HTŞ, İdlib ateşkesinden istifade ederek saflarını sıklaştırıyor

Suriye’nin İdlib vilayetinde etkili olan Heyet Tahrir El Şam örgütünün kurduğu üç yeni askeri tugay yaklaşan çatışmalara hazırlık olarak görülüyor.

al-monitor Suriye’nin eski El Kaide kolu Heyet Tahrir El Şam savaşçılarını taşıyan bir araç İdlib ile Hama arasındaki yolda ilerliyor Photo by Fotoğraf: MAR HAJ KADOUR/AFP via Getty Images..

İşlenmiş konular

syrian civil war, idlib, cease-fire, jihadists in syria, hts, hayat tahrir al-sham

May 1, 2020

HALEP, Suriye — ABD ve BM Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütü kabul edilen Heyet Tahrir El Şam, Rusya ile Türkiye arasında 5 Mart’ta imzalanan ateşkes ve beraberindeki kısmi sukûnetten istifade ederek Suriye’nin kuzeybatı vilayeti İdlib’deki mevzilerini güçlendirmeye çalışıyor.

Son olarak silahlı gruplarının yönetim yapısını değiştiren örgüt, İdlib’in kuzeyindeki askeri eğitim kamplarının sayısını da artırdı. Savaşçı sayısını da çoğaltmaya çalışan örgüt, Suriyeli muhaliflerin son kalesi İdlib’deki zorlu yaşam koşullarından ve genç işsizliğinden istifade etmeye çalışıyor. 

14 Nisan’da saflarını üç yeni askeri tugayla genişlettiğini açıklayan örgüt, yeni tugayların başına HTŞ yönetimine yakın komutanlar getirdi. Açıklamaya göre, Talha Bin Ubeyd Allah Tugayı Ebu Hafız Binniş, Ali Bin Abi Talib Tugayı Ebu Bekir Muheyn, El Zübeyr İbni El Avvam Tugayı da Ebu Muhammed Şura’nın komutanlığında hareket edecek. 

Yeni kurulan tugayların komutanları arasında en kötü şöhrete sahip olan isim İdlib’in kendisiyle aynı ismi taşıyan Binniş Kasabası’nda doğan Ebu Hafız Binniş. HTŞ lideri Muhammed Colani’nin damadı olan Binniş, aile bağları sayesinde radikal İslamcı örgütün üst kademelerine kadar tırmanmayı başardı.

Ebu Bekir Muheyn ile Ebu Muhammed Şura’nın da HTŞ’ye bağlı Şura Meclisi’nin üyeleri ve Colani’ye yakın oldukları biliniyor. Ancak İdlibli olmadıkları için Binniş kadar yakından tanınan isimler değiller. HTŞ yönetimi yeni tugayları “örgüte taze kan pompalamak için son derece önemli bir adım” olarak niteliyor.

HTŞ’nin basın organı Eba Haber Ağı da 19 Nisan’daki haberinde şu ifadelere yer verdi: “HTŞ askeri eğitim, silahlanma, kurumsallaşma ve personel hazırlıkları gibi muhtelif alanlarda ilerlemeyi ve verimliliği artırmak amacıyla sürekli kendini geliştirmeye çalışmaktadır. (…) Bu değişimler, sahadaki devrimci güçlerin bir sonraki aşamaya hazırlanması, bölgenin işgalci ve milislerinin saldırılarına karşı savunulması için elzemdir. Bir sonraki aşama örgütün tüm birimlerinin seferber olmasını ve tüm orduların devrimi bekleyen zorluklara göğüs germesini gerektirmektedir.”

Halep’in muhaliflere yakın yerel gazetelerinden Tika Haber Ajansı’nda çalışan Mahmud Talha’ya göre “İdlib’deki ateşkes sürerse HTŞ içinde Rus-Türk anlaşmasından rahatsız olan ve çatışmanın yeniden başlamasını isteyen radikal grupların etkinliği azalacak.” 

Çok sayıda savaşçı hâlihazırda HTŞ saflarını terk etmiş durumda ve örgüt Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı güçlerin 2020 başlattığı askeri harekât sırasında da gözlendiği üzere düşük bir askeri performans sergiliyor. Örgüte yakın bir gazeteci şubat ortasında Colani’nin örgütteki kurumsallaşma ihtiyacının farkında olduğunu söylemişti.

Anadolu Ajansı’nın eski bölge muhabirlerinden Hüseyin Nasır ise Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “HTŞ, İdlib’de ateşkesin getirdiği sukûnetten istifade ederek ilerleyen aşamalara hazırlık için gereken değişiklikleri yapmaya çalışıyor. Saflarına taze kan pompalamak, rejim güçleri ve Rus hava saldırılarından verdiği ağır kayıpların ardından, yeni savaşçılar devşirmek için uğraşıyor. (...) Örgüt uluslararası arenada radikal addedilen komutanları, bilhassa da yabancıları, görevden alarak yerlerine yerel liderler atamaya başladı. Yeni kurulan üç tugayın başına da Suriyeli komutanlar getirildi. Bu da HTŞ’nin terör örgütleri listesinden çıkmak için 2012’den bu yana yaptığı hamlelerin bir devamı.”

Suriye muhalefetinden bir kaynak ise kimliğinin gizli kalması kaydıyla gelişmeyi Al-Monitor’a şöyle değerlendiriyor: “Yeni askeri yapılara dair açıklama tamamen güç gösterisidir. Türkiye tarafından desteklenen gruplara HTŞ’nin hâlen büyüdüğünü, İdlib’deki varlığını korumak için ne gerekiyorsa yapacağı mesajını vermek istiyorlar.” 

Örgütün verdiği ağır kayıplar ve askeri yapılar arasındaki güç dengesizliği düşünüldüğünde “tugay sayısındaki artışın önemli” olduğunu kaydeden kaynak, “Colani’ye yakın isimlerin sayısının mümkün olduğunca artırılması da son derece önemli” diyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Suriyeli Kürtler: Mahsul gaspı Türk yardımlarını gölgede bırakıyor
Amberin Zaman | türk-kürt çatışması | Haz 22, 2020
Suriye’de ‘TL bölgesi’ hayal mi gerçek mi?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Haz 15, 2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
Fehim Taştekin | İdlib | May 15, 2020
Rapor: Suriye Milli Ordusu Libya’ya çocuk askerler gönderiyor
Amberin Zaman | Libya’daki çatışma | May 8, 2020
Suriye’nin kuzeyinde demografik yapıya müdahaleler Arapları da kızdırıyor
Fehim Taştekin | | May 7, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Suriye'nin Nabzı

al-monitor
Suriyeli Kürtler yeni bir tehlikeyle karşı karşıya: Petrol kirliliği
Dan Wilkofsky | Petrol ve gaz | Haz 30, 2020
al-monitor
Suriyeli Kürtler birlik için ‘tarihi adım’ atarken Ankara sessiz
Amberin Zaman | Suriye çatışması | Haz 17, 2020
al-monitor
Barış Pınarı Harekâtı’nın ardından sefalet ve propaganda savaşı devam ediyor
Amberin Zaman | türk-kürt çatışması | May 29, 2020
al-monitor
Suriyeli Kürtler ABD himayesinde uzlaşı görüşmelerine başladı
Ivan Hassib | Kürtler ve Kürdistan | May 1, 2020