Amedspor: Futbolun siyasetle sınavı

Diyarbakır sakinleri arasındaki yaygın inanış, devletin kenti temsil eden Amedspor’a yaklaşımı ile Kürtlere bakışının aynı olduğu şeklinde.

al-monitor .

Mar 22, 2020

DİYARBAKIR - Bir futbol takımı düşünün, son üç yılda 80 deplasman maçını seyircisiz oynamak zorunda kalsın. Ya da bir oyuncusu, olmayan rakip seyirciye hakaret iddiasıyla ceza alsın veya PKK yöneticilerinden destek aldığı iddiasıyla soruşturmaya uğrasın. Bu takımın adı Amedspor, Diyarbakır’ın Kürtçe adını taşıyan takım. Kulübün yaşadığı sorunlar bu ismi almasıyla başladı. Takımın başına gelenler Türkiye’nin Kürt sorununa bakışıyla adeta paralel gidiyor.

1972 yılında Turan Gazozları adıyla kurulan takım, 2015 yılında adı Amedspor olarak değiştirilene kadar pek tanınmıyordu. Değişiklik kulübün internet sitesinde, “İsmini M.Ö. 200’de Asur hükümdarı Adad-Nirari’ye ait bir kılıç kabzasında yer alan ve şehrin adının ‘Amid’ ya da ‘Amidi’ olarak geçmesinden esinlenerek Amed olarak değiştirmiştir” cümleleriyle açıklanıyordu.

Değişikliğin ardından takım şimşekleri üzerine çekmeye başladı. Nedeni “Amed” isminde saklıydı. Diyarbakır’ın Kürtçe adı olarak bilinse de Amed, PKK’nın kullandığı isimdi. Amed’i örgüt sempatizanlarının daha fazla kullanması bu ismi, PKK ile adeta özdeşleştirdi. Amedspor’un Kürt siyasetinin yönettiği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenmesi de ülkenin batısında yaşayanların kafasında onu PKK ile aynı kefeye koydu.

İsim değişikliğinden sonra olayların arkası kesilmedi. 

Nisan 2016’da deplasmanda Ankaragücü'nü 2-1 mağlup eden Amedspor’un beş yöneticisi maçtan sonra rakip takım yönetici ve taraftarlar tarafından darp edildi.

Ocak 2016’da 2-2 biten Başakşehirspor-Amedspor maçında gol atan Semih, golünü asker selamı vererek kutladı. Maç sonrasında 100’e yakın Amedspor taraftarı, rakip takıma çirkin tezahürat yaptıkları gerekçesiyle ters kelepçe takılarak gözaltına alındı. 

Şubat 2016’da Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Kupası maçına "Çocuklar ölmesin maça gelsin" pankartıyla çıkan Amedspor, pankartın izinsiz açıldığı gerekçesiyle cezaya çarptırıldı. Bu pankartın açıldığı dönem, Güneydoğu’da PKK’ya bağlı gruplarla güvenlik güçlerinin şehir merkezlerindeki çatışmaları sürüyordu. Çatışmalarda sivillerin ölmesi tartışmalara neden oluyordu.

Aralık 2016’da Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Kupası maçı sonrası Amedsporlu futbolcular Mehmet Sıddık İstemi ve Mansur Çalar, polisle aralarında çıkan tartışma nedeniyle polise mukavemet gerekçesiyle gözaltına alındı.

Ağustos 2017’de Amedspor’un Mersin İdman Yurdu’nu 7-0 yendiği maç sonrası sahaya giren taraftarlar, futbolcu Deniz Naki’ye yumrukla saldırdı.

Kolunda Kürtçe özgürlük anlamına gelen “Azadi” dövmesiyle dikkat çeken Deniz Naki, tam da PKK’lı gruplar ile güvenlik güçleri arasındaki sokak çatışmalarının yaşandığı dönemde kente geldi. Dövmesi, gol attıktan sonra yaptığı zafer işareti, sosyal medya paylaşımlarıyla Naki hiç gündemden düşmedi. Naki sosyal medyada paylaştığı, “Bizim için bugün çok önemli bir galibiyet oldu. Bize karşı yürütülen bu kirli oyundan alnımızın akı ile çıktık. Böylesi zor bir dönemde halkımıza ufak da olsa umut ışığı olabilmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz” ve “Bu galibiyeti topraklarımızda 50 günden fazladır süren zulümde hayatlarını kaybeden ve yaralılarımıza adıyoruz, armağan ediyoruz. Her biji Azadi” gibi mesajlar nedeniyle tepki çekti. Naki, Cizre’deki Sokak çatışmaları sürerken yaptığı “Bir baba düşünün iki evladı da vurulmuş ve yanlarında öylece çaresizce cansız bedenlerine bakıp duruyor, Cizre’de yasak var diye onları gömemiyor” paylaşımı nedeniyle yargılanıp ceza aldı. Naki daha sonra ömür boyu futboldan men edildi. 

Türkiye’yi terk eden Naki baskılardan kurtuldu ancak Amedspor’un başı dertten kurtulmuyor.

2 Şubat 2020 günü oynanan Hekimoğlu Trabzon maçında Amedsporlu Mansur Çalar, rakip takımın oyuncuları ve seyircilerine yönelik hareketleri nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından toplam 6 maç men ve 6 bin TL para cezasıyla cezalandırıldı. Ancak Amedspor yönetimine göre statta rakip takım taraftarı bulunmuyordu. 

Yönetimin ceza olarak nitelendirdiği “seyircisiz oynama” kararları Amedspor’a karşı son üç yılda 80 kez uygulandı. Deplasmandaki 80 maça Amedspor taraftarı güvenlik gerekçesiyle alınmadı. 80’nci karar Sincan İlçe Güvenlik Kurulu tarafından 15 Şubat 2020 tarihinde Başkent Akademi ile yapılan maç için alındı.

Türkiye İkinci Ligi’nde mücadele eden Amedspor bütün bunları neden yaşıyor? Al-Monitor bu soruyu Kulüp Başkanı Metin Kılavuz’a yöneltti. Meselenin Kürt sorunuyla ilintili olduğunu söyleyen Kılavuz şöyle konuştu: “Amedspor ismini aldıktan sonra ciddi baskılar görüyoruz. Bunun nedenini, Türkiye'deki Kürt sorununa ve diğer farklılıklara yaklaşım sorunu olarak görüyoruz. (...) Gündeme gelme Amedspor’un faaliyetlerinden, yaklaşımlarından kaynaklı değil.” 

Maçlardaki milliyetçi tavırlara tepki gösteren Kılavuz, “Düşünün ki bir şehir bir takımı milli maç havasında karşılıyor. 120 dakika boyunca Mehter Marşı çalınıyor. Çalın ama bunun gelen bütün takımlara karşı çalıyor musunuz? Hayır. Bir takım bir şehre gidiyor müsabaka için, o şehirde hiçbir otel size yer vermiyor. Bu spordan kaynaklanmıyor. Şehrin kimliğine, temsil heyetine yönelik bir yaklaşımdır” diye konuştu.

Kulübün siyasete bulaştığı iddialarını kabul etmeyen Kılavuz şöyle devam etti: “Türkiye'de siyasete en uzak kulüp de Amedspor’dur. Bu yaklaşımlar Amedspor'dan kaynaklanmıyor (...) Türkiye Amedspor'a yaklaşımda (takıma verilen cezalar ve gösterilen tepkiler) dünyada rekora gidiyor. Deplasmanda taraftarlarına güvenlik nedeniyle yasak konuyor. En önemli durumlardan biri bu. Milliyetçi söylemler, sloganlar, marşlar, asker selamları, futbolda olmaması gereken ne kadar görüntü varsa deplasmanlarda bize yapılıyor.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 11 Kasım 2019’da PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın Amedspor’a para bulunması için talimat verdiğini açıkladıktan sonra 20 Aralık 2019’da kulübe müfettiş gönderildi, kayyum atanacağı iddia edildi. 

Kulübe hukuken kayyum atanamayacağını savunan Kılavuz, şöyle konuştu: “Kayyum yasal olarak atanamaz. Mevcut yasalara göre zordur ama atanabilir mi? Buna net bir cevap vermemiz mümkün değil. İçişleri Bakanı’nın açıklamasına binaen müfettiş gönderdiler. Detaylı araştırmalar yapıldı. Müfettiş raporunun sonucu bize henüz ulaşmadı. Açıklamadan sonra müfettiş gönderilmesi endişelerimizi arttırıyor. Durduk yere niye gönderirsin? Her kulübe böyle mi yaklaşılıyor? Hayır.”

Türkiye’nin Kürt sorununa çözüm bulmaya çalıştığı yıllarda Amedspor’un daha az baskı gördüğüne dikkat çeken Kılavuz, “Çözüm sürecinin bitmesi ve Diyarbakır'da yaşanan çatışmalardan dolayı Amedspor üzerindeki baskılar arttı ve hâlen devam ediyor. Siyasal konjonktürle alakalı bir durum” diye konuştu.

Amedspor’u “ötekileştirilenlerin” takımı olarak niteleyen Kılavuz, kulübün felsefesini şöyle özetliyor: “Şiddetin hiçbir sorunu çözebileceğini düşünmüyoruz. Barış dünyada şu anda en acil sorundur, en yüce değerdir. Barış Amedspor'un değer yargılarındandır. Şiddeti reddeden, onun yerine insanların bir araya gelip birbirine dokunabileceği alanların daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünyadaki tüm evrensel değerlere sahip çıkıyoruz.”

Kulübün 18 kişilik kadrosundan sekizi Kürt. Mardin doğumlu Serkan İpek de bunlardan biri. Altı yıldır Amedspor’da oynayan İpek, Amedspor’un hayatında özel bir yere sahip olduğunu belirterek, “Futbol oynarken kendini, halkını temsil ediyorsun” diyor. 

Al-Monitor’a konuşan İpek yaşadıklarını şöyle özetliyor: “Deplasmanlarda ırkçı yaklaşımların, küfürlerin haddi hesabı yok. Bizi dışlamaları, farklı bir gözle bakmaları... Bir takım düşünün, taraftarı yok, ilçe ya da salon takımı ama biz maça gittiğimizde sanki milli maç havasında geçiyor. Biz de bu ülkede yaşıyoruz, farklı bir ülkede mi yaşıyoruz? Diyarbakır nerenin takımı? Biz varız bu bölgede, onlar da bizi kabul edecekler.”

Amedspor’un, UltraAmed, Direniş ve Mor Barikat adıyla üç taraftar grubu bulunuyor. Bunlardan Mor Barikat kadın taraftar grubu. Üç yıldır deplasman maçlarına gidemeyen taraftarlar, Diyarbakır’daki maçları kaçırmıyor. 

Taraftarlardan Mahzun Kazıkçı takımın başına gelenlerin politik olduğu görüşünde. Kazıkçı Al-Monitor’a “Bizden yana politik olduğunu düşünmüyorum ama politik bir dayatma var. Seni politikaya sürüklemeye çalışıyorlar. Oysa bizim politikamız ayrıdır, spor alanımız ayrıdır. Biz taraftarız, herhangi bir örgüt ya da parti temsilcileri değiliz. Bizi zorla politik davranmaya zorluyorlar” diyor.

Başkan Kılavuz’un dediği gibi “Amedspor spordan ötesidir”. 

Halk arasındaki yaygın inanış, devletin Amedspor’a yaklaşımı ile Kürtlere bakışının aynı olduğu şeklinde. Doğru ya da yanlış, tartışılır. Ama Amedspor Kürt sorununda yumuşamanın bir basamağı olabilecekken birçok alanda olduğu gibi burada da fırsat kaçıyor gibi.

Recommended Articles

Suriyelilerin hem işi hem eğitimi koronavirüs kurbanı
Mahmut Bozarslan | Mülteciler | Nis 27, 2020
Kürtler için lanet geri mi dönüyor?
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Nis 23, 2020
Kayyum politikası Kürt siyasetine geçit vermiyor
Mahmut Bozarslan | türk-kürt çatışması | Nis 8, 2020
Türkiye ‘sosyal uzaklaşma’ya ne kadar hazır?
Mustafa Sönmez | Coronavirus | Mar 19, 2020
İdlib’in gölgesinde bir başka cephe: Afrin kapısı
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Mar 2, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Libya’nın Suriyeleşmesi senaryosu kime ne diyor?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | May 29, 2020
al-monitor
COVID-19 salgınında hasat vakti: Virüs mü yoksulluk mu?
Sibel Hürtaş | | May 27, 2020
al-monitor
Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020
al-monitor
Koronaya karşı “Ayasofya” kartı
Kadri Gürsel | Kültürel Miras | May 20, 2020