Irak'ın Nabzı

Erdoğan’ın Irak Kürdistanı’ndaki planları geri tepebilir

By
p
Article Summary
Neçirvan Barzani’nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde (KBY) başbakan olarak devam etmeyeceği haberi Ankara’da, yeni KBY kabinesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müttefiklerinden oluşmayacağı kaygısı yaratıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak’ın kuzeyinde Erbil ve Dohuk vilayetlerini kontrol eden Kürdistan Demokratik Partisi (KDP), son 10 yılda Türk hükümetiyle ticaret, enerji ve güvenlik alanlarında yakın bir iş birliği yürüttü. Bu açılımın baş mimarı KDP’nin önemli isimlerinden Neçirvan Barzani oldu. KDP, Irak’taki diğer Kürt gruplarından farklı olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baş düşmanı olan PKK gerilla hareketine karşı da 1990’lardan itibaren denge ağırlığı oluşturdu, PKK’nın faaliyetlerini izleyebilmesi için Türkiye’ye askeri üsler kurma imkânı tanıdı.

Ne var ki 2012’den beri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) başbakanı olan Neçirvan Barzani, yeni KBY kabinesini kurmak için KDP tarafından aday gösterilmedi. Bu durum, 2014’te Barzani ile 50 yıllık gizli kapaklı bir enerji anlaşması yapan Erdoğan’ı endişelendiriyor.

Kısaca, KDP Erdoğan için kritik bir ortak oldu. Neçirvan Barzani’nin başbakanlığı sürdürmeyeceği haberi aralık başında patladığında Venezuela’da bulunan Erdoğan, Caracas’tan telefon açarak Erbil’de olup bitenlerin detayını öğrenmeye çalıştı. Görüşme hakkında bilgi sahibi olan iki ayrı kaynağa göre Erdoğan endişeliydi. Kaynaklardan biri, “Neçirvan birkaç dakika boyunca Erdoğan’ı değişikliklerden kaygı duymaması gerektiğine ikna etmeye çalıştı.” dedi. Diğer kaynak ise Erdoğan’ın Barzani’ye doğrudan “Değişikliklerden memnun musun?” diye sorduğunu aktardı. Barzani Erdoğan’a, hükümeti kurma görevinin kuzeni Mesrur Barzani’ye verilmesinin oy birliğiyle kararlaştırıldığını söylese de yabancı diplomatlar ve KDP’ye yakın kaynaklar sürecin sancısız olmadığını, oldukça sert geçtiğini söylüyorlar.

Muktedir Barzani ailesiyle ilgili değişiklikler bir aile meselesi olmanın ötesinde Türkiye ve İran’ın da yakından izlediği bölgesel bir meseledir.

Irak ve Suriye’deki Kürt sorunu Erdoğan’ın zihnini son yıllarda fazlasıyla meşgul ediyor. Türkiye bugün hem kendi topraklarında hem Kürdistan’ın İran, Irak ve Suriye’deki parçalarında Kürt gruplarla mücadele ediyor.

İran yönetimine karşı savaşan PKK bağlantılı bir gerilla grubu olan Kürdistan Yaşam Partisi’ne (PJAK) yakın kaynaklara göre Türk uçakları son yıllarda PJAK militanlarını İran sınırında Tahran’ın onayıyla birkaç kez bombaladı. Türkiye’nin güneydoğusunda PKK’yla mücadele eden Türk güvenlik güçleri, PKK’yı sıkıştırmak için Irak Kürdistanı’nda da onlarca üs oluşturmuş durumda.

Geçen sene de Suriye’nin Kürt nüfuslu Afrin bölgesini ele geçiren Türkiye, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 10 Ocak’taki açıklamasına göre ABD çekilsin veya çekilmesin Suriye’deki Kürt milisleri hedef almaya kararlı. Türkiye Suriyeli Kürtlere hücum ederse ABD Başkanı Donald Trump’ın Türk ekonomisini “mahvetme” tehdidini yerine getirip getirmeyeceği ise meçhul.

Türkiye sınırının yanı başında Washington’da, diğer Batı başkentlerinde milyonlarca dolar harcayarak lobi yapan ikinci bir özerk Kürdistan görmek istemiyor. 1992’den bu yana Türkiye Iraklı Kürtlerle bir dizi sorun yaşadı. Zira PKK militanları, Irak Kürdistanı topraklarından Türkiye’ye geçerek Türk güvenlik güçlerine ve onlarla iş birliği yapan Kürtlere saldırılar düzenliyor. Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin ilk 10 yılında Türkiye Peşmerge’yi Irak Kürdistanı dağlarında PKK’yla kanlı bir mücadele yürütmeye ikna etmişti. Ancak diğer ülkelerle uluslararası bağlarının zamanla güçlendiğine inanan Iraklı Kürtler daha bağımsız aktörler haline geldiler.

Suriyeli Kürtler konusu Erdoğan için büyük bir baş belâsıyken bir diğer sorun da PKK’nın Süleymaniye bölgesindeki faaliyetleri. Bölge Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) merkezi. İki üst düzey Türk istihbarat görevlisinin ağustos 2017’de Süleymaniye yakınlarında PKK tarafından kaçırılmasından bu yana Ankara KYB’ye PKK’nın faaliyetlerini kısıtlaması için muazzam baskı uyguluyor. Irak Kürdistanı’nın eylül 2017’de bağımsızlık referandumuna gitmesi üzerine hava sahasını bölgeye yönelik uçuşlara kapatan Türkiye, bu yasağı Süleymaniye uçuşları için uygulamaya devam ediyor.

Ankara’ya göre Barzani liderliğindeki KDP bölgelerinin aksine KYB kontrolündeki bölgelerde insicamlı bir idare yok. Al-Monitor’a konuşan bir Türk diplomat, bu durumun otorite boşluğu yarattığını ve PKK’nın bundan faydalanarak faaliyetlerini artırdığını söyledi. Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan diplomat başlıca sorunu, “finansman ve Süleymaniye’deki güvenli evler aracılığıyla yeni militanların dağlara gönderilmesi” şeklinde ifade etti.

Öte yandan KYB, PKK’ya yönelik baskısını artırmış durumda. Son dönemde Süleymaniye’de PKK’ya yakın gruplarla bağlantılı onlarca kişi tutuklandı. Üst düzey bir KYB mensubu olan Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih’in yakın zamanda gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ardından Ankara’nın Süleymaniye uçuşlarına yönelik hava sahası yasağını kaldırmaya hazırlandığı söyleniyor.

Bu arada Türkiye’nin KDP kontrolündeki bölgelerde de PKK faaliyetlerinden ve Gülenci eğitim kurumlarından rahatsız olduğu görülüyor. İki yıl öncesine kadar Kürdistan’da çalışan ve şu an Batılı bir başkentte bulunan Gülen hareketinin bir temsilcisi, Al-Monitor’a Facebook üzerinden yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Kürdistan Bölgesel Yönetimi tüm kurumlarımıza el koydu. Orada artık hiçbir faaliyetimiz yok. Erdoğan’ın bize karşı başlattığı terör, Kürdistan’ı bizim için yaşanmaz hale getirdi.”

Erdoğan’ın Türkiye’de ve çevre ülkelerdeki muhaliflerini sert bir şekilde hedef almasının ülke içindeki oylarını artıracağı muhakkak ama ABD’nin Suriye’deki Kürtlere ilişkin değişen tavrından da anlaşıldığı gibi Kürt sorunu Türkiye’yi uzun yıllar rahatsız etmeye devam edecek.

PKK sınırları aşan, güçlü bir silahlı örgüt. KYB’nin Süleymaniye’de PKK’nın faaliyetleri ve yandaşlarına yönelik baskıyı daha da artırması örgütü tepki vermeye yöneltebilir ve bu da Süleymaniye bölgesinin istikrarı açısından yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

Yeni KBY hükümetinin kuruluşuna geri dönersek, müzakereler halen devam ediyor. Erdoğan’ın müttefiki Neçirvan Barzani KBY başkanlığına aday gösterildi ki bu makamın başbakanlıktan daha önemsiz olması bekleniyor. Neçirvan Barzani’nin kuzeni Mesrur Barzani ile iktidarı nasıl paylaşacağına dair ise henüz net bir işaret yok.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Irak seçimleri, türk-kürt çatışması

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept