Suriye'nin Nabzı

Suriyeli Kürtleri uzlaştırma çabaları sona mı erdi?

By
p
Article Summary
Fransa’nın Suriyeli Kürtleri uzlaştırma çabalarına son verdiğini duyuran Suriye Kürdistan Demokratik Partisi, girişimin başarısızlığından Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD) sorumlu tutuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suriye Kürdistan Demokratik Partisi (KDP-S) Fransa’nın Suriye’deki Kürtleri uzlaştırma çabalarına son verdiğini açıklarken, Fırat’ın doğusunda yaşanan gelişmeler bölünmüşlüğün Kürtlerin elini zayıflattığı kaygısını artırıyor.

Partinin siyasi raporunda şu bilgilere yer verildi: “Suriye Kürt Ulusal Konseyi (KUK) ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) arasında bir uzlaşı veya anlayış birliği sağlamaya dönük girişim ve çabalar bağlamında Paris’te yaşananlar ve Fransa arabuluculuğunda tek bir sefer haricinde herhangi bir görüşme yapılmadığını KDP-S ve KUK olarak teyit ederiz. Ayrıca PYD’nin kaçırılan kişiler ve siyasi ve adli olarak takibe uğrayan mensuplarımız konusunda işbirliğine yanaşmaması nedeniyle bu girişimlerin bir süre önce sona erdiğini bildiririz. Fransa, alıkonulan kişilerin isimleri ve kaçırılma tarihlerini içeren ayrıntılı bir listenin kendisine verilmesi üzerine PYD’den bu konudaki tutumuna açıklık getirmesini istemişti.” 

KUK ve PYD arasındaki görüşme nisanda Paris’te yapılmıştı. 

PYD liderlerinden Salih Müslim haziranda El Arabiya kanalına yaptığı açıklamada Fransa ile uluslararası koalisyonun Suriye’deki Kürtleri birleştirme girişiminden övgüyle söz etmişti. Aynı haberde KDP-S yetkilisi Muhammed İsmail de diyalog ve uzlaşı amacına hizmet ettiği için Fransa’nın girişimini olumlu karşıladıklarını belirtmişti.

KDP-S Politbüro üyesi ve KUK yerel meclisler sorumlusu Muhsin Tahir yaşanan süreci Al-Monitor’a şöyle özetledi: “Daha en başta Fransız arabuluculara, güven artırıcı adımlara zemin hazırlayan görüşlerimizi aktardık. Kendileri bunları olumlu karşıladılar. Ancak bizler gibi Fransızlar da PYD’nin görüşülen konularda ciddi olduğu kanısına varamadı.”

Tahir Türkiye’nin tehditleri nedeniyle Kürt bölgesinin geleceği konusunda endişeli: “Sanırım Fırat’ın doğusundaki hızlı gelişmeler Fransa’nın girişimini gölgede bıraktı, hatta riske attı. Olası senaryolar şöyle: Ya görüşmeler ABD ve Türkiye’yi memnun eden uzlaşmacı bir çizgide sona erecek ya da savaş, çatışma ve Türkiye’nin askeri müdahalesine doğru yol alınacak.” 

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 11 Ağustos’ta “Fırat'ın doğusundan YPG-PKK'yı temizleyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun temizlenecektir” dedi.

KDP-S ve KUK’un uzlaşı konusundaki tavrı sorulduğunda Tahir, “Kürtler arasında birliği sağlamak, Kürt bölgesini tehditlere karşı korumak ve Kürtleri ortak bir duruşta birleştirmek adına Fransız girişiminin güven ve uluslararası dayanışma temelinde yeniden başlatılabileceğini” belirtti. Tahir sözlerini şöyle sürdürdü: “KDP-S, Kürtler arasında birliği sağlamak için elinden geleni yapacaktır. Saflarımızın birleşmesini, genel olarak Suriye konusunda ve özel olarak Kürt hareketi konusunda ortak tavır sağlanmasını amaçlayan uluslararası arabuluculuk girişimleriyle, bilhassa Fransızlarla, işbirliği yapacağız.”

Al-Monitor’un PYD ve özyönetim yetkililerine ulaşma çabaları yanıtsız kaldı.

Kürtler arası çekişmeden uzak duran ve diyalog çağrısı yapan Suriye Kürt İlerici Demokrasi Partisi’nin (PDPKS) Politbüro üyesi Ahmed Süleyman ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “PDPKS baştan itibaren Fransız girişimine bel bağlamadı. Girişime tam destek vermemize rağmen bu duruşumuzu Fransızlara da aktardık. Böyle bir girişim iki taraf (PYD ve KDP) arasındaki meseleleri çözemez çünkü mevcut bölgesel koşullardan dolayı taraflar anlayış birliğine varamaz.”

Durumun kötüye gideceğini, tansiyonun daha da yükseleceğini düşünen Süleyman şöyle devam etti: “Kürtler bu gerilimler ve kendi aralarındaki ihtilaflar nedeniyle Suriye’ye ve Kürt bölgelerine müdahale eden güçlere etki edemeyecek. Ufukta istikrarsızlık ve tehditler görünüyor.”

Peki, geniş toplumsal desteğe sahip yeni bir yönetim ve idari yapılar kurulabilir mi? Süleyman’a göre “Her şey Kürt partilerinin ne kadar duyarlı olacağına, uzlaşmak için ne kadar istekli ve kararlı olacağına bağlı. Bu uzlaşı, Kürt bölgelerini ciddi tehditlere karşı korurken hem Kürtlerin menfaatlerine hizmet etmeli hem de genel olarak Suriye halkının menfaatleriyle uyumlu olmalı.” 

Süleyman, Kürtler arası uzlaşının “büyük özveriyle elde edilen kazanımları korumak ve Suriye’de çözüm ve istikrarın sağlanmasında Kürtlerin ayrılmaz bir unsur olduğunu tüm taraflara kabul ettirmek” için önemli olduğunu vurguladı. 

Kimi gözlemcilere göre Fransız girişimi sayesinde Suriye’nin müstakbel yeni anayasasında Kürtlerin hakları garanti edilebilirdi. Al-Monitor’un sorularını Paris’ten yanıtlayan araştırmacı ve aktivist İmran Mansur, Fransa’nın Kürt haklarını güvence altına almak istediğini ve sarf ettiği çabaların şu ana kadar sonuçsuz kalmasından üzgün olduğunu vurguladı. 

Mansur şöyle konuştu: “İlk önce Kürtler arasında uzlaşma sağlanmalı, ardından Kürtler ile Araplar arasında anlayış birliğine varılmalı ve Kürtler, Suriye hükümeti ve muhalif Arap güçlerle muhatap olmak için yeni bir hukuki zemin bulmalı. Ne var ki partizan çıkarlar üstün çıktı ve Kürt siyasi partileri anlaşmazlıklarını aşamadı. Dolayısıyla girişim donduruldu.”

Fırat’ın doğusunda kurulması planlanan güvenli bölgeye atıfta bulunan Mansur, “Böyle bir bölge Suriye topraklarında çekişen devletlerin kararına göre şekillenir ve Türkiye Suriye’nin geleceğinde Kürtlerin rol almasını kabul etmez. Fransa’nın girişimi başarılı olsaydı Türklerle ve diğer bölgesel güçlerle müzakere edebilecek yeni bir Kürt yapısı, bu bölgenin kuruluşunu önleyebilir, Türkiye’nin öne sürdüğü tüm gerekçe ve kaygıları giderebilirdi” dedi.

Güvenli bölgede rol alacak silahlı güçlere gelince Mansur şöyle konuştu: “Rojava Peşmergesi Amerikan denklemine girecek, güvenli bölgeyi koruyup denetleyecek askeri güçleri takviye kararının parçası olacak. Kürt bölgelerinde demografik yapının değiştirilmesine dair kaygılar var. Özellikle Türkiye, Suriyeli mültecileri Rakka ve Deyrizor gibi Arap vilayetlerine göndermek yerine Fırat’ın doğusundaki Kürt bölgelerine yerleştirmeye çalışacak.”

Arabuluculuk girişiminin durdurulduğuna dair açıklamanın biçimi de bazıları için şaşırtıcı olmuş. Bağımsız Kürt politikacı Ekrem Hüseyin Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Fransız girişiminin askıya alındığı Fransa tarafından duyurulması gerekirken niçin KDP-S tarafından açıklandı? PYD’den hâlâ bir şey duymuş değiliz. Peki, girişim öngörülen süre dolduğu için mi sona erdi yoksa öne sürülen koşullar veya başka sebeplerden dolayı mı? Her hâlükârda uzlaşıya dönük çaba ve girişimlerin durmuş olması kötü bir gelişme. Kürtlerin Suriye’deki geleceğine ilişkin müzakere ve diyaloglar masadan kalkmamalı.”

Uzlaşı çabalarını engelleme konusunda tarafların birbirilerini suçlayacağını belirten Hüseyin, özyönetim idaresini de şöyle eleştirdi: “Güven inşa etmek için Kürt gruplarının kapatılan bürolarını açmaları, alıkonulan KUK mensuplarını serbest bırakmaları veya akıbetlerini açıklamaları, siyaset, medya ve sivil toplum çalışmalarında özgürlük sağlamaları, ortak bir Kürt duruşuna zemin hazırlamaları gerekiyordu. Bunun yanı sıra inisiyatif alarak Kürtleri uluslararası toplantılarda, özellikle Suriye Müzakere Komisyonu’nda temsil edecek bir heyet oluşturmaları ve Türkiye’nin ciddi tehdidi altında olan Kürt bölgesinin tüm unsurlarının ortaklığına hizmet edecek şekilde mevcut idarenin yeniden yapılandırılması için çalışmaları gerekiyordu.”

PYD’yi de kapsayan çatı bir örgüt olan Suriye Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) liderlerinden Eldar Halil, yerel bir kanalda yaptığı açıklamada ellerinde siyasi tutuklu bulunmadığını, bu konudaki taleplerin son bulması gerektiğini söyledi. Halil’e göre KUK’un Fransa’ya verdiği listede özyönetim idaresi ve PYD tarafından alıkonulduğu iddia edilen 12 isim yer alıyordu. 

Türkiye Fırat’ın doğusuna yönelik tehditlerini artırırken Kürt halkı hem Suriye genelinde hem de Suriye Kürdistanı’nda siyasi uzlaşı bekliyor. Siyasette ve kamuoyunda korku ve endişe hâkim.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Shivan Ibrahim is a journalist who holds a master's degree in philosophy. He writes opinion articles and covers social, political and civil topics in several Arabic and Kurdish periodicals and newspapers.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept