Hamas’ı rahatsız eden El Sabirin Hareketi kimlerdir?

Gazze’de İslami Cihat’tan kopan bir grubun kurduğu El Sabirin Hareketi liderinin evini hedef alan bombalı saldırının ardından dikkatleri üzerine çekti. Hareketin gerçek amaçları sorgulanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor El Sabirin Hareketi’nin Facebook sayfasına koyduğu 6 Kasım 2015 tarihli bu fotoğrafta Gazze’de çatışmaların yaşandığı bir gösterinin görüntüsü ve “Gazze çatışmanın ortasında” yazısı yer alıyor.  Photo by FACEBOOK/Al-Sabireen Movement.

İşlenmiş konular

salafists, rafah, islamic jihad, hezbollah, hamas, gaza strip

Mar 18, 2016

REFAH, Gazze Şeridi — Gazze Şeridi’nde faaliyetlerini giderek artıran, sloganları giderek daha çok duyulan Filistin’e Destek İçin El Sabirin Hareketi (HESN) birçok soru işaretine neden oluyor. Adı “sabırlılar” anlamına gelen hareketin faaliyetleri Gazze’nin kuzeyi ve iç kesimlerinde, ayrıca El Şucaiyye Mahallesi’nde yoğunlaşıyor. Bu faaliyetler genellikle güvenlikle ilgili. Zira İslami Cihat’tan ayrılan gençlerden oluşan hareket üyeleri sürekli İsrail’in hedefi olma kaygısıyla yaşıyor.

Öte yandan birçok araştırmacı ve Selefi din adamı hareketin Şii bağlantılı olduğunu ve İran tarafından finanse edildiğini iddia ediyor.

25 Mayıs 2014’te kurulan El Sabirin Hareketi 19 Şubat’ta tüm dikkatleri üzerine çekti. Gazze halkı o sabah El Sabirin Hareketi Genel Sekreteri Hişam Salim’in evinin yakınlarında bir bombalı saldırı olduğu haberiyle uyandı. Salim patlamadan sağ kurtulmuştu. Saldırıyı kimse üstlenmedi ancak hareket aynı gün yayımladığı açıklamada İsrail’i suçladı.

Hareketin basın sözcülüğünü de yürüten Salim’e ulaşmaya çalıştıysak da başarılı olamadık. Bunun üzerine hareketin Refah kentindeki aktivistlerinden Muhammed Harb ile görüştük. 40 yaşındaki Harb, Salim’le birlikte İslami Cihat saflarında yer almıştı. Salim daha sonra iki arkadaşıyla birlikte örgütten ayrıldı ve El Sabirin Hareketi’ni kurdu.

Harb Al-Monitor’a yaptığı açıklamada El Sabirin’in ilk olarak 2010’da İslami Cihat kurucusu Fethi Şakaki’nin (1951-1995) ideolojisini canlandırma talebiyle örgüt içinde bir “reform akımı” olarak ortaya çıktığını belirtti. İran İslam Devrimi’ne hayranlık duyan Şakaki “Humeyni: İslami Çözüm ve Alternatif” isimli kitabında İslami devrim çağrısında bulunmuştu.

Yeni akımın İslami Cihat’ın örgütsel yapısı ve karar verme mekanizmalarında “idari reform” talep ettiğini anlatan Harb şöyle devam etti: “İslami Cihat bu yeni akımı hazmedemedi ve onu içinde barındırmak istemedi. Hâl böyle olunca İran’ın finanse ettiği bu akım İslami Cihat’tan ayrıldı ve kendi hareketini kurdu.”

Gözlemciler El Sabirin Hareketi’nin Suriye ve İran rejimleriyle uyumlu bir çizgi izlediğini kolaylıkla tespit edebiliyor. Bu çizgi ve İran’ın maddi desteği nedeniyle Sünni çoğunluğa sahip Gazze Şeridi’ndeki bazı Selefi cihatçı gruplar El Sabirin Hareketi’nin Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Ensar Allah (Husiler) misali Gazze’de İran nüfuzunun uzantısı olacak Şii bir yapı kurmak isteyen dini bir hareket olduğunu iddia ediyor. Söz konusu gruplar Şii kökenli olup farklı Arap ülkelerinde faaliyet gösteriyor ve İran tarafından desteklenip finanse ediliyor.

Harb’a göre ise “Selefi grupların yaydığı bu iddialar temelsizdir ve Arap dünyasına hâkim olan mezhep çatışmasını Gazze’ye taşıma amacı gütmektedir.” Harb hareketin mezhepsel bir bağı olmadığını, sadece İran destekli grupların “İsrail karşıtı duruşunu ve aleyhtarlığını” desteklediğini söylüyor.

El Sabirin’de kaç kişinin yer aldığı sorulduğunda Harb, bunun medyaya açıklanması uygun olmayan, gizli bir bilgi olduğunu söyleyerek rakam vermekten kaçındı.

El Sabirin Gazze’nin Hamas kontrolünde olduğu yıllarda kurulmuş olsa da iki taraf arasındaki ilişkiler pürüzlü. 6 Temmuz 2015’te Hamas yönetiminin uzun iç tartışmalar sonucunda El Sabirin’i “Gazze halkının ideolojisi ve usullerine” aykırı eylemlerde yer aldığı gerekçesiyle yasaklama ve dağıtma kararı aldığı haberleri basına yansımıştı. Ancak birkaç saat sonra Salim hareketin tasfiyesi yönünde kendisine herhangi bir karar bildirilmediğini açıkladı.

Harb ise Hamas yönetimini eleştirdiği ve Facebook sayfasında Gazze halkının sorunlarına değindiği için Hamas’ın emniyet birimlerince gözaltına alındığını anlattı. Harb gözaltındayken El Sabirin’le bağları hakkında sorgulanmış.

Selefi çevreler El Sabirin’in Gazze Şeridi’nde İslami Cihat ve Hamas’ın yerini almak üzere İran tarafından kurulan Şii bir hareket olduğunu iddia ediyor. Bu suçlamaların haksız ve mesnetsiz olduğunu belirten Harb, El Sabirin’i “Hamas ve İslami Cihat’la birlikte İsrail’e karşı savaşmak için kurulan yeni bir İslami hareket” olarak tanımlıyor.

Filistin’deki grupları yakından izleyen araştırmacı Mustafa İbrahim ise El Sabirin’in onu bir Filistin direniş hareketi olarak gören insanlardan destek ve yandaş topladığını, ancak “Hamas için ideolojik tehdit oluşturmadığını” söylüyor.

Al-Monitor’a konuşan İbrahim şöyle devam ediyor: “El Sabirin Hareketi Şii temelli bir Filistin direniş hareketidir. Hamas’ın ona karşı izleyeceği tutum El Sabirin’in İsrail’le mücadeleyi Hamas’ın anlayışı doğrultusunda yürütme iradesine bağlı. El Sabirin bu anlayışa uymazsa Hamas güç kullanarak bunu zorla kabul ettirmeye çalışabilir.”

Arap dünyasında Suudi Arabistan ve İran’ın başını çektiği iki ana eksen etrafında oluşan derin kutuplaşma hesaba katılmadan El Sabirin Hareketi’nin geleceğini kestirmek zor. Bu durum Filistinli örgütleri doğrudan etkiliyor. El Sabirin Hareketi ile Selefi gruplar arasındaki kavga da bu kutuplaşmanın Gazze’ye yansımasından başka bir şey değil. Dolayısıyla El Sabirin Hareketi’nin varlığı doğrudan İran ve müttefiklerinin bölgede elde edeceği kazanımlara bağlı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video