Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasında askeri işbirliği artıyor

Türkiye’nin gaz arama çalışmaları Doğu Akdeniz’de gerilimi yükseltirken Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs bölgede ortak askeri tatbikat düzenleyerek mesaj verdiler. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Ortak tatbikat sırasında ulusal bayraklarıyla poz veren Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs askerleri. Fotoğraf 6 Kasım 2019’da yayınlanmıştır. Photo by Facebook/MoDGreece.

Kas 18, 2019

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs (Rum kesimi) geçtiğimiz günlerde “Akdeniz’deki olası tehditlere” karşı “Medusa 9” adıyla yeni bir ortak tatbikat gerçekleştirdiler.

Mısır Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Albay Tamer El Rıfai 3 Kasım’da yaptığı basın açıklamasında şöyle dedi: “Silahlı kuvvetlerin dost ve kardeş ülkelerle askeri işbirliğini güçlendirme amacıyla gerçekleştirdiği yıllık ortak tatbikat programı çerçevesinde Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs, deniz ve hava kuvvetleri unsurları ve özel kuvvetlerin katılımıyla Medusa 9 ortak hava tatbikatını başlatmıştır. Yunanistan’da Akdeniz operasyonel sahasında icra edilen tatbikat birkaç gün sürecektir.”

Tatbikatların ilki 2014 yılında Mısır’la Yunanistan arasında yapılmıştı. Kıbrıs 2018’de katıldı ve geçen yıl icra edilen Medusa 6 ve Medusa 7 tatbikatlarında yer aldı. Rıfai, bu seneki tatbikatın “Mısır silahlı kuvvetlerinin dost ve kardeş ülkelerle artan ortaklığı ve askeri işbirliği” doğrultusunda icra edildiğini ve “Akdeniz bölgesinde giderek artan meydan okumalar karşısında katılımcı güçlerin üst düzey savaş kabiliyetlerini ve eğitimlerini” yansıttığını vurguladı. 

Bundan önceki Medusa 8 tatbikatı nisanda gerçekleştirilmişti. 

Akdeniz’de gaz arama çalışmaları nedeniyle Türkiye’yle gerilim yükselirken, uzmanlar son tatbikatta çok daha gelişkin donanımların kullanıldığını vurguluyor. 

Tatbikata paralel olarak Mısır Savunma Bakanı Muhammed Zeki, Kıbrıs Savunma Bakanı Nikos Panayiotopulos ve Yunanistan Savunma Bakanı Savvas Angelidis 5 Kasım’da Atina’da üçlü bir görüşme gerçekleştirdiler. Bakanlar, Türkiye’nin Kıbrıs sularındaki ihlallerini ve Suriye’deki harekâtını kınayan ortak bir açıklama imzaladılar.

Türkiye’nin Kıbrıs sularında yürüttüğü gaz arama çalışmaları, Avrupa Birliği ve ABD tarafından da kınanıyor. Türkiye mayıs ayında Fatih sondaj gemisini Kıbrıs’ın batısına göndermiş, haziranda ise ikinci sondaj gemisi Yavuz Kıbrıs’ın kuzeydoğusuna doğru yola çıkmıştı.

Avrupa Birliği 11 Kasım’da Türkiye’ye yönelik planlanan bir yaptırım mekanizmasına onay verdi. Yapılan açıklamada mekanizmanın “Doğu Akdeniz’de izinsiz hidrokarbon sondaj faaliyetlerinden sorumlu olan ya da bunlarda yer alan kişi ve kuruluşlara yaptırım getirilmesine” imkân tanıdığı belirtildi. 

Yunan Savunma Bakanı Angelidis üçlü görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Türkiye’nin Kıbrıs sularında uluslararası hukuku alenen ihlal eden yasadışı faaliyetlerini, ayrıca Yunanistan hava sahası ve karasularını ihlal eden provokatif eylemlerini kınıyoruz” dedi. 

Mısır Savunma Bakanı Zeki de meydan okumalarla baş etmek ve Ankara’nın eylemleri karşısında ortak menfaatleri savunmak için üç ülkenin işbirliğini sürdürmesi gerektiğini vurguladı. 

Kıbrıs Savunma Bakanı Panayiotopulos ise diğer iki bakana ve ülkelerine Kıbrıs’a bu konuda güçlü ve kararlı destek verdikleri için teşekkür etti. 

Üç bakan, ortak askeri tatbikatları sürdürme, savunma işbirliğini siber güvenlik ve kriz yönetimi gibi farklı alanlarda da derinleştirme konusunda mutabık kaldılar. 

Kahire’deki Mısır Çin Üniversitesi’nde Petrol Mühendisliği Bölüm Başkanı olan Servet Ragıp, Türkiye’nin Akdeniz’deki arama çalışmalarıyla uluslararası kuralları çiğnediğini ve bunun Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan’ı askeri adım atmaya itebileceğini belirtti. 

Al-Monitor’a konuşan Ragıp, “Türkiye’nin eylemleri Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ihlal ediyor, bölgesel gerilimi artırıyor ve her an bir askeri çatışma olabileceğini düşündürüyor. Türkiye’nin bu tutumu karşısında Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan’ın askeri adım atma ihtimali kesinlikle dışlanamaz” dedi. 

Türkiye ile Kıbrıs arasındaki mesele uzun yıllardır devam ediyor. Türkiye’nin 1974’teki askeri müdahalesi, adanın Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında ikiye bölünmesiyle sonuçlanmıştı. Türkiye Kıbrıslı Türklere ait bölgelerde arama yaptığını öne sürerken, Rum yönetimi Türkiye’nin Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiğini söylüyor. 

Ragıp, son tatbikatta Mistral helikopter gemisinin kullanıldığını ve tatbikatın bu açıdan bir ilk olduğunu vurguladı. Mısır’ın başka ülkeleri tehdit etmediğini söyleyen Ragıp, “Mısır sadece kendi topraklarını koruyor ve bu tatbikat da üç ülkenin Doğu Akdeniz’deki menfaatlerini koruma çabaları kapsamında gerçekleşti” dedi.

Nasır Askeri Akademisi müdürünün danışmanlığını yapan Mısır Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Hişam El Halebi’nin 10 Kasım’daki basın açıklamasına göre üç ülkenin görece kısa bir sürede bir dizi ortak tatbikat yapması, bölgenin tümüyle tanımlanmasını amaçlıyor.

Halebi şu ifadeleri kullandı: “Tatbikatlar, ister devletler ister bir grubun veya devletin şemsiyesi altında hareket edebilen terörist unsurlar olsun, kaynaklarımızı hedef almaya meyledenlere karşı caydırıcı bir güç teşkil etmektedir. Medusa tatbikatı, dost ülkelerle işbirliği halinde ekonomik hedeflerimizi karasularımızın dışında da koruyabildiğimize dair bir mesajdır. Tatbikatta Mistral helikopter gemisi gibi birçok modern silah yer aldı. Bu, silahlı kuvvetlerimizin kabiliyetini teyit etmektedir.”

Petrol ve gaz projelerinde uzman olan Mısır Kalkınma Uzmanları Birliği üyesi Hani Faruk, tatbikatı değerlendirirken Mısır’ın bölgesel bir enerji merkezi olmayı amaçladığını ve bu bağlamda bölgesel suların korunmasını istediğini belirtti. 

Ocakta Kahire’de bir araya gelen yedi Doğu Akdeniz ülkesinin temsilcileri, merkezi Kahire’de olmak üzere Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurmuştu. Toplantıya Mısır, Ürdün, Filistin, İsrail, Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya’nın enerji bakanları katılmıştı. 

Bölgesel bir gaz pazarı oluşturmak ve rekabetçi fiyatlar sunmak hedefiyle kurulan bu yapının bir diğer amacı da Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasında ulusal menfaatlerin ve Doğu Akdeniz sularının korunmasında koordinasyon sağlamaktır. Faruk’a göre “Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs için bu gerçekten de dengeyi değiştiren bir olay ve Türkiye buna kolay kolay izin vermez. Ancak üç ülke her türlü eskalasyona karşı hazırlık yapıyor."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020
Kıbrıs’a silah ambargosu kalkacak mı? Trump kararı Pompeo’ya havale etti
Bryant Harris | Yaptırımlar | Nis 14, 2020
Mısır-Türkiye arasındaki enerji kavgası alevleniyor
Rasha Mahmoud | Petrol ve gaz | Mar 27, 2020
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020
Türkiye karşıtı Libya cephesi giderek büyüyor
Ahmed Gomaa | Libya’daki çatışma | Oca 17, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Mısır'ın Nabzı

al-monitor
Türkiye’yi tehdit olarak gören Mısır donanmasını güçlendiriyor
George Mikhail | denizcilik stratejisi | Tem 1, 2020
al-monitor
İstanbul’un fethini 'işgal' diye tanımlayan Mısır kurumu eleştiri oklarının hedefinde
Menna A. Farouk | | Haz 19, 2020
al-monitor
Mısır-Türkiye arasındaki enerji kavgası alevleniyor
Rasha Mahmoud | Petrol ve gaz | Mar 27, 2020
al-monitor
Libyalı Yahudiler ülkelerine dönüş hakkı istiyor
George Mikhail | etnik azınlıklar | Şub 21, 2020