Irak'ın Nabzı

Türkiye ve İran’ın barajları Irak’ta susuzluk korkusunu körüklüyor

By
p
Article Summary
Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyesi bu yıl yükselmiş olsa da Türkiye’nin doldurmaya hazırlandığı Ilısu Barajı, Irak’ta önümüzdeki yıllar için endişe yaratıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

BAĞDAT — Irak’ta bir dizi büyük baraj yoğun yağmur yağışları sayesinde dolarken Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyesi de arttı. Ancak ülkedeki kuraklık tehlikesi geçmiş değil.

Türkiye tartışmalı Ilısu Barajı’nı doldurmaya hazırlanıyor, İran da Irak’a akan ırmakları besleyen suları kesmeye devam ediyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7 Mart’ta Dicle üzerindeki Ilısu Barajı’nı haziranda doldurmaya başlayacaklarını söyledi. Bağdat yönetimi bu sürecin Irak’ta geniş arazileri susuz bırakacağı uyarısında bulunmuştu.

Irak Su Kaynakları Bakanlığı’na göre rezervuarlarda şu an 29 milyar metreküp su var ve bu miktar önümüzdeki yaz ve kış mevsimi için yeterli. Ancak Ilısu Barajı’nın doldurulması iki-üç yıl sürecek ve stratejik rezervuarların tükenmesi Irak’ın su güvenliğini riske atacak. Türkiye ile uzun zamandır süren ve geçen sene doruğa ulaşan bu krizi çözmek için Irak’ın elinde net bir imkân yok.

Türkiye’nin güneydoğusunda Dicle üzerinde yer alan Ilısu Barajı projesi 2006’da başlamıştı. Ilısu, Ankara’nın Dicle ve Fırat üzerinde yapmayı planladığı 22 barajdan biri. Irak sınırına 65 kilometre mesafede bulunan baraj, 1820 metrelik uzunluğa, 135 metrelik yüksekliğe, iki kilometreye varan genişliğe ve 300 kilometre karelik bir havza alanına sahip.

Irak Su Kaynakları Bakanlığı’nda danışman olan Avn Diab Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Barajın hazirandan itibaren doldurulması, yoğun yağmurlarla yüksek seviyeye ulaşan su rezervleri sayesinde Irak’ı bu yıl fazla etkilemeyecek. Ancak önümüzdeki yıl kurak geçerse barajda dolumun devam etmesi Irak’ın Dicle’den aldığı payı mutlaka etkileyecek.”

Diab, barajın dolumu sırasında Dicle sularının tamamen kesilmeyeceği ve Dicle’nin Türk topraklarındaki en büyük kolu olan Zap’ın sularına zarar verilmeyeceği konusunda Türkiye’yle Irak arasında anlayış birliğine varıldığını belirtti. Diab bu mutabakatın resmi bir anlaşma olmadığını ve işleyişinin iki ülke arasındaki ilişkilere bağlı olacağını vurguladı.

Irak parlamentosu üyesi Muhammed Emin, Rudaw’a yaptığı açıklamada Türkiye’yle yaşanan su krizinde çözüm olasılığından bahsetti: “Türkiye’yle ortak bazı projeler var, barajın doldurulması konusunda da işbirliği devam ediyor. Türkiye ayrıca uluslararası örgütlerin desteğiyle Irak ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile üç ortak barajın inşası için öneride bulundu.”

Emin’e göre önerilen barajlar su rezervlerini artırmaya ve Ilısu sorununu büyük ölçüde çözmeye yardımcı olabilir.

Irak Parlamentosu’nda Su Komisyonu üyesi olan Mansur El Beyci ise Ankara’nın Bağdat’a faydalı olacak herhangi bir çözüm arayışında olmadığını düşünüyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Beyci şöyle konuştu: “Irak ciddi bir su ablukası altında ve Türkiye su konusunu siyasi amaçlarla kullanıyor. Irak, yıllarca sürebilecek bir krizi kontrol altına almak için harekete geçmeli. BM gibi uluslararası örgütler krizin çözümü için müdahil olmalı. Ortak nehirlerin sahipliği ortaktır. Irak sabit su payları garantileyen anlaşmalar yapmadığı sürece baraj doldurmanın ertelenmesi veya bol yağmur yağması kuraklık yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.”

Irak sınır aşan sulara ilişkin tek bir anlaşmaya sahip: Şattülarap’ın paylaşımı konusunda 1975’te imzalanan Cezayir Anlaşması ki bu düzenlemeye, bugün Bağdat’ın da Tahran’ın da itirazları var. Yıllarca pek konuşulmayan bu anlaşma, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin 11 Mart’taki Irak ziyaretiyle yeniden gündeme geldi. Kimi uzman ve gözlemciler anlaşmanın Irak’ın lehine olmadığına inanırken, kimileri de Şattülarap’a dökülen Karun Nehri’nden Irak’a su vermesi için İran’ı bağlayacağını söylüyor. Bu sayede su seviyesi artacak ve sahil şeridi yüksek tuzluluktan kurtulacak.

Ancak, Karun ve Küçük Zap dâhil kaynağı İran’da olup Irak’a akan 42 ırmak kolunun akışını durduran ya da azaltan Tahran’ın, bu nehirler üzerinde yeni barajlar inşa ettiği düşünülürse su vermek için taahhüde girmesi olası değil. Sonuncusu Küçük Zap üzerindeki Kolsa Barajı olmak üzere bugüne kadar toplam 109 baraj inşa edildi.

Al-Monitor’a konuşan Irak Parlamento üyesi Raad Eldalki’ye göre “Kolsa ve Ilısu başta olmak üzere İran ve Türkiye’de yapılan barajlar yüzünden Irak’ı eninde sonunda su sıkıntısı vuracak. Komşu ülkeler Bağdat’la işbirliği yapmaya, krizi çözmeye yanaşmazlarsa Irak hükümetinin bu krizi uluslararası platforma taşıması lazım.”

Eldalki, İran’ın Karun’un akış yönünü değiştirme çalışmalarına Irak’ın müdahale edemediğini ve bunun, baraj sorunundan bile daha tehlikeli olduğunu vurguladı.

Görünen o ki su konusunda Türkiye, Ürdün ve Suriye gibi komşularla ikili anlaşmaları olmayan ve rezervuarları büyütmek için yeni baraj planları bulunmayan Irak, geçici yağmur mevsimlerine bel bağlayacak. Bir sonraki kuraklık krizi hiç kolay olmayacak. Zira nehirlerin yukarı kıyıdaşları olan Türkiye ve İran, sınırlı miktarda su verme karşılığında koşul dayatma konumunda olacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Water Issues

Iraklı gazeteci yazar Omar Sattar siyasi konulara odaklanıyor. Siyaset bilimi mezunu olan Sattar, Irak ve Arap dünyasının çeşitli medya kuruluşlarında çalışmıştır.

 
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept