dolayı aramızda sorun çıkacağını zannetmiyorum. Biz sadece Süleymaniye için değil Duhok, Soran, Halepçe, Erbil için de istiyoruz. Kürdistan bölgesinin parçalanmasını asla istemiyoruz, daha da birlik ve güçlü olmasını istiyoruz. Biz hükümetin hizmet yükünü almak istiyoruz” diye konuştu.

Komisyonun çalışması, öz yönetimin hayata geçeceği anlamına gelmiyor. Bunun için Erbil hükümetinin karar alması gerekiyor.

Aslında KDP’li Mesrur Barzani’nin başında bulunduğu Erbil hükümeti bu talebe kapıyı kapatmıyor. Yetkilerin paylaşılmasının hükümet programında olduğuna dikkat çeken hükümet yetkilileri şu uyarıyı da yapıyor: “Kürdistan Bölgesi’nin statüsü korunacak ve her türlü iki başlı yönetim girişimlerine karşı durulacaktır.”

Al-Monitor’a konuşan KDP Milletvekili Muhsin Doski, talebin Kürdistan Bölgesi’ni parçalamaya götürmesi hâlinde buna izin vermeyeceklerini vurguladı. Irak Anayasası’nın da buna izin vermediğine dikkat çeken Doski şöyle konuştu: “Eğer bu Kürdistan’ı parçalamaya götürürse biz buna izin vermeyiz ama bazı yetkilerin merkezden şehirlere aktarılmasını isterlerse bu çok doğal bir taleptir, birlikte çalışabiliriz. Duhok, Süleymaniye, Erbil halkına daha iyi hizmet yapacaklarsa güzel olur, biz de destek veririz. Ama Kürdistan'dan ayrılıp Bağdat'a bağlanma gibi bir düşünceleri varsa, bu kabul edilemez. Şimdiye kadar Kürdistan Bölgesi’ni savunduk. Bu Kürdistan’ı başarısızlığa uğratır. Eğer kendi başlarına Bağdat’la ilişki kurarlarsa bu doğru olmaz.”

Süleymaniye’nin kararından endişe duyduklarının da altını çizen Doski, “Arkasında başka bir plan varsa bunun karşısında dururuz. Ben Kürdistan’ı parçalayacağını zannetmiyorum. Başbakan projelerini açıkladığı zaman bundan söz etti zaten. ‘Ademi merkeziyetçiliği kuracağız’ dedi. Tüm kararları merkezi hükümete danışmalarına gerek yok. Yerel yönetimler kendileri karar versinler ama korkuyoruz. Bunu saklayamam, korkuyoruz. Süleymaniye yönetimi doğrudan Bağdat’la alışveriş yaparsa bu çok zararlı olur ve buna izin vermeyiz” dedi.

Öz yönetim talebinin arkasındaki asıl nedenin ekonomik olduğu açık. COVID-19 salgını ve petrol fiyatlarının düşmesi, Kürdistan’daki ekonomik krizi daha da derinleştirdi. 

Bağdat ve Erbil arasındaki bütçe paylaşımı sorunu zaten yıllardır sürüyordu. Kürt yönetiminin kendi başına petrol ticareti yapmasına kızan Bağdat, 2018’e kadar Erbil’e bütçeden hak ettiği payı ve memur maaşlarını göndermedi. Ancak 2018’de dönemin Başbakanı Haydar El Ebadi memur maaşlarını ödemeye başladı. Erbil ve Bağdat arasında varılan anlaşma gereği, Kürt yönetimi 2020’den itibaren günlük 250 bin varil petrol gelirini merkezi hükümete vermeyi kabul etti. Buna karşılık Bağdat da Erbil’e para gönderecekti. Ancak Bağdat, petroldeki küresel çöküşü ve Kürtlerin anlaşmaya uymadığını gerekçe göstererek ödenekleri geçtiğimiz günlerde durdurdu

KYB’nin güçlü olduğu Süleymaniye İl Meclisi, Erbil ve Bağdat arasındaki çekişmelerin bedelini ödemek istemiyor. Öz yönetimi savunanlara göre Süleymaniye sahip olduğu petrol ve doğal gaz gibi doğal kaynaklar ve İran sınırındaki sınır kapılarının gümrük gelirleriyle Erbil’e ihtiyaç duymadan ayakta kalabilir. 

Irak Kürdistan Bölgesi ile ilgili araştırmalar yapan Dicle Üniversitesi’nden siyaset bilimci Mehmet Alkış, tartışmaların farklı bir boyutuna vurgu yapıyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Alkış tartışmaların arkasında güç gösterisi olduğu görüşünde. 

Alkış, “Talabani’den sonra KYB’nin zayıflamış olması meseleyi farklı bir boyuta getirdi. KYB’de farklı klikler var, önde gelen yöneticiler arasında rekabet var. Bunun bir yansıması olarak görülebilir. Özellikle Lahor Cengi’nin başını çektiği klik siyasi ve ekonomik anlamda güçlenmeye çalışıyor. Böyle bir talepte bulunarak parti içerisinde daha güçlü bir duruma gelmek istiyor, pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor” dedi. 

Alkış’a göre Erbil’deki hükümet yetkilerini paylaşabilir ama çift başlılığa izin vermez. Hükümetin tansiyonu düşürmek için adımlar atabileceğine dikkat çeken Alkış, “Gerilimin hâd safhaya ulaşacağı bir durum beklemiyorum. Bölgesel hükümet gerilimi azaltmak için reformlar yapabilir” şeklinde konuştu.

Tartışmanın odağında KYB olunca akla ister istemez partinin İran’la yakın ilişkileri geliyor. Bu tartışmada İran’ın rolü var mı? Alkış’a göre doğrudan olmasa da dolaylı olarak İran’ın rolünden söz etmek mümkün. Alkış, “Mesele Süleymaniye bölgesi olunca herkesin aklına İran geliyor. Acaba İran da böyle bir şey talep ediyor mu? İran etkisi bunda da dolaylı olarak var. İran'ın gücü nereye kadar yetecek? Bölgesel hükümete nüfuz edebilecek mi? O da bir soru işareti” dedi.

Peki, Süleymaniye’nin bu girişimi Türkiye Kürtlerini de harekete geçirir mi? Alkış buna katılmıyor. Türkiye’nin eskiden beri kaygı taşıdığına dikkat çeken Alkış, “Süleymaniye bölgesinin idari anlamda özerk olması, vilayet meclisinin yetkisinin artırılmasının dışarıya bir etkisi olacağını zannetmiyorum. Bu biraz da bölgesel yönetimin kendi içindeki tartışma. Türkiye'deki Kürtlere bir etkisi olacağını düşünmüyorum” dedi. 

2015 yılında PKK’ya yakın grupların Kürtlerin yaşadığı bazı yerleşim yerlerinde öz yönetim ilan etme girişimine güvenlik güçlerinin müdahalesi sert oldu. Geride yerle bir olan kasabalar, yüzlerce ölü ve geçmeyen bir travma kaldı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Facebook Irak Kürdistanı istihbaratıyla bağlantılı hesapları kapattı
Adam Lucente | Kürtler ve Kürdistan | Haz 5, 2020
Suriyeli Kürtler arasındaki ABD destekli müzakereler Türkiye’nin hedefinde
Amberin Zaman | Suriye çatışması | May 12, 2020
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020
Neçirvan Barzani: İran’dan korkmuyoruz ama İran’a saygı duyuyoruz
Amberin Zaman | Kürtler ve Kürdistan | Oca 16, 2020
Iraklı Kürtler Süleymani’nin ardından fırsat ve riskleri tartıyor
Amberin Zaman | Iran-US tensions | Oca 7, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Bağdat Kürtler için Ankara’yla kavgayı büyütür mü?
Fehim Taştekin | | Tem 8, 2020
al-monitor
Türkiye’nin döviz rezervi tahta bacaklı
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 6, 2020
al-monitor
Türkiye’de Rusya’ya güven, ABD'ye güvensizlik azaldı
Ayla Ganioglu | | Haz 30, 2020
al-monitor
HTŞ, Türkiye’nin işini mi yapıyor?
Fehim Taştekin | İdlib | Haz 28, 2020