Irak'ın Nabzı

Irak’ın İD tutuklularıyla imtihanı

By
p
Article Summary
Fransa, İslam Devleti militanlarının hem Irak’ta yargılanması hem de ülke kanunlarına rağmen idam cezasına çarptırılmaması için Bağdat’a baskı yapıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak, İslam Devleti’yle mücadele sorununu büyük ölçüde çözdü şimdi sırada pek çoğu Irak’ta mahkemeye çıkarılmayı bekleyen binlerce cihatçının ne olacağı sorusu var.

Irak’ta İD saflarında savaşan binlerce tutuklu var. Dahası, Bağdat’tan, Suriyeli Kürtlerin elinde olan yaklaşık bin yabancı örgüt militanını da ülkeye alması isteniyor, bu yönde uluslararası baskı yapılıyor. Bu tutukluları, vatandaşı oldukları 50 farklı ülkeye göndermek yerine topluca Irak’a göndermek daha makul bir çözüm addediliyor.

Örneğin Fransa kendi vatandaşı olan örgüt militanlarının ülkeye geri dönmesini istemiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çoğu idam cezasına çarptırılacak olsa da duruşmaların Irak’ta görülmesi gerektiğini savunuyor. İD militanlarının ekseriyeti Irak makamları tarafından idamla cezalandırılıyor. 1977’de idam cezasını kaldıran Fransa ise Irak’ta geçen yıl ocak ayında yargılanan iki radikal dinci Fransız militanının idamla cezalandırılması halinde sürece müdahil olacağı tehdidinde bulunmuştu. Fakat Macron yine de İD savaşçılarının yakalandıkları ülkede, yani Suriye veya Irak’ta yargılanmaları gerektiğinde ısrarcı.

Irak yargısından bir kaynağın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre birkaç hafta önce Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Suriye’de yakalanan bir grup Fransız İD militanı, yakında Irak’ta mahkemeye çıkarılacak. Kaynak şu an 10 olan tutuklu sayısının ileride artabileceğine dikkat çekiyor.

Irak Stratejik Çalışmalar Grubu’nun Başkanı Vatik El Haşimi’ye göre Cumhurbaşkanı Berham Salih de duruşmaların Irak’ta yapılmasından yana. Al-Monitor’a konuşan Vatik Bağdat’ın asıl endişesinin yaklaşık bin tutukludan kaynaklanacak mali yük olduğunu ve Irak’ın bu masraflar için yabancı devletlerden 2 milyar dolarlık destek istediğini belirtiyor.

Iraklı yetkililer ise İD militanlarıyla dolup taşan cezaevlerinin terör örgütleri için bir militan devşirme yuvasına dönüşmesinden endişe ediyorlar.

İD’in Irak hapishanelerinde yeniden canlanmasından korktuğunu söyleyen eski Milletvekili Rezzan Şeyh Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Cezaevlerimizin hâlihazırda zaten bir sürü sorunu var. Bunlar bir ıslah evi vazifesi görmüyorlar. Bu nedenle kolaylıkla yeni bir terör örgütü ortaya çıkabilir. Bu yüzden Irak bu konuda bir anlaşmaya yanaşmamalı.”

Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre Irak’ın kapasitesinin üzerinde çalışan cezaevi ve gözaltı merkezlerinde hâlihazırda yüzde 120’lik bir doluluk söz konusu. Ülke, Fransa ya da diğer Avrupa ülkelerinin talep ettiği uluslararası standartları karşılayacak yeni cezaevlerine sahip değil.

El Nahran Stratejik Çalışmalar Merkezi’nin araştırmacılarından Hişam El Haşimi de Irak hapishanelerinin çok yakında Bucca Kampı benzeri bir terör yuvasına dönüşebileceği kanısında.

Haşimi Al-Monitor’a şöyle diyor: “Yabancı İD savaşçılarının Irak’ta barınması ülkenin menfaatine değil. Tutuklulara idam cezası verilmesi Irak’ı uluslararası insan hakları kuruluşlarıyla karşı karşıya getirecek. Onları cezaevlerinde barındırmak ise faaliyetlerini sürdürmelerine imkân tanıyacak.”

Uluslararası Af Örgütü’nün Irak ofisinden Rezav Salihi’nin Al-Monitor’a yaptığı açıklama da bu kaygıyı doğrular nitelikte: “Görüştüğümüz çok sayıda aile, erkek akrabalarının Bucca Kampı’na girdikten sonra İD’e katıldığını anlattılar.”

Fransız hükümeti şu an Irak yargısının bağımsızlığını sorgulayan ve idam cezasına karşı çıkan basın ve insan hakları kuruluşlarının hedefinde. Yani Fransa hem Fransız vatandaşlarının Irak’ta barındırılmasını hem de Macron’un tutukluların idam edilmemesi için Bağdat’a baskı yapmasını istiyor. Salihi şöyle diyor: “Son yıllardaki emsaller çoğunun büyük ihtimalle idamla cezalandırılacağını gösteriyor. Irak idam cezasına en çok başvuran ülkelerin başında geliyor. Resmi makamlar terör suçlarına karşı çoğu zaman idama başvuruyor.”

Cumhurbaşkanı Salih’in Paris ziyareti sırasında yaptığı açıklama da insan hakları örgütlerinin kaygılarında haklı olduğunu ortaya koyuyor. Salih 25 Şubat’taki ziyaretinde tutukluların “Irak kanunlarına göre yargılanacaklarını” vurgulamıştı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: İslam Devleti

Iraklı gazeteci Mustafa Saadoun, insan hakları alanında çalışıyor ve kurucusu olduğu Irak İnsan Hakları Gözlemevi’nin başkanlığını yürütüyor. Daha önce Irak Temsilciler Konseyi’nde muhabirlik yapmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept