Türkiye'nin Nabzı

Ankara’nın Kürt hassasiyeti aşınıyor mu?

By
p
Article Summary
Erdoğan’ın PYD dışındaki Kürtlerin Soçi’deki kongreye katılımına itiraz etmemesi parti tabelası olmadan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’ndaki aktörlerin masaya oturabileceğine işaret ediyor.

Türkiye kırmızı çizgiler ilan edip açmazlar karşısında bunları sarıya döndürmek zorunda kaldığı Suriye’de, Kürtler faslında da yelkenleri hafiften indirmeye başladı.

Suriye’nin kuzeyinde “demokratik özerklik” inşasının motor gücü olan Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) Rusya’nın davetiyle Soçi’de düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Konferansı’na katılıp katılmayacağı meselesi bugünlerin en hassas tartışması. Ankara Astana sürecinde Rusya ve İran’la sergilediği iş birliğinin karşılığını Kürtler konusunda almak istiyor. Malum masaya sürülmüş iki kritik talep var: Türkiye’nin PKK ilintili unsurları temizlemek için Afrin’e girmesine yeşil ışık yakılması ve PYD’nin Soçi’ye çağrılmaması.

11 Aralık’taki bölge turu kapsamında Hmeymim üssüne inip Suriye’deki Rus güçlerinin çekilme sürecinin başladığını duyuran Rus lider Vladimir Putin ardından Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bu yılın yedinci buluşmasını gerçekleştirdi. Tabii kritik konulardan biri Suriye idi. Deutsche Welle Türkçe servisinin aktardığı perde arkası bilgilere göre Erdoğan görüşmede PYD'nin Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılımına ilişkin itirazını yineledi. Putin ise “O zaman kongreye PYD dışı Kürtler katılır” formülünü getirdi. Erdoğan da itiraz etmedi. Ankara’nın öneriye sıcak baktığı belirtilen haberde, “Görüşmeyi yakından izleyen diplomatik kaynaklar, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin PYD dışındaki Kürtlerin katılımıyla toplanabileceği konusunda Erdoğan ile Putin’in hemfikir olduğunu belirtiyor” ifadeleri kullanıldı.

Ankara’daki buluşma sonrası basın toplantısında liderler fazla detay vermedi. Erdoğan “Suriye'deki durumu da ele aldık. Ne gibi ilave adımlar atabileceğimizi de istişare ettik. Suriye'de kalıcı çözüm bulunması amacıyla Cenevre sürecine katkı sağlayacağız” demekle yetindi. Putin ise şunları kaydetti: “Suriye'de siyasi çözüm konusunda Soçi'de yapılan üçlü zirvede vardığımız mutabakatın yerine getirilmesini görüştük. Suriye Ulusal Diyalog Kongresi hazırlıklarını görüştük. Kongreye katılacak olanlar, Suriye Anayasası’nı ve BM gözetiminde seçimler yapılmasını ele alacaklar. Ateşkes konusunda değerlenmelerde bulunduk. Erdoğan'ın bu konudaki katkılarını takdir etmek istiyorum. Rusya ve Türkiye 2018'in başında Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ni organize etmek için çalışmalar yapıyor.”

Başlangıçta 33 parti ve grubu davetliler listesine alan Rusya, PYD’ye Kamışlı ve Kobani merkezli olarak iki ayrı davet göndermişti. Ancak hem PYD’nin kendi tabelasıyla kongreye katılamayabileceği ihtimali hem de Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nu bir bütün olarak sürece katma eğilimi nedeniyle Kürtler farklı bir yaklaşım benimsedi. Demokratik özerkliğin aktörleri, kurumsal olarak partiler değil demokratik federasyonda yer alan aktör ya da kesimleri temsilen kalabalık bir liste hazırladı. Böylece hem Rusya’nın, Türkiye’nin itirazları karşısında bir ara formül bulmasına imkân verilecekti hem de sadece Kürtler değil özerklik hareketinin tüm etnik bileşenlerinin katılımı sağlanacaktı.

18 Kasım’da Suriye Halkları Kongresi adıyla planlanan, Ankara’nın çekinceleri nedeniyle önce 4-8 Aralık’a ardından ocak 2018’e ertelen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi için Kürtlerin izlediği yol Putin’in işini kolaylaştıracak esneklikler içeriyor.

3 Aralık’ta Rus generallerle Deyrizor’daki görüşmelerde de yer alan Cezire Kantonu Dış İlişkiler Kurulu Eş Başkanı Dr. Abdülkerim Ömer Rusya’ya Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Çeçen ve Türkmenler de dâhil Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’ndaki tüm topluluklar adına 140 kişilik bir liste verdiklerini söyledi.

Al-Monitor’a konuşan Ömer, kasımdaki davetin yanı sıra Rus dışişleri ve savunma bakanlıkları heyetlerinin kendilerini ziyaret edip bu meseleyi tartıştığını belirterek “Bize gelen davet, Demokratik Özerk Yönetim ve Kuzey Suriye’nin tüm toplulukları adınaydı. Demokratik Özerk Yönetim bizim bölgedeki projemizdir. Buna ek olarak yeni projemiz Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’dur. PYD bu yapıdaki partilerden sadece biridir. Bütün toplantılar, ziyaretler ve dışarıdaki temaslar demokratik özerk yönetim adına gerçekleşiyor. Üç aşamalı seçimler sona erince uluslararası toplum ile tüm iletişim Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu adına olacak. Siz de çok iyi biliyorsunuz, özerk yönetim sadece Kürtlerden oluşmuyor, içinde çok sayıda Arap, Süryani, Asuri ve Kürt siyasi parti bulunmaktadır. Dolayısıyla PYD ismiyle katılma gibi bir takıntımız yok. Bütün uluslararası toplantılara özerk yönetim ismiyle katılmaya çalışan biziz’’ dedi.

140 kişilik listenin demokratik federasyon adına Soçi’de olacağını vurgulayan Ömer, Cenevre dâhil ilerideki konferanslara Özerk Yönetim ya da Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu ismiyle katılmaya çalışacaklarını belirtti. Ömer Soçi ve Cenevre’ye katılım konusunda Suriye yönetimi ile bir temaslarının olmadığını da vurguladı: “Rejim ile aramızda çözüm için kesinlikle bir iletişim yok. Geçen yılın sonlarında Rusların aracılığı ile Hmeymim’de Suriye rejimi ile görüşmemiz oldu. Lakin rejim herhangi bir siyasi çözüme hazır değildi. Ondan beri rejim ile siyasi çözüm konusunda görüşmemiz olmadı.”

Soçi için kurgulanan bu formül, PYD’nin vitrinde olmaması nedeniyle Türkiye’ye “itibarlı bir çıkış” sunsa da esasen Ankara’nın alarm verdiği nokta, Türkiye sınırlarının hemen altında Abdullah Öcalan’ın baş tacı edildiği bir özerkliğin ete kemiğe bürünmemesi ve “de-jure” bir statüye kavuşmaması. Ankara’nın Rusya ile kurduğu ortaklıktan murat ettiği sonuç bu. Fakat Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında Suriye’nin üçte birini kontrol eden aktörlerin olmadığı bir çözümün çözüm olmayacağı ve bunun, ABD’nin bölgeye yerleşmesine zemin hazırlayacağı gerçeği de Ankara’yı esneten bir gerçek.

Burada Ankara’yı yumuşatan bir beklentiye parantez açmak gerekiyor. Türkiye, “demokratik özerklik” projesi Fırat’ın batısından Irak Kürdistanı’na kadar geniş bir şeritte ilerlediği halde itirazını özellikle Afrin’e hasretmiş durumda. Sanki Afrin’de PYD-YPG bayrağı düştüğünde Ankara rahatlayacak. Ankara’da Afrin için konuşulan çıkış, bölgenin Suriye yönetiminin kontrolüne geçmesi. Biraz kara mizahı andırsa da gazeteci Muharrem Sarıkaya bu konuya vakıf olan bir yetkilinin “Bir gece ansızın gidebilirler. PYD/PKK silahlı güçleri pılısını pırtısını toplayıp gitmiş, sadece yerel halk kalmış olabilir” dediğini aktardı. Yetkiliye göre “Rusya’nın katkısıyla Şam yönetimi, PYD’ye Afrin’i hâkimiyetine almak istediğini iletecek, yerel yöneticisini atayacak. Böylece Afrin Şam’ın atadığı kişi tarafından yönetilecek.”

PYD ya da YPG’nin bir gecede buharlaşacağını söylemek gerçeklikten epey kopuk olmayı gerektiriyor. Ancak bu, aranan çıkış için önemli bir niyet belirtisi. Sonuçta kuzeydeki fiili durumun ne olacağı müzakerelerle belirlenecek. Ancak sınırda Suriye bayrağının dalgalanması veya bazı sembolik adımlar hem Kürtlerin hem de Suriye yönetiminin işine gelebilir. Çünkü ikisi de Türkiye’nin Suriye’ye soktuğu tüm unsurları çekmesini istiyor. Türkiye de bu cerrahi operasyonu, şimdiye kadar istediği sonucu alamadığı Suriye hesabını kapatmak ve Şam’la köprüleri yeniden kurmak için onurlu bir çıkış yolu olarak kullanabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: türk-kürt çatışması

Al Monitor-Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Farklı gazetelerde çalıştıktan sonra uzun süre Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü. IMC TV’de dış politika programı ‘SINIRSIZ’ın daimi yorumcusuydu. Türk dış politikası, Kafkasya, Orta Doğu ve Avrupa Birliği konularında uzmanlaşmıştır. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde: IŞİD” adlı kitapların yazarıdır. Twitter: @fehimtastekin

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept