Filistin'in Nabzı

Filistin Yönetimi çöküşün eşiğinde mi?

By
p
Article Summary
İsrailli hedeflere yönelik şiddet eylemleri sürerken İsrail’in Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’ni çökertme planları yaptığı konuşuluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Batı Şeria’daki şiddet olaylarını durdurmak için 1 Ekim’den bu yana çeşitli güvenlik önlemleri ve askeri tedbirler uyguluyor. Filistinliler tutuklanıyor, kentler felce uğratılıyor, evler yıkılıyor.

İsrail-Filistin geriliminin doruğa ulaştığı bu dönemde İsrail gazetesi Haaretz 21 Kasım’da herkesi şaşırtan özel bir haber yayımladı. Habere göre İsrail’in dar kapsamlı siyasi ve güvenlik kabinesi 19-20 Ekim tarihlerinde Filistin Yönetimi’nin çökme ihtimalini ve bu durumda atılacak adımları görüşmüştü. Eğitim Bakanı Naftali Bennett ve Adalet Bakanı Ayelet Şaked gibi kimi İsrailli bakanlar da 27 Kasım’da Filistin Yönetimi’nin çöküşünün İsrail’in menfaatlerine hizmet edeceğini ve dolayısıyla hükümetin böyle bir olasılığı engellememesi gerektiğini söylediler.

Ancak Başbakan Benjamin Netanyahu birkaç gün sonra yaptığı açıklamada Filistin Yönetimi’nin dağılmasını istemediğini çünkü alternatiflerin İsrail’in güvenliği bakımından daha kötü olabileceğini söyledi.

Filistin Yönetimi haberlere ilişkin resmi bir yorum yapmış değil. Oysa bu senaryo akademik bir tartışma değil, İsrail’in siyasi ve askeri karar alıcıları tarafından konuşulan bir konu.

Yine de Filistin Yönetimi’nden bazı isimler çöküş ihtimalinin gerçekçi olmadığını söylediler. Örneğin El Fetih Yasama Konseyi Siyasi Komite Başkanı Abdullah Abdullah 28 Kasım’daki açıklamasında olup biteni İsrail’in Filistinli yöneticiler üzerinde baskı kurma çabası olarak yorumladı.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise 5 Aralık’ta Brookings Enstitüsü Orta Doğu Politikaları Merkezi’nin Washington’da düzenlendiği Saban Forumu’nda Filistin Yönetimi’nin tasfiye edilmesine karşı uyarıda bulundu, bunun İsrail için tehdit oluşturacağını söyledi.

Al-Monitor’a konuşan El Fetih Devrim Konseyi üyesi Sufyan Ebu Zaid konuya ilişkin şöyle dedi: “İsrailli yetkililer Filistin Yönetimi’nin hipotetik çöküşü konusunda kendi aralarında bile anlaşmış değil. Sağcı bakanlar bu senaryoyu olumlu karşılarken muhalefet, güvenlik teşkilatı ve ordu buna itiraz ediyor ve Filistin Yönetimi’nin kademeli çöküşüyle ona alternatif olarak ortaya çıkacak yapının Batı Şeria’daki güvenlik kaosunu daha da derinleştireceğini düşünüyor.”

İsrail hükümetinin Filistin Yönetimi’nin çöküşünü görüştüğü bir dönemde Kerry’nin bu konuda uyarıda bulunması basit bir tesadüf olmayabilir. İsrail ile Filistin Yönetimi’nin giderek bozulan ilişkileri bu uyarıyı tetiklemiş olabilir. Zira İsrail sert askeri tedbirler ve güvenlik uygulamalarına rağmen Filistinlilerce düzenlenen saldırıları durduramıyor. Üstelik İsrail’in tahrikleri de artıyor. Örneğin Savunma Bakanı Moşe Yaalon 30 Kasım’daki açıklamasında saldırıları durduramadığı için Filistin Yönetimi’ni suçladı.

Hamas hükümetinin eski Enformasyon Bakanı Yusuf Rızk, konu hakkında Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Filistin Yönetimi’nin çöküşüne dair İsrail’de yapılan değerlendirmeler ciddidir ve abartılı değildir. İsrail bir süredir kimi Arap devletleriyle geliştirdiği ilişkiler üzerinden bölgesel bir çözümün peşinde. Arap devletlerinin katılımıyla bölgesel bir konferans yapılmasını istiyor ve burada Filistin Yönetimi’nin üstü çizilebilir. Batı Şeria’daki Filistin bölgelerinin İsrail’e ilhak edilmesini isteyen İsrail sağı da bunu öneriyor.”

Rızk’a göre çöküş ihtimali dışlanamaz: “İsrail sağının tutumu dikkate alındığında Filistin Yönetimi’nin çöküş senaryosu gerçekleşebilir. Böyle bir durumda İsrail Batı Şeria’daki Filistinlileri idare etmekte zorlanır ve 1994 öncesine, yani Filistin Yönetimi öncesi duruma dönüş yapabilir. Bu da İsrail’in ilave idari ve ekonomik yükler, ilave güvenlik yükleri üstlenmesi anlamına gelir.”

Filistinliler böyle bir çöküşün nasıl gerçekleşebileceği konusunda net bir fikre sahip değil. Akla İsrail’in merhum Yaser Arafat’a 2002’de yaptığı gibi Batı Şeria’da büyük çaplı bir askeri operasyonla Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın hareket özgürlüğünü kısıtlaması geliyor.

İsrail ayrıca Batı Şeria’daki Filistin güvenlik teşkilatını hedef alabilir ve bazı emniyet mensuplarını saldırılarda parmakları olduğu gerekçesiyle tutuklamaya başlayabilir. En son 3 Aralık’ta Kudüs’ün kuzeyinde İsrailli askerlere saldıran Filistinli istihbarat subayı Mazen Uraybe vurularak öldürüldü.

Bunun dışında İsrail vergi gelirlerini Filistin Yönetimi’ne aktarmayı keserek Filistin Yönetimi’ni yavaş yavaş çöküşe sürükleyebilir. Filistin Yönetimi çalışanlarına, özellikle güvenlik görevlilerine maaş ödeyemez ve bu kişiler çalışamaz hâle gelir. Tüm bunlar Batı Şeria’da güvenlik krizine yol açar.

Al-Monitor’un görüştüğü bir Filistin Yönetimi güvenlik yetkilisi kimliğinin gizli kalması kaydıyla şöyle konuştu: “İsrail Batı Şeria’yı birkaç coğrafi bölgeye bölerek bunları İsrailli bir komutanın kontrolüne vermeye kadar ileri gidebilir. Saldırıları durdurmak için alınan tedbirler bu komutanın kontrolünde olur. Bu senaryo kapsamında köy ve kasabaların çevresinde kontrol noktaları oluşturulabilir ve böylece Filistin kentleri arasında araç trafiği engellenmiş olur. Bu tip uygulamalar Filistin Yönetimi’nin Batı Şeria üzerindeki kontrolünü sarsar. Filistin Yönetimi’nin etkinliği zafiyete uğrar ve böylece kademeli bir çöküşün zemini hazırlanmış olur.”

Bu sözler Filistin Yönetimi’ne yakınlığıyla bilinen El Hayat El Cedide’de ağustosta dile getirilen iddiayla örtüşüyor. El Hayat El Cedide Genel Yayın Yönetmeni Hafız Barguti tarafından kaleme alınan yazıda Filistin Yönetimi’nin çökmesi hâlinde İsrail hükümetinin Batı Şeria dâhil işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetlerinin Tümgeneral Yoav Mordechai tarafından koordine edileceği öne sürülmüştü.

Filistin Yönetimi’nin çökmesi hâlinde İsrail’in karşılaşacağı belki de en ciddi mesele silahlı Filistin güvenlik güçlerinin akıbeti olacak. Bu kişilerin elindeki binlerce silah İsrail hedeflerine saldıran Filistinlilerin eline geçebilir ve mevcut şiddet olayları silahlı çatışmalara dönüşebilir. Bu ihtimal İsrail’i Filistin Yönetimi’ni çökertmeden önce iki kere düşünmeye sevk edebilir.

Ramallah’taki Masarat Filistin Politika ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nin Başkanı Hani Masri’ye göre “İsrail’in Filistinlilere karşı bir katliama girişmesi, El Aksa Cami’nin durumunda büyük bir değişikliğin olması, çok sayıda İsraillinin ölümüyle sonuçlanan bir şehadet eylemi, Başkan Abbas’ın ölümü, Abbas’ın halefi konusunda uzlaşmaya varılmadan istifa etmesi, İsrail işgaline karşı mevcut Filistin politikasının değişmesi… Tüm bunlar Filistin Yönetimi’nin çökmesine yol açabilecek gelişmelerdir.”

Filistin Yönetimi’nin mevcut ayaklanmaya destek vermekten de karşı çıkmaktan da imtina ettiği doğru bir tespit olabilir. Ancak görünen o ki bu muğlak tutum İsrail yönetimini tatmin etmiyor. Dolayısıyla İsrail yönetimi adım adım uygulayacağı bir kriz politikasıyla Filistin Yönetimi üzerinde baskı kurabilir ve ona ayaklanmaya karşı koymadığı takdirde çökmeye mahkûm olduğu duygusunu aşılamaya çalışabilir. Filistin Yönetimi ise bu konuda yakın zamanda açıklama yapacakmış gibi durmuyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: west bank, palestinian politics, palestinian leaderships, palestinian authority, israeli security, israeli-palestinian conflict, intifada, fatah

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept