Mısır'ın Nabzı

Mısır-Türkiye ilişkileri: Siyasi anlaşmazlıklar rafa mı kaldırılıyor?

By
p
Article Summary
Mısır Sanayi ve Ticaret Bakanı Tarık Kabil, Türkiye ile ortak ticari faaliyetlerin zarar görmesinin ülkesinin menfaatine olmadığını açıkladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — Mısır Sanayi ve Ticaret Bakanı Tarık Kabil, 22 Ağustos’ta Şoruk Haber’e Mısır’ın Türkiye’ye yaptığı ihracatın 2017’nin ilk yarısında yüzde 30 yükselerek 1.07 milyar dolara ulaştığını, aynı dönemde Türkiye’nin Mısır’a ihracatının ise yüzde 50 düşerek 912 milyon dolara gerilediğini açıkladı.

Mısır Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye ithal giyimde Mısır’ın en büyük tedarikçilerinden biri ve 2016’da iki ülke arasındaki ticaret hacmi mühendislik, gıda, enerji ve tarım gibi alanlarda 3 milyar dolara ulaştı.

Türkiye’nin Mısır’a yönelik yatırımları 2011’deki 25 Ocak Devrimi’nin ardından azaldı. Türkiye’den bir heyet yatırımları yeniden canlandırmak için bu yıl 30 Ocak’ta Kahire’yi ziyaret etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanlığındaki heyet Türk yatırımlarının Mısır’a dönmesi için temaslarda bulundu.

Kabil de Şoruk Haber’e verdiği röportajda Mısır ile Türkiye arasındaki siyasi anlaşmazlıkların iki ülke arasındaki ticareti baltalamaması gerektiğini söyledi.

Kahire-Ankara ilişkileri, Müslüman Kardeşler bağlantılı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’teki kitlesel protestolar üzerine Mısır ordusu tarafından devrilmesinin ardından dibe vurmuştu. Mısır, 23 Kasım 2013’te Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi’nin sınır dışı etmiş ve diplomatik ilişkilerin seviyesini düşürmüştü. Hatta Mısır’ın Devlet Bilgi Servisi’ndeki Mısır-Türkiye ilişkilerine dair her türlü bilgi de silinmişti.

Ancak Mursi’nin devrilmesinin ardından Ankara-Kahire ilişkileri bu yıl ilk kez nispeten olumlu bir seyir izlemeye başladı. Şu an iki taraf da gerginliği tırmandıracak açıklamalardan kaçınıyor. İki ülke arasındaki gerginlik, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısırlı muhatabını iktidarı “demokratik olmayan yollarla” ele geçirmekle suçladığı 2015-2016 yılları arasında doruğa ulaşmıştı. Mısır Dışişleri Bakanlığı, 23 Ağustos 2016’da “Türkiye ile ilişkilerin yeniden canlandırılması için en tepe koşul Ankara’nın Mısır halkının iradesine saygı duymasıdır.” açıklamasını yapmıştı.

Kabil ise Şoruk Haber’e Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye-Mısır ilişkilerinde siyaset ile ticareti birbirinden ayırmaya çalıştığını söyledi.

Ne var ki Dünya Borsalar Federasyonu’nun (WFE) Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’nun Başkan Yardımcısı Mithat Nafi’ye göre Bakan’ın bu açıklamaları fazla hayalci ve gerçekçilikten uzak. Nafi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Ticaret, turizm ve yatırım faaliyetleri ülkeler arasındaki doğal ilişkilerin sonucu olarak artar. Türkiye’nin Mısır’a yatırımları 5 milyar doları bulsa da Mısır ve Türkiye arasındaki mevcut durumun seyri şu an tam olarak ölçülebilir ya da izlenebilir bir düzeyde değil.” Türkiye’nin Orta Doğu ve Afrika’nın en güçlü aktörü olmak için mali konumunu güçlendirmeye çalıştığına işaret eden Nafi Mısır’ın hedef bölgeye açılan bir kapı ve Türk malları için büyük bir pazar oluğunu da ekledi.

Mısır Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Yasir Gabir ise Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Siyasi açmazın sürdüğü bir ortamda iki ülke arasındaki ticaret faaliyetlerini özel sektör yürütüyor. Bakan’ın açıklamaları Türkiye ile ticaret alanında resmi bir normalleşmeden memnuniyet duyulacağının sinyallerini veriyor.”

Türkiye konusunda bağımsız araştırmacı Salah Labib, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini her iki tarafın iş birliğine yaklaşımlarının belirleyeceğini söyleyerek Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Mısır-Türkiye arasındaki anlaşmazlık sadece Türkiye’nin 30 Haziran sonrası Mısır’da kurulan rejimi tanımamasından kaynaklanmıyor. İki ülke bölgesel bir anlaşmazlık da yaşıyor. Örneğin Mısır ve Türkiye Libya sorununda da ayrışıyor ve hasım grupları destekliyor. (...) Türkiye son yaşanan Körfez krizinde Katar’dan yana tutum aldı. Mısır ise Katar’ı ulusal güvenliğini tehdit etmekle suçluyor. Türkiye ayrıca bölgedeki etkinliğini artırmak için Hamas’la da yakın ilişkiler içinde. Bu da Mısır’ın Filistin meselesindeki tarihi rolünü baltalayan bir etmen.”

Labib’e göre Kahire’nin Türkiye ile ilişkilerini düzeltirken Mısır’ın iç işlerini ilgilendiren konularda -örneğin Ankara’nın Mursi’nin devrilmesini darbe addetmesi- uzlaşma mı arayacağı yoksa iç işlerine dair anlaşmazlıkları bir süreliğine rafa kaldırıp bölgesel iş birliğine mi yöneleceği net değil.

Labib’e göre en olası senaryo şu: Kahire, Mısır’ın ulusal güvenliğini de etkileyen Libya krizi gibi uluslararası stratejik konularda Ankara ile iş birliğine gidecek ve Filistin meselesinde Ankara’nın Hamas üzerindeki nüfuzundan yararlanmak için Türkiye ile eş güdüm halinde olacak. Türkiye, Hamas’a büyük bir diplomatik ve mali destek sunuyor ve Gazze Şeridi’nde bir dizi insani yardım projesi gerçekleştiriyor.

Bölgesel alanda iş birliğinin bir örneği Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükrü’nün Türk muhatabı ile 23 Temmuz’da yaptığı ve Kudüs ve El Aksa’da yaşanan krizin ele alındığı telefon görüşmesiydi.

Yakın Doğu Haber Ajansı yazarlarından siyaset uzmanı Hasan Sivri ise Al-Monitor’a telefonla yaptığı açıklamada “Türkiye bölgedeki hasımlarının sayısını azaltmaya yönelik yeni bir dış politika benimsemiş durumda.” dedi. Ancak Sivri iki ülke arasındaki ilişkilerde ekonomik alanda bir normalleşme sağlansa da siyasi yakınlaşmanın mümkün olmadığı görüşünde.

Mısır Parlamentosu’nun Ekonomi Komisyonu üyelerinden Milletvekili Bassant Fehmi ise Al-Monitor’a şöyle dedi: “Siyasi anlaşmazlıkların bedelini ekonomi ödememeli.” Fehmi Türkiye’nin Mısır’ın bölgedeki en büyük ticaret ortaklarından biri olduğuna dikkat çekti.

Parlamentonun Dış İlişkiler Komisyonu üyelerinden Tarık El Kuli ise ortak ekonomik menfaatlerin iki ülkeyi siyasi anlaşmazlıkları çözmeye sevk edebileceği görüşünde. “Geçmişte Türkiye ile gerginliği artıran Mısır olmadı ve sadece tepkisel bir politika izledi.” diyen Kuli, Kahire’nin ülkenin iç işlerine dair anlaşmazlıkları çözmek için Ankara ile bölgesel bir iş birliğine gidebileceğini de ekledi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı ise Al-Monitor’un konuya ilişkin sorularını yanıtsız bıraktı. Ancak Kabil’in açıklamaları Türkiye ile ilişkilerde yeni bir sayfaya işaret ediyor. Zira Mısır, geçmişte Ankara Mursi’yi deviren 30 Haziran Devrimi’ni tanımadan ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine de karşıydı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret

Mısırlı gazeteci Albaraa Abdullah Kahire’de yaşıyor. 2015’te 6 Ekim Üniversitesi Kitle İletişim Bölümü’nden mezun olan Abdullah ONtvLive’da editör olarak çalışıyor. Facebook sayfası: Albaraa Abdullah, Twitter hesabı: @AlbraaAbdullah

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept