Irak'ın Nabzı

İslam Devleti Irak’ta hâlâ canlı

By
p
Article Summary
Irak’ta son günlerde yaşanan terörist saldırılar, İslam Devleti örgütünün yeniden güçlenmekte olduğunun işareti olarak görülüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak’ta Ramazan Bayramı’nda meydana gelen terörist saldırılar İslam Devleti (İD) örgütünün yeniden canlandığı korkusunu körükledi.

İD 4 Haziran’da Bağdat’ın kuzeybatısındaki Termiye’de Iraklı askerleri tuzağa düşürdü, yedi asker ve subayın ölümüne, en az 12 askerin yaralanmasına neden oldu. Saldırıya uğrayan askerler, Bağdat Harekât Komutanlığı’na bağlı Komando Taburu’ndandı ve bölgeye, bir aracın patlayıcı düzeneğin üzerinden geçmesi sonucu patlama olduğuna dair sahte ihbarlar üzerine gitmişlerdi. Askerler bölgeye ulaşır ulaşmaz keskin nişancıların hedefi oldular. Saldırganların hiçbiri yakalanamadı.

Bayram namazının ardından konuşan Asaib Ehl El Hak Genel Sekreteri Kais El Hazali, Başbakan Adil Abdül Mehdi’ye seslenerek Termiye’deki duruma acil müdahale istedi ve “İD Termiye’den hiçbir şekilde gitmiş değil” dedi. İD için Termiye’de hâlâ güvenli yerler olduğunu söyleyen Hazali, Başbakan’ın bölgede temizlik operasyonu başlatmasını istedi.

Termiye saldırısıyla aynı gün meydana gelen bir diğer saldırıda Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) üyeleri hedef alındı. Saldırının yaşandığı Bağdat’ın güneyindeki Curf El Sahar bölgesi, 31 Mayıs’ta da HSB mensuplarına yönelik ölümlü bir saldırıya sahne olmuştu. Yerel yetkililer “önemli sayıda İD militanı”ndan bahsettiler.

4. Tümen’e bağlı Keşif Kıtası, askeri istihbaratın desteğiyle 5 Haziran’da Ramadi yakınlarında bir grup İD militanının saklandığı mağarayı kuşattı. Çıkan çatışmanın ardından savaş uçakları devreye girdi ve hava saldırısı yedi militanın öldürülmesiyle sonuçlandı. Mağarada çok sayıda patlayıcı kemer ve silah bulundu. HSB ve Irak ordusunun aynı gün Anbar’da Milh Gölü yakınlarında düzenledikleri ortak operasyonda da üç İD militanı öldürüldü.

30 Mayıs’ta Kerkük’te yaşanan bir diğer olayda altı patlayıcı düzeneğin infilak etmesi sonucu beş kişi hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı.

Kerkük saldırılarının ardından Reuters haber ajansı bazı İD militanlarının Hamrin Dağları’nda yeniden örgütlenmeyi başardıklarını yazdı. Hamrin Dağları, İran sınırındaki Diyala vilayetinden başlayarak Dicle Nehri’nin kuzeybatısından Selahaddin vilayetinin kuzeyi ve Kerkük vilayetinin güneyine kadar uzanıyor.

Güvenlik durumunun kötüye gitmesi, önde gelen Şii din adamı Mukteda El Sadr’ı da hükümeti uyarmaya sevk etti. Sadr ya hükümetin hemen harekete geçmesini ya da kendisine bağlı silahlı bir örgüt olan Seraya El Selam’ın sorunu çözmesine izin verilmesini istedi.

Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Kerim El Kabi ise 4 Haziran’daki açıklamasında şöyle dedi: “Irak ordusunun Termiye bölgesinde hedef alınması, İD’in Curf El Sahar, Kaim ve başka bölgelerde terörist eylemlere kalkışması, ilgili herkesin (…) acil ve pratiğe dönük adımlar atmasını, terörün bertaraf edilmesini ve hesap sorulmasını gerektiriyor. Kerkük olaylarının ardından da en yüksek seviyede tedbir alınması, güvenlik planlarının gözden geçirilmesi ve uyuyan İD hücrelerine karşı ön alıcı adımlar atılması için çağrıda bulunmuştuk.”

Irak silahlı kuvvetlerinin başkomutanı olarak Başbakan Abdül Mehdi’ye seslenen Kabi, İD’le mücadelede istihbarat birimlerinin daha etkin rol üstlenmesini, örgütün Bağdat çevresindeki kent ve kasabalarda yaptığı planların önceden ortaya çıkarılıp engellenmesini, başkentte ve diğer vilayetlerde sıklıkla güvenlik zafiyetinin yaşandığı yerlerde tedbirlerin artırılmasını, İD militanlarının kaçmak veya silah taşımak için kullandıkları Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye sınırlarının hava kuvvetleriyle işbirliği halinde takviye edilmesini istedi.

İD’in Irak’ta yeniden canlandığı uyarıları sadece Iraklı yetkililerden gelmiyor. ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve İD karşıtı koalisyondaki temsilcisi olarak görev yapan Büyükelçi James Jeffrey, 4 Haziran’da Washington’daki Orta Doğu Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada “Daha bitmedi. (…) Irak ve Suriye’de on binlerce uyuyan hücre var” ifadesini kullandı.

Jeffrey şöyle devam etti: “İD’in kalıcı mağlubiyeti için herhangi bir takvim yok. (…) Bu, devam eden bir süreçtir ve hücrelerin tekrar ortaya çıkma riski her zaman var.” Terörle mücadelenin uzun vadeli olduğunu vurgulayan Jeffrey, Almanya’dan örnek göstererek “Görece küçük bir terör hareketi olan Baader–Meinhof’ın bitişi 40 yılda ilan edilebildi” dedi.

Geçen ay yayınladığı videoyla takipçilerine seslenen İD lideri Ebu Bekir El Bağdadi, yeni strateji olarak gerilla savaşına geçiş çağrısı yaptı. İD’in son faaliyetleri, uyuyan hücrelerin yeniden örgütlenerek hassas bölgelerde yayılmakta olduklarına işaret ediyor. Bunun nedeni ise Bağdat, Kürdistan bölgesi ve Sünni bölgeler arasında süren anlaşmazlıklar. Bu anlaşmazlıklar sayesinde İD güvenlik zaafiyetlerinden yararlanıyor ve ülke çapında düzenli eylemler yapabilmek üzere Hamrin Dağları ile Yukarı Mezopotamya çöllerinde yeni, hareketli üsler kurma imkanı buluyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: İslam Devleti

Ali Mamouri, Al-Monitor’un İran’ın Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Dini konular üzerine uzmanlaşmış bir araştırmacı yazar olan Mamouri, İran ve Irak’ta dini okullarda ve ayrıca İran üniversitelerinde eğitmenlik yapmıştır. Yazarın dini konularda ve Ortadoğu’da toplumsal dönüşüm ve mezhepçilik üzerine yazdığı bir dizi makale, her iki ülkede yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept