Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan’ın Suriye seferberliği

By
p
Article Summary
Erdoğan’ın dozunu yükselttiği milliyetçilik ve savaş söylemi seferberliğe hazırlık çağrısıyla yeni bir tartışma başlattı. AKP kongrelerindeki asker üniformalı çocuklar istismar eleştirilerine yol açarken muhalefet “Türkiye’deki 800 bin Suriyeli erkek savaşa gönderilsin” diyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son günlerdeki konuşmalarında şovenizmi, savaş övgülerini öne çıkartmaya özel önem veriyor. Afrin’e yönelik 20 Ocak 2018’de başlatılan Zeytin Dalı Harekâtıyla milliyetçilik ve şehitlik söylemlerinin dozu daha da arttı. Öyle ki 24 Şubat’ta Kahramanmaraş’taki AKP il kongresinde askerliğini yapmış olanların da Suriye’deki harekâta katılmak için hazır olmalarını istedi.

Erdoğan, “Reis bizi Afrin’e götür” diye slogan atan partililere “Gitme kararını verdiğimiz zaman biz sizi buralarda bırakmayız, merak etmeyin beraber gideriz. Şimdi eğitimli kadrolarımızı gönderiyoruz. Sefer görev emri olanlar bir defa öncelikle hazır olsunlar. Ama şu anda ihtiyaç yok, karar verildiği anda yola revan oluruz” diye cevap verdi.

Zorunlu askerlik sonrasında 41 yaşına kadar silahaltına çağrılma yükümlülüğü var. Bunun için “Seferberlik görev emri” düzenlenerek hangi askeri birliklerde görevlendirildikleri kendilerine bildiriliyor.

Erdoğan’ın “Öncelikle seferberlik görev emri olanlar hazır olsun” sözlerinin ardından milyonlarca kişi Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) resmi web sitesinde “Seferberlik görev emri” olup olmadığını sorgulamak isteyince bakanlığın internet sitesi çöktü.

Yasaya göre seferberlik “Devletin tüm güç ve kaynaklarının başta askeri güç olmak üzere savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı hâl” olarak tanımlanıyor.

Kişilerin silahaltına çağrılıp çağrılmadıklarını öğrenebilmeleri için MSB’nin resmi sitesindeki “Personel Seferberliği” bölümüne girerek sorgulama yapmaları gerekiyor.

AKP ile seçim ittifakı ve Erdoğan’ı destekleme kararı alan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Erdoğan’ın çağrısına destek verdi. Başbakan Binali Yıldırım AKP’nin Kocaeli il kongresinde askeri kamuflaj giyerek konuştu.

Yükselen milliyetçilik ve savaş rüzgârlarının iç politikadaki dalgaları küçük çocukları da önüne katmış durumda.

Erdoğan’ın 20 Şubat’taki AKP Meclis Grubu’nda asker üniforması giydirilmiş çocuklarla verdiği pozların yanı sıra Kahramanmaraş’ta komando askeri giysili küçük bir kız çocuğunu sahneye çağırması eleştirilere yol açtı. Ağlayan üniformalı çocuğu teselli eden Erdoğan’ın “Türk Bayrağı da cebinde, şehit olursa inşallah onu da örtecekler. Her şey hazır değil mi?” sözleri farklı kesimlerden tepki topladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli çocuklara asker kıyafeti giydirilerek toplumun militarize edilmek istendiğini savundu. Temelli çocukları ölüme, şehitliğe hazırladıklarını öne sürerek “Biz çocuklar yaşasın diye siyaset yapıyoruz, birileri de neredeyse o yaştaki çocukları cepheye sürecek.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak Türk vatandaşlarına Suriye’de savaşmaları için seferberlik ilan edileceğine önce Türkiye’deki Suriyeli erkeklerin silahaltına alınması görüşünde. Toprak Suriyeli sığınmacıların 800 binden fazlasının 18-41 yaş arası eli silah tutan erkekler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Zeytin Dalı Harekâtı’na ülke ve sınır güvenliğimiz için destek veriyoruz. Mehmetçiğimiz Afrin’de, Cerablus’ta, İdlib’de terör örgütleriyle göğüs göğüse çarpışırken milyonlarca Suriyeli kamplarda, şehirlerimizde güvenlik içinde yaşamakta, çalışmakta, eğlenmekte, iş yeri açıp ticaret yapmaktadır. Suriye’yi savunmak öncelikle ve ilk olarak o coğrafyayı daha iyi bilen, orada doğup büyüyen Suriyelilerin vatani görevidir. Suriye Suriyelilerindir. Kendi yurdunu savunmak yerine başka ülkelere gidip canını malını kurtarmayı ön planda tutanlara söylenecek tek bir söz vardır: Gidin topraklarınızı savunun! Milli meseleleri iç siyasete malzeme yapmak küçücük çocuklara asker üniforması giydirip ‘şehitliğe hazır mısın?’ diye sorup ağlatmak milli duyguların siyasi istismarından öte bir şey değildir ve kabul edilemez.”

Çocukların asker üniformalarıyla AKP toplantılarında teşhir edilmesini eleştirenlerden birisi de İnsan Hakları Hukukçusu ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim üyesi Kerem Altıparmak. Altıparmak Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatarak şu mesajı yazdı: “Dün bir çocuğun üniformalı olarak sahneye çıkmasıyla ilgili not: BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. maddesine göre tüm devlet kurumları çocukları ilgilendiren faaliyetlerinde çocuğun üstün yararına öncelik vermelidir. Bu ilke milli çıkarlar dahil hiçbir gerekçeyle göz ardı edilemez.”

Université Libre de Bruxelles konuk öğretim görevlisi Serdar M. Değirmencioğlu da son 15 yılın hedeflerinden birinin şehitlik aşılanmış “yeni nesiller” üretmek olduğunu; çocukların gittiği okul, park ve hatta yuvalara şehit isimlerinin verildiğini söyledi. Değirmencioğlu şöyle dedi: “Bu da yetmedi, dört beş yaşındaki çocuklara savaşta şehit olma mizansenleri yaptırıldı. Diyanet Kuran kursunda çıkan yangında ölen çocukları ‘hükmen şehit’ ilan ediyor. Türkiye’de çocuklara ölüm ve savaş, bir ‘görev’ ve ‘yazgı’ hatta bir ödül olarak benimsetilmek isteniyor.”

Erdoğan’ın seferberliğe hazır olunması çağrısıyla başlayan tartışmaların genişlemesi üzerine Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ şu anda sefer görev emri olanların bölgeye gitmesine ihtiyaç olmadığını açıklamak zorunda kaldı.

Suriye’ye yönelik askeri harekât iç politikada milliyetçilik dalgasını güçlendirme amacıyla öne çıkartılırken Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) son raporu Türkiye’de Suriyelilere yönelik toplumsal tepki ve karşıtlığın arttığını gösteriyor. ICG’nin “Türkiye'deki Suriyeli Mülteciler: Kentsel Gerilimleri Azaltmak” başlıklı raporuna göre anketlere katılanların yüzde 78’i Suriyelilerin ülkeyi daha az güvenli bir hale getirdiği görüşünde. Yüzde 75’i ise Suriyelilerle barış içinde yaşanamayacağına inanıyor. Geçen yıl Suriyelilerle Türk vatandaşları arasındaki çatışma, gerilim ve adli olayların önceki yıla göre üç kat arttığı, 24’ü Suriyeli olmak üzere 35 kişinin yaşamını yitirdiği kaydediliyor. Kadın ve namus kavgaları, taciz-tecavüz olayları en sık yaşanan vakalar. ICG raporunda Suriyelilerle yaşanan pek çok olaya ana akım medyanın yer vermediği ve tarafların polise gitmekten kaçındığı da yer alıyor. Etnik gerilimlerin kayıt dışı çalışan 750 binden fazla Suriyeli nedeniyle iş yerlerinde anlaşmazlıklara, ücret kavgalarına yol açtığı ve etnik çatışmaları büyüttüğü belirtiliyor.

Suriye ve Suriyeliler için savaşmak, daha fazla fedakârlıkta bulunmak konusunda toplumdaki yaklaşımlar giderek artan şekilde negatife dönüşüyor. İktidar da muhtemelen Suriyelilere karşı oluşan bu tepkinin farkında. Sıklıkla operasyon tamamlandıktan sonra 500 bin Suriyelinin Afrin’e yerleştirileceği dile getiriliyor.

Buna karşılık Erdoğan ve müttefiki MHP 2019 seçimlerine kadar bu milliyetçilik dalgasının siyasi rüzgârını arkalarına almayı, diri tutarak seçim sandığına yansıtmayı hedefliyor. Şu anda güçlü savaş rüzgârları ve milliyetçilik atmosferiyle ekonomide ağırlaşan tablo fazla gündeme gelemiyor. Oysa ekonomideki gidişat daha bir yılı aşkın süre olan seçimlere kadar bu rüzgârları tersine çevirmenin yanı sıra erken seçim potansiyelini de içinde barındırıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Lobbying newsletter delivered weekly
Bu bölümlerde bulundu: Savunma ve güvenlik iş birliği

Zülfikar Doğan, gazeteciliğe 1976’da Ankara’da haftalık haber dergisi Yankı’da başladı. Milliyet, Posta, Akşam, Finansal Forum, Star, Karşı gazetelerinde muhabirlik, haber müdürlüğü, temsilcilik ve ekonomi-politika yazarlığı yaptı. TRT-1, STAR, NTV, CNBC-e televizyonlarında ekonomi-politika programları ve yorumculuk görevlerinde bulundu. Halen, www.korhaber.com haber portalında genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapıyor.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept