Irak'ın Nabzı

Suudi Arabistan Irak’la ilişkilerini onarmakta mesafe alıyor

By
p
Article Summary
Irak’taki İran nüfuzunu azaltmak isteyen Suudi Arabistan, Irak’la arasını düzeltmeye çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) yöneticisi Falih El Fayyad’ın 31 Ocak’ta Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret, Irak’la Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin giderek düzeldiğinin yeni bir işareti oldu.

İran’a yakın olan ve Başbakan Adil Abdül Mehdi hükümetinin İran yanlısı içişleri bakanı adayı olarak görülen Fayyad, Riyad ziyaretiyle Haşdi Şabi olarak da bilinen HSB’nin Irak’ta Suudi menfaatlerini hedef almayacağı konusunda güvence vermeyi amaçlıyordu.

Fayyad’ın ziyareti öncesinde 24 Ocak’ta Başbakan Abdül Mehdi ile bir telefon görüşmesi yapan Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, güvenlik alanı başta olmak üzere Riyad’ın Bağdat’a desteğini yineledi. Bölgesel gerilimler düşünüldüğünde bu mesaj, Riyad’ın geçmişi telafi etme ve Irak’la olumlu bir ilişki geliştirme arzusunu vurguluyordu.

Abdül Mehdi Veliaht Prens’le görüştüğü gün Suudi Arabistan’ın Bağdat Büyükelçisi Abdül Aziz El Şammari’yi de kabul etti. Büyükelçi, Abdül Mehdi’ye, Kral Selman Bin Abdülaziz El Suud’dan Riyad’a resmi bir davet iletti.

İki Arap komşunun artan temasları İran’ı huzursuz ediyor olmalı. Zira İran’ın 15 yıldır Irak’ta hiçbir Arap rakibi olmadı. Bazılarına göre ise Irak’la Suudi Arabistan’ın gelişen ilişkisi Suudilerin İran’a karşı hamlesi olarak algılanmamalı.

Londra merkezli El Hayat gazetesi yazarı Hamid El Kifai Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Suudilerin Irak’a yönelik yeni yaklaşımı Bağdat’ın yararına. Suudilerin Irak’la her yakınlaşma girişimi İran’a karşı bir hareket olarak görülmemeli. Irak hem İran’la hem Suudi Arabistan’la işbirliği yapabilir, arada bazı görüş ayrılıklarının olması önemli değil. Ülkeler arası ilişkilerde bu normal bir durum.”

Kifai şöyle devam etti: “Suudi-Irak yakınlaşması, aralarında coğrafya, ekonomi, kültür, siyaset ve güvenlik bağları olan iki ülke için son derece önemli. Taraflar, güvenlik alanının yanı sıra ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliği dâhil pek çok konuda uzlaşmak zorunda. İşbirliği ihtiyacı daha fazla göz ardı edilmemeli. İki ülke 2003-2004’ten itibaren daha güçlü ilişkiler kurmalıydı.”

Görünen o ki Suudi Arabistan’ın Irak’la ilişkileri geliştirme arzusu, hükümet ve devlet kurumlarının ötesinde daha geniş bir çerçeveye sahip. Siyasi partilerin liderleriyle de temas kurmak isteyen Suudi Arabistan, sadece Sünni isimlerle değil Şii isimlerle de görüşüyor. Örneğin Sadr Hareketi’nin lideri Mukteda El Sadr ve Ulusal Hikmet Hareketi lideri Ammar El Hâkim Suudi Arabistan’ı ziyaret eden isimler arasında yer alıyor.

Suudi-Irak yakınlaşması siyaset ve güvenlik alanlarıyla sınırlı değil. Suudi Arabistan ekonomik konulara da odaklanıyor. İki ülkenin oluşturduğu eşgüdüm konseyi üzerinden 16 anlaşma sağlandı. Bunlardan biri hava ve deniz taşımacılığı ile ilgili. İmzalanan bir başka anlaşmayla Irak’ta bir milyon hektarlık bir arazinin tarımsal yatırım projesi kapsamında üretime kazandırılması öngörülüyor.

İkili ilişkilerin geliştiğini vurgulayan Abdül Mehdi, Veliaht Prens’le yaptığı telefon görüşmesinde “iki kardeş halkın bu yakınlaşmasını memnuniyetle karşıladığını” belirtti.

Washington merkezli Ulusal Demokrasi Vakfı’nda kıdemli araştırmacı olarak çalışmış olan Rahman El Cuburi Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Suudi Arabistan Irak’ı ulusal güvenlik sisteminin parçası ve genel olarak Arap güvenliğinin parçası olarak görüyor. Kötü ilişkiler bu sistemi etkileyebilir. Suudi Arabistan ayrıca Irak’ın kendisiyle ilişkisi ne kadar güçlenirse İran’la ilişkisinin o kadar zayıflayacağına ya da en azından bir denge sağlanacağına inanıyor. Bu bağlamda Suudilerin Irak’a desteği Irak’ın iç değişkenleriyle bağlantılı.”

Suudi Arabistan Irak’la ilişkilerini İran nüfuzunu azaltacak, Irak’taki siyasi süreçte, ekonomi ve güvenlik alanlarında İran’la rekabet etmesine imkân verecek şekilde geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Irak’taki İran etkinliğinin frenlenmesi Riyad ve Washington’un ortak menfaati olduğuna göre ABD bu yakınlaşmaya belli ölçüde katkı yapabilir ki bu da Bağdat’ın yararına olur.

Suudi Arabistan, Irak’la ilişkilerini güçlü bir şekilde onararak bir taşla iki kuş vurmayı amaçlıyor: Irak’taki İran nüfuzunu azaltmak ve Körfez’deki krizde Irak’ı kendi tarafına çekmek. Katar’ın giderek İran’a yaklaştığı bir ortamda Suudi Arabistan Katar’la kavgasında Irak’ın ortaklığına ihtiyaç duyuyor.

Irak’ı Arap dünyasının önemli bir unsuru olarak gören Suudi Arabistan, İran’ın artan nüfuzu karşısında Irak’ı bir kez daha yalnız bırakmamak gerektiğini düşünüyor. Nisan 2003’ten sonra Irak’a sırt çeviren Suudi Arabistan, Bağdat’taki büyükelçiliğini ancak iki yıl önce yeniden açtı.

Bağdat-Riyad ilişkilerinin uzun yıllar süren soğukluktan sonra bugün önemli ölçüde düzeldiği, karşılıklı güven tesis etmekle geçen yılların ardından ekonomik ve siyasi işbirliği istikametinde yeni bir safhanın başladığı söylenebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: security cooperation, economic development, us-iraqi relations, us-saudi relations, iranian influence, saudi-iranian rivalry, saudi-iraqi relations

Iraklı gazeteci Mustafa Saadoun, insan hakları alanında çalışıyor ve kurucusu olduğu Irak İnsan Hakları Gözlemevi’nin başkanlığını yürütüyor. Daha önce Irak Temsilciler Konseyi’nde muhabirlik yapmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept