Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan ile Putin arasında Kürt çatlağı

By
p
Article Summary
Rusya’nın Soçi’de düzenleyeceği Suriye Halkları Konferansı’na Türkiye’nin “terör örgütü” olarak nitelediği PYD’yi davet etmesi, Türkiye-Rusya ilişkilerinde “Kürt çatlağını” ortaya çıkarttı.

ANKARA -- Kasım 2015’te başlayan uçak krizinden bu yana Rusya ile ilişkileri normalleştirmek için çaba harcayan Türkiye, Suriye Kürtleri konusunda açmazda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki yakın diyaloğa rağmen PYD-YPG’nin konumu ile ilgili görüş ayrılıkları derinleşiyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın 31 Ekim’de yaptığı açıklamayla 18 Kasım 2017’de Rusya’nın Soçi kentinde düzenleneceğini duyurduğu Suriye Halkları Konferansı-Ulusal Diyalog Kongresi’ne Devlet Başkanı Beşar Esad’ın başında olduğu Baas Partisi de olmak üzere 33 örgüt davet edildi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 3 Kasım’da Moskova’daki açıklamasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararının uygulanmasına yönelik önemli bir adım olduğunu belirttiği toplantı için yurt dışındakiler de dâhil tüm gruplara davetiye gönderildiğini kaydetti.

BMGK’nin 2015 aralık ayında kabul ettiği 2254 sayılı karar, “terörist” olarak tanımlanan IŞİD ve El Nusra ile benzer örgütlerin dışında tutulacağı bir ateşkes ve müzakereyle çözüm sürecinin başlatılmasını, sürece Suriye hükümeti ve tüm muhalif temsilcilerin katılmasını öngörüyor. Kararda geçiş döneminin Suriye hükümeti önderliğinde olması ve 18 ay içinde BM gözetiminde özgür ve adil seçimlerin yapılması yer alıyor.

Rusya toplantıda IŞİD’e karşı mücadelenin en önemli unsurları arasında saydığı Kürtlerin de yer alması gerektiği görüşünde. Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentiyev 30 Ekim 2017’de yapılan Astana-7 toplantısında, “Suriye’de Şam yönetimi yanı sıra DEAŞ (IŞİD) ve benzeri terör örgütlerinin üstesinden gelinmesinde Kürtler de büyük çaba harcadı ve harcamaya devam ediyor. Suriye halkının önemli bölümünü temsil eden Kürtlerin, Suriye krizi siyasi çözüm sürecinde de masada yer alması gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

Bu çerçevede konferansa Suriye Kürtlerini temsilen Suriye Kürdistan Demokrat Partisi ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin yanı sıra Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) de davet edildiği duyuruldu. PYD Moskova Temsilcisi Abdussalam Ali kongrede Suriye'deki Kürtlerin federalleşme planlarının tartışılacağını ve Suriye'nin kuzeyinde 2016 sonbaharında tek taraflı olarak oluşturulan demokratik federasyonun geleceğinin ele alınacağını belirtti.

Astana görüşmelerine katılan Suriye hükümet heyetinin başkanı Beşar Caferi bu tür bir kongrenin zamanının geldiğini, dost bir ülke olarak Rusya’ya güvendiklerini ifade etti. Caferi Suriye hükümeti olarak kongreye katılacaklarını açıkladı.

Tüm bu gelişmeler, PYD ve silahlı kolu YPG’yi PKK uzantısı terör örgütleri addeden Türkiye için Rusya ile karşı karşıya gelme olasılığını gündeme getirdi. PYD daveti Türk tarafında şaşkınlık ve kızgınlığın yanı sıra tepkiye yol açtı.

Kasım 2015’teki savaş uçağı krizinden sonra Türkiye’ye yaptırım uygulayan Rusya’nın Suriye Kürtleri ile ilişkileri ivme kazandı. PYD Moskova Temsilciliği 10 Şubat 2016’da açıldı. Erdoğan, kriz sonrası ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinde Rusya-PYD ilişkilerini gündeme getirmesine karşın Putin’den beklediği karşılığı alamadı. Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan sonra Erdoğan’ın PYD kontrolündeki Membiç’e, Afrin’e ilerleme planlarına Rusya izin vermedi. Geçtiğimiz aylarda Afrin’e, Membiç’e müdahale yeniden konuşulmaya başlandığında Türkiye-Suriye sınırındaki Afrin’de Rusya bayrağı dalgalandırıldı. Rus askerleri YPG’lilerle ve taktıkları YPG armalarıyla medyaya fotoğraf verdi.

PYD’nin Suriye konferansına davet edilmesini “emrivaki” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın Türkiye açısından bunun kabul edilemeyeceğini, konuyu Rus muhatapları ile görüşeceklerini söyledi. Kalın şöyle konuştu: “Şimdi bununla ilgili emrivaki gibi bir şeyin olduğunu arkadaşlarımız bize dün ilettiler. Biz de bu konuda derhal girişimlerde bulunduk ve tepkimizi ilettik. Tabii ki bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir. PYD ve YPG, PKK terör örgütünün bir uzantısıdır ve onun ne Astana ne Cenevre ne de bir başka toplantıya davet edilmesi asla kabul edilemez.”

Kalın’ın açıklamalarına karşılık Rusya önce PYD davetinin arkasında durdu. Konferansa davet edilenlerin “Türkiye’nin değil, Suriye’nin vatandaşları” olduğu dile getirilirken Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Suriye’de siyasi mutabakata yönelik sürece Kürtlerin de dâhil edilmesinden yana olduklarını açıkladı.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın 5 Kasım’da NTV televizyonunda yaptığı açıklamalardan Rusya’nın Türkiye’nin tepkisi ve girişimleriyle konuyu yeniden değerlendirmeye aldığı ortaya çıktı. Kalın Türkiye’nin ABD’ye de Rusya’ya da İran’a da “PYD’nin PKK’nın uzantısı bir terör örgütü olduğunu” sürekli vurguladığını belirterek şöyle konuştu: “Yani şu an itibarıyla, eğer tekrar bir karar değişikliğine gitmezlerse, 18'inde değil daha ileri bir tarihte bu toplantının yapılması planlanıyor. Biz katılmıyoruz. Suriyeli gruplar katılacaklar ama büyük ihtimalle biz oraya gözlemci gönderebiliriz. Şu anda tam kesinleşmedi. Ama Rusya'nın bize söylediği, toplantının şu anda ertelendiği şeklinde ve oraya PYD'nin davet edilmeyeceği şeklinde. Biz de bu şekilde bir değerlendirme yapıyoruz.''

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı Türkiye-Rusya arasında yumuşamaya doğru giden ilişkilerde yeniden değişim yaşanmaya başlandığı görüşünde. Bağcı Rusya’nın tavrının sürpriz olmadığını, PYD’nin Moskova’da temsilciliği olduğunu, IŞİD’e karşı mücadelede Rusya’nın PYD’yi desteklediğini anlatıyor. Rusya-PYD yakınlaşmasının Rusya-Türkiye ilişkilerinde krize yol açacağı gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Bağcı’nın değerlendirmesi şöyle: “Rusya, Türkiye ile olan ilişkilerinde ekonomik ve siyasi anlamda şu anda güçlü taraf konumunda. Türkiye’nin bu durumunu iyi bir satranç oyuncusu gibi kullanmaya başladı. Türkiye ile Rusya arasında bir Kürt sorunu filizlenmeye başlayacak. Türkiye’nin ifade ettiği üzere terör örgütü PKK ile PYD’nin bağlantısı aslında taraflarca biliniyor. Rusya şimdi PYD’nin hamisi rolüne doğru ilerliyor.”

Arap Baharı sonrasında, kendi gücünü fazla abartan Türkiye’nin şu anki durumunun “mengeneye alınmış” gibi göründüğünü belirten Bağcı bunda daha önce uygulanan yanlış politikaların etkisinin olduğunu vurguluyor.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak ise AKP hükümetinin dış politika ve ekonomide artık “taviz politikasına” mecbur kaldığı görüşünde. Uçak krizinden bu yana ilişkilerin Rusya’ya ekonomik ve siyasi tavizler verilerek yürütülmeye çalışıldığına dikkat çeken Toprak, “22 milyar dolarlık nükleer santral, 16 milyar dolarlık Türk Akımı’na ilaveten 2 milyar dolarlık S-400 alımıyla Putin’in gönlü alınmaktadır.” diyor.

Toprak, Astana mutabakatı sonrasında Türk askerlerinin İdlib’te cihatçı grupların bertaraf edilmesi, Suriye ordusuna saldırılarının önlenmesi görevini üstlendiğini hatırlatarak şunları söylüyor: “Rusya, kırmızı çizgi ilan edilen PYD-YPG kontrolündeki Afrin’e yönelik operasyona onay vermediği gibi, Suriye konferansına PYD ve YPG’yi davet etti. Hükümet ‘emrivaki’ olarak nitelendirdiği bu davetin kabul edilmeyeceğini açıklamasına karşın Rusya PYD-YPG’yi terör örgütü olarak görmediğini, davetin geri çekilmeyeceğini beyan etti. Müttefikimiz ABD’den sonra Rusya da PYD-YPG’yi koruması altına almış durumdadır.”

Kuzey Irak’taki 25 Eylül bağımsızlık referandumunun ardından Barzani’ye karşı İran ve Bağdat yönetimi ile ittifak yapmak zorunda kalan Erdoğan ve AKP hükümeti, daha önce muhatap almadığı Başbakan Haydar El Ebadi’yi Ankara’ya davet ederek “tek muhatap” ilan etti. 4 Ekim’de Tahran’a giden Erdoğan kısa süre öncesine kadar “Fars milliyetçiliği, Şii mezhepçiliği” yapmakla itham ettiği İran ile yakınlaşmaya mecbur kaldı. Kuzey Irak’ta inisiyatif Irak ordusu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörist olarak nitelediği Haşdi Şabi’ye geçerken Erdoğan ve AKP hükümetinin Bağdat ve Tahran’ın peşine takılmak dışında seçeneği kalmadı.

ABD’nin, Suriye’de YPG ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) ittifakından ötürü PYD’ye karşı Türkiye ile iş birliği yapması gündemde değil. Rusya da PYD ile muhataplık ilişkisi içinde. Şimdilik Soçi toplantısı ertelenmiş olsa da bu, Türkiye’nin tepkisini zamana yayarak hafifletmek, ikna sürecine zaman yaratmak için. Kaldı ki giderek kötüleşen ekonomik tablo, yükselen enflasyon ve faizler, iç ve dış borçlarla işsizlikteki artış, dövizdeki yükselişle hızla değer kaybeden Türk Lirası vb. gelişmeler, PYD ve Kürtler yüzünden Rusya ile yeni bir siyasi krizin göze alınmasını güçleştiriyor. Putin de bunun farkında olduğu için Erdoğan’a karşı PYD ve Kürt kartını oynamanın zamanının geldiğine inanıyor. Erdoğan ve “dostum” dediği Putin arasındaki Kürt satrancında Putin “şimdilik” bir adım geri atarak süreci kontrolünde tutmayı hedefliyor. Hamlelerin ne yönde ilerleyeceğini ise yakında göreceğiz.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: pyd, jabhat fatah al-sham, syrian kurds, vladimir putin, recep tayyip erdogan, ypg, terrorists

Zülfikar Doğan, gazeteciliğe 1976’da Ankara’da haftalık haber dergisi Yankı’da başladı. Milliyet, Posta, Akşam, Finansal Forum, Star, Karşı gazetelerinde muhabirlik, haber müdürlüğü, temsilcilik ve ekonomi-politika yazarlığı yaptı. TRT-1, STAR, NTV, CNBC-e televizyonlarında ekonomi-politika programları ve yorumculuk görevlerinde bulundu. Halen, www.korhaber.com haber portalında genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapıyor.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept