İran'ın Nabzı

İran Suriye’deki Rus varlığından memnun mu?

By
p
Article Summary
Rusya Suriye’deki etkinliğini artırmış olsa da İran’ın bu gelişmeden ne kadar memnun olduğu henüz net değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

TAHRAN — Irak ve Suriye’de zaten karmaşık olan durumlar İran, Rusya, Suriye ve Irak’ın istihbarat paylaşım merkezi oluşturduğu haberiyle daha da karmaşık bir hâl aldı. Bağdat’ta faaliyete geçmesi planlanan bu merkezle İslam Devleti (İD) ile mücadelede iş birliğinin artırılması amaçlanıyor.

Bu girişimi ilk olarak Rus haber ajansı Sputnik duyurdu. Ajansa konuşan Rus bir diplomatik kaynak şu bilgileri verdi: “Bu ortak istihbarat merkezi dört ülkenin genelkurmay temsilcileri tarafından oluşturulacak. (…) Merkezin birinci amacı terör örgütüyle mücadele kapsamında bölgeyle ilgili istihbarat toplamak. Toplanan bilgi analiz edilecek ve dört ülkenin silahlı kuvvetlerinin ilgili birimlerine aktarılacak. (…) Dört ülke merkezin komutasını üç aylık sürelerle dönüşümlü olarak yürütecek. Dönüşümlü başkanlık ilk olarak Irak’ın olacak.”

Rusya’nın merkezdeki temsilcisi olarak görevlendirilen Sergey Kuralenko da şu bilgiyi verdi: “Dört ülke mücadelenin koordinasyonunda eşit sorumluluğa sahip olacak. Tarafların sorumlulukları kısa süre içinde kabul edilecek özel bir tüzükle belirlenecek.”

Rus medyası ve Rus yetkililer merkez hakkında son derece net ve detaylı bilgi verirken İranlı yetkililerin tereddütlü olduğu görülüyor. Örneğin İran’ın Irak Büyükelçisi Hasan Danaifer haberle ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bu bir dedikodu. Yansıtıldığı kadar ciddi bir olay değil. İran’ın Suriye ve Irak’ta Daeş ile mücadelede kendi planları var. İran’ın planları lojistik, danışma ve eğitim konularını içeriyor. Bu planları ciddi şekilde takip ediyoruz. Kendi planlarımız var ve onlara bağlıyız.”

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de New York’a son ziyareti sırasında bir grup basın mensubuna şu açıklamayı yaptı: “Sayın Putin, Suriye’de teröre karşı stratejik ittifak kurmamız için bana şahsen teklifte bulunmuştu. Ancak Tahran’la Moskova arasında herhangi bir stratejik ortaklık yok.”

Öte yandan Iraklı yetkililer merkez konusunda en hevesli taraf olarak görünüyor. Irak Başbakanlık Sözcüsü Saad El Hadisi Fransız medyasına yaptığı açıklamada “Kurulacak olan istihbarat paylaşım merkezi adı geçen dört ülke arasında ortak bir koordinasyon birimi olacak. Bu birimin ne zaman faaliyete geçeceği güvenlikle ilgili konulara göre belirlenecek.” dedi.

ABD’nin bu askeri istihbarat iş birliğine sıcak bakmadığını belirtmek gerekir. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Robert Work ortak merkezle ilgili haberlere şöyle tepki verdi: “Irak’ın Suriye, İran ve Rusya’yla böyle bir anlaşma yapması bizim için sürpriz oldu. Bizim ne Suriye’yle ne Rusya’yla ne de İran’la istihbarat paylaşmayacağımız açık. Dolayısıyla şu an Irak’ın tam olarak ne dediğini öğrenmeye çalışıyoruz. Bu ülkelere cephede yardım edecek herhangi bir gizli bilgi sağlama niyetimiz yok.”

Rusya son haftalarda Orta Doğu’da güç gösterisi yapıyor. Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a muhalif gruplara karşı Suriye’ye onlarca savaş uçağı, tank, ağır silah ve komando birlikleri gönderdi. Moskova’nın Suriye ve bölgede askeri varlığını artırma isteği Putin’in yeni bir bölgesel düzen kurma peşinde olduğunu gösteriyor. Rusya daha önce de bölgede aktifti. Örneğin Irak’a Sukhoi savaş uçakları verdi, Suriye’ye siyasi ve askeri destek sağladı, ayrıca Suriye’nin Lazkiye ve Tartus limanlarında belli bir donanma gücü bulundurdu. Ancak Rusya son hamleleriyle İran ve Hizbullah’ın yerini almaya kararlı olduğunu, Irak ve Suriye’deki askeri operasyonları yönlendirmek istediğini gösteriyor. Öte yandan görünen o ki Moskova Esad’ın iktidarda kalması konusunda endişeli ve bu nedenle Suriye’nin kıyı bölgesinde bir Alevi devleti kurma fikrinin peşinden gidiyor. Tüm bunlar dikkate alındığında ortak istihbarat merkezinin kurulması ve Rus ordusunun Suriye’de doğrudan müdahil olmasının İran için çeşitli sorunlar doğuracağı açık.

İlk olarak istihbarat ve askeri bilgi paylaşımı Hizbullah’ın askeri kabiliyetleri konusunda Moskova’nın bilgi edinmesine yol açabilir. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Suriye’deki Rus müdahalesine sessiz kalarak üstü kapalı onay vermesi, İsrail’in ileride İran ve Hizbullah’ın askeri kabiliyetleri hakkında Rusya üzerinden gizli bilgi edinme ihtimalini gündeme getiriyor.

İkincisi Suriye’de bugüne kadar en yüksek askeri bedeli İran ve Hizbullah ödedi. Rusya’nın varlığını güçlendirmesi İran ve Hizbullah’ın mevcut kuvvetli konumunu kolayca zedeleyebilir ve bu da ileride Suriye’nin geleceği konusunda yapılacak siyasi müzakerelerde Tahran’ın elini zayıflatır.

Üçüncüsü İran hâlihazırda Irak’a da Suriye’ye de zaten istihbarat desteği sağlıyor. İnsansız hava araçları ve istihbarat görevlileri aracılığıyla bu iki ülkeye hem insan kaynaklı istihbarat (HUMINT) hem sinyal istihbaratı (SIGINT) sağlanıyor. Rusya, İran, Irak ve Suriye arasında uzun yıllara dayanan istihbari ve askeri iş birlikleri olduğu unutulmamalı. Bu ülkeler ikili düzeyde bir dizi askeri ve güvenlik iş birliği anlaşmaları imzalamıştır.

Son olarak Rusya’nın Irak ve Suriye’deki yeni gelişmeler konusunda İsrail’e güvence vermesi işleri daha da karmaşık hâle getiriyor.

Dolaysıyla görünen o ki İran’a göre Rus müdahalesinin potansiyel dezavantajları avantajlarından ağır basıyor. Yüzlerce İran askerinin kara harekâtı için Suriye’ye girdiği haberleri de bu çerçevede değerlendirilebilir.

Sonuç olarak eldeki veriler ışığında İran’ın Irak ve Suriye’deki üstün konumunu doğal olarak başka bir ülkeye kaptırmak istemediği anlaşılıyor. Bununla birlikte İran, Rusya’nın bölgesel terörle mücadele arzusunu olumlu karşılayacak ve destekleyecektir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: us involvement in the middle east, syria crisis, russian support for iran, russian foreign policy, russian diplomacy in syrian crisis, russia in middle east, russia, iraq, iran

Abbas Qaidaari İranlı bir uluslararası güvenlik ve savunma politikaları uzmanıdır. Twitter hesabı: @abbasqaidaari

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept