Irak'ın Nabzı

İşsizlik Irak’ta tarihi eser kaçakçılığını patlatıyor

By
p
Article Summary
Irak’ta devam eden güvenlik kaosu ve artan işsizlik arkeolojik alanlarda kaçak kazıları patlattı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

BABİL, Irak — Yaklaşık 13 bin tarihi mekân ve arkeolojik alana sahip olan Irak’ın topraklarından adeta tarihi eser fışkırıyor. Ancak kanunsuzluk ve şiddetin kol gezdiği ülkede arkeolojik alanlar korunmadan yoksun ve hırsızlar serbestçe kaçak kazılar yapabiliyor.

14 Mart’ta Bağdat’ın kuzeyindeki Tikrit kentinde Asur İmparatorluğu’na ait eserleri yurt dışına kaçırmaya hazırlanan bir çetenin üyeleri yakalandı. Babil emniyetinden Yüzbaşı Fadıl Abbas, bu olayın çok sayıdaki yağmacılık olayından sadece biri olduğunu söylüyor. Al-Monitor’a konuşan Abbas şöyle diyor: “Arkeolojik mekânlar şehirlerin dışında geniş alanlara yayılıyor. Bu da modern gözetleme sistemlerinin yokluğunda bu alanların korunmasını zorlaştırıyor.”

Al-Monitor kaçak kazı yapan kişilerle görüşmeye çalıştı fakat başarılı olamadı. Ne var ki kazılar büyük gizlilik içinde yapılsa da tarihi eser kaçakçılarının birçoğu çevrelerinde biliniyor. Babil’de yaşayan sosyal hizmetler çalışanı Hasan Ali, çok sayıda insanın kaçak kazıyla uğraştığını, buna gerekçe olarak da Irak’ta ciddi boyutta olan işsizliği gösterdiklerini anlatıyor: “Divaniye ve Babil’de bazı insanlar bir anda aşırı zengin oldu. Bunlar tarihi eser taciri olarak biliniyor ama kimse onlara bu konuyu sormaya cesaret edemiyor. Birini suçlayacak olursanız aşiretler arasında kavga çıkabilir.”

Yüzbaşı Abbas ise bu konuda şöyle diyor: “Emniyet birimleri bu kişileri takip ediyor ama delil yetersizliği nedeniyle bir şey yapamıyor. Dolayısıyla bu kişiler hakkında söylenenler iddiadan ibaret.” Ancak Abbas herkesin malumunu da ekliyor: “2003’ten bu yana kaçakçılar emniyet güçlerinin terörle meşgul olmasından faydalanarak polisin koruyamadığı arkeolojik alanlara kolayca giriyor.”

Sırf Babil’de yaklaşık bin 200 arkeolojik alan bulunuyor. Vilayet Güvenlik Konseyi üyesi Falih El Hafaci’ye göre “Yerel yönetim bu alanlarda güvenlik görevlisi sayısını artırarak kaçak kazıları, tarihi eser hırsızlığını durdurmayı ciddiyetle ele alıyor.”

Babil Valisi Sadık Madlul El Sultani 10 Mart’ta basına yaptığı açıklamada eski Roma medeniyetine ait 11 tarihi eseri dışarıdan gelen Arap bir kadına satmayı planlayan bir kişinin tutuklandığını açıklamıştı.

Babil Vilayet Meclisi üyesi Süheyla Abbas halkın sorunlarını takip etmek için köylere, ücra bölgelere sık sık gidiyor. Al-Monitor’a konuşan Abbas, Babil’in güneyinde yaptığı seyahatlerde bazı arkeolojik alanlara da gittiğini ve “tarihi eser arayan kişiler tarafından kazılan birçok mezar” gördüğünü anlattı.

İlginçtir ki tarihi eserlerin birçoğu fazla derinde değil. Bu da kaçakçıların işini kolaylaştırıyor. Öyle ki bazen sırf yağmurun yağması bile eserleri ortaya çıkarıyor. En son 3 Mart’ta Babil’deki Borsippa ören yerinde 114 parça eser yağmurun ardından yüzeye çıktı.

Gizli kazıların takibi kolay değil. Babil’de yaşayan Şeyh Majid Kalabi’ye göre “Bu kazıların ayrıntılarını en iyi değerli taş satıcıları bilir.”

Bu tavsiyeye uyan Al-Monitor Babil vilayetindeki Hilla kentinde değerli taş satıcılığı yapan Haydar El Yasiri’nin dükkânına uğradı. Kaçak eserlere nasıl yaklaştığı sorulduğunda Yasiri sinirli bir şekilde şu yanıtı verdi: “Çok fazla (kaçak) kazı yapıyorlar, özellikle de arkeolojik alanların yakınlarında yaşayanlar. Ancak ben onlarla iş yapmıyorum. Arkeolojik alanlarda buldukları madeni ve altın sikkeleri getirenler oluyor. Biz de onlara bu sikkeleri arkeolojik kurumlara veya emniyet birimlerine teslim etmelerini söylüyoruz.”

Ancak Yasiri’ye göre tüm kazılar kaçakçılık amacıyla yapılmıyor: “Bazı insanlar dinsel törenlerde veya büyü için kullanılan ufak tefek parçalar arıyor.”

Bireysel kazılar dışında İslam Devleti gibi bazı silahlı örgütlerin de Musul kentinde ve Bağdat’ın kuzey bölgelerinde kaçakçılık amacıyla kazılar yaptığı ve bulduklarını tarihi eser tacirlerine sattığı biliniyor.

Babilli arkeolog Halim Yasiri Al-Monitor’a şöyle diyor: “Irak’taki tarihi eserler Mezopotamya’nın tarihidir ama Iraklılar bunları umursamıyor. Arkeolojik alanlara zarar verenlere karşı yetkilileri uyaran kamera ve sensör gibi gözetim araçları olmayınca kaçak kazılar yapılıyor.”

Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı 2015’te tarihi mirasın korunması için ulusal bir kampanya başlattı. Bu kapsamda arkeolojik alanlar kayda alındı, vatandaşlar da yaşadıkları bölgelerde buldukları tarihi eserleri bildirmeye teşvik edildi.

Buna rağmen arkeolojik alanlar yağmalanmaya, tahrip edilmeye devam ediyor. Irak, arkeolojik alanların araştırılması, korunması ve denetlenmesi konusunda gelişmiş ülkelerin deneyiminden yararlanabilir. Ancak gerekli maddi kaynaklar ve güvenlik sağlanmadıkça bu bilgiler tarihi mirasın korunmasına yetmez.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: looting, islamic state, iraqi economy, iraq crises, archaeology, antiquities
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept