Türkiye'nin Nabzı

Patriotlar Türkiye’ye tartışmalarla geldi tartışmalarla gidiyor

By
p
Article Summary
Suriye kaynaklı olası hava ve füze tehdidinden korunması için Türkiye’ye getirilen Patriotların gidişleri de gelişleri gibi tartışmalı.

Önce Almanya, hemen akabinde ABD Suriye kaynaklı olası hava ve füze tehditlerine karşı Türkiye’de konuşlandırdıkları Patriot bataryalarının Türkiye’den çekileceğini açıkladı. Bu çekilme kararları sonrasındaki haber ve yorumlara bakılınca 2013 yılında Türkiye’ye gelişleri de yoğun tartışmalara neden olan Patriotların dönüşlerinin de tartışmalı olacağı görülüyor.

Aslında Almanya’nın, Kahramanmaraş’taki Patriot sistemlerini çekmek istediği uzunca bir süredir biliniyordu. Ancak ABD’nin çekme kararının Ankara’da sürpriz olarak karşılandığını not etmek gerekiyor.

Çekme kararına ilişkin Alman ve ABD’li yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda siyasi konulara girilmeden teknik gerekçelerin öne çıktığı görülüyor.

Alman yetkililere göre çekme kararında iki faktör rol oynadı: Suriye kaynaklı tehdit algılamalarındaki değişim ve teknik gerekçeler. Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen füzelerin görev süresinin neden uzatılmadığını Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan yazılı bir açıklamada şu sözlerle ifade etti: "2013'ten bu yana Suriye'den Türkiye'ye yönelik tehditlerin yapısı değişti. O dönemde [Suriye] Devlet Başkanı Beşar Esad birincil tehditken, şu anda asıl tehdit unsuru IŞİD haline geldi".

Alman basınında da zaten Türkiye’de bulunan Alman Patriot birliğinin harbe hazırlık seviyesindeki düşüş, rotasyon periyodunun kısalığı gibi olumsuz teknik nedenlere ilişkin haberler sık sık yer alıyordu. Alınan karara göre Almanya Ocak 2016’dan sonra Patriot birliğinin rotasyonunu yenilemeyecek.

ABD’li yetkililer de Ekim 2015’deki rotasyonu yenilememe kararını teknik nedenlere bağladı. Açıklamasında bu kararın ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerde ve ABD'nin Türkiye'nin savunulmasına yönelik taahhütlerinde bir değişiklik anlamına gelmediğinin altını çizen Pentagon sözcüsü Jeff Davis, teknik iyileştirme ihtiyacının çekme kararında birincil neden olduğunu belirtti.

Davis açıklamasına şu sözlerle devam etti: "Savunma alanında Türkiye ile yakın ve devam eden ilişkimiz var ve bunda da bir değişiklik yok. NATO müttefikimize yardım etmeye devam edeceğiz ve bu, eğer tehdit hesaplamaları herhangi bir nedenle değişirse, Patriotları hızlı biçimde geri getirme kapasitesini de kapsıyor. Aegis gemileri Türkiye’ye çok yakında konuşlanmış durumda."

Türkiye’deki Patriotların hikayesi

Haziran 2012’de bir Türk RF-4 savaş uçağının Suriye ordusu tarafından vurulması ve Ekim 2012’de Akçakale’de 5 sivilin Suriye kaynaklı top ateşiyle ölümü sonrasında Türkiye’nin Esad rejimi ile arası çok gerilmişti.

Bu dönemde Esad rejimine karşı Suriye muhalefetini aktif destekleyen Türkiye, o dönem kimyasal olarak silahlandırılmış olabilecek karadan karaya füzeler dâhil Suriye füzelerine karşı korunmasız olduğu için endişe duyduğunu NATO’ya iletmişti. Özellikle 2012’nin sonlarında Suriye ordusunun Suriye kuzeyindeki muhalif güçlere yönelik yoğun karadan karaya füze saldırıları Türkiye’nin endişelerini daha da arttırmıştı. Türkiye’nin bu talebi üzerine NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı koordinesinde Ocak 2013’de Türkiye’nin hava ve balistik füze savunmasını sağlamaya yönelik “Aktif Kalkan” misyonunu başlattı. Bu misyon kapsamında, ABD iki Patriot bataryasını ocak 2013’de Gaziantep’e, Almanya iki adet Patriot bataryasını şubat 2013’de Kahramanmaraş’a, Hollanda da yine iki adet Patriot bataryasını şubat 2013’de Adana’ya gönderdi. Hollanda, ocak 2015’de Patriot bataryalarını geri çekerek görevi İspanya’ya devretti. Bu sistemler bu güne kadar Suriye’den Türkiye’ye yönelik doğrudan bir hava tehdidi olmadığı için hiç kullanılmadı.

Kararlarda siyasi nedenler de rol oynadı mı?

Peki önce Almanya’nın hemen akabinde ABD’nin Patriotları Türkiye’den çekme kararlarını sadece ‘Suriye’den Türkiye’ye yönelik hava ve balistik füze tehdidi seviyesindeki düşüş’ ve ‘teknik gerekçelerle’ açıklamak yeterli mi? Alman ve ABD basınına göre bu kararlarda bu iki neden kadar siyasi nedenler de rol oynadı. Zaten ABD ile Türkiye arasında başta İncirlik’in kullanımı olmak üzere IŞİD’le askeri mücadele konusunda görüşmelerin sıklaştığı, Türkiye’de NATO merkezli batı savunma ittifakı hakkındaki tartışmaların arttığı, Türkiye-Almanya ilişkilerinde gerginliklerin yaşandığı ve son olarak Türkiye’ye yönelik IŞİD tehdidi ile Türkiye-PKK çatışmalarının yeniden alevlendiği bir dönemde bu kararların siyasi sebep ve sonuçlarının olmadığını iddia etmek zorlama bir yorum olur.

Örneğin Alman Frankfurter Rundschau gazetesindeki 'Patriotların konuşlandırılması da geri çekilmesi de siyasi mesajdı' yorumuyla başlayan haber şöyle devam ediyor: “Bu siyasi bir misyondu. Türkiye’nin Suriye’den gelecek füze saldırılarına hedef olabileceği zaten başından beri tartışmalıydı. NATO buna rağmen Alman füze savunma sistemlerini gönderdi. Zor partner Türkiye’nin bölgedeki istikrarı daha da bozmaması için gönlünün alınması gerekiyordu. Ama Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacaklarını kestirebilmek kolay değil. Bu nedenle Patriotların zamanında geri çekilmesi iyidir. Patriotların varlığı Suriye’den zaten düşük olan saldırı olasılığını minimize etmiş olabilir. Ama siyasi olarak bu misyon bir işe yaramadı. Türk yönetimi ittifakın çıkarlarıyla değil sadece kendi çıkarlarıyla ilgileniyor.”

Almanya'nın önemli gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung’a (FAZ) göre ise Patriotların geri çekilmesinin gerçek nedeni "Türkiye´nin Suriye konusunda Almanya ve ABD gibi düşünmemesi."

Alman basınında Almanya’nın bu kararı almasında temel neden olarak son günlerde Türkiye’nin PKK’ya yönelik operasyonlarının (özellikle Irak Kuzeyindeki Kandil’e yönelik hava saldırıları) ve Türkiye’nin hala IŞİD’le aktif mücadele konusundaki isteksizliğinin olduğuna yönelik yorumlara da rastlanıyor. Örneğin, Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) savunma uzmanı Rainer Arnold, patriotların geri çekilmesinde PKK´ya yönelik hava operasyonlarının da etkili olduğunu savundu. FAZ ise, hükümet kaynaklarına yakın kişilerin açıklamalarına dayanarak Türkiye’nin uzunca bir süre IŞİD’e karşı sınırda yeterli önlemleri almaması olarak gösterildiğini ifade etti.

ABD tarafında ise Eric Schmitt, Türkiye’de büyük ses getiren 16 Ağustos 2015 tarihli makalesinde resmi açıklamalarda yer almayan bazı iddialara yer verdi. Schmitt’in ‘anonim’ ABD’li kaynaklara dayandırdığı yazısına göre; ABD’nin Patriot’ları çekme kararı aylar önce alındı. Ancak, kararın Ankara’ya iletilmesi İncirlik konusu başta olmak üzere Türkiye ile yürütülen müzakere tehlikeye atabilirdi. Amerikalı yetkililer bundan öylesine kaygılıydı ki Türkiye’ye Patriot kararını bildirmeyi geciktirdiler. Ta ki 22 Temmuz’da üsler için varılan mutabakatın sonrasına kadar bu karar Türk tarafından gizlendi, bu nedenle karar Türk tarafını epey şaşırttı.

Al-Monitor’un konuyla ilgili Ankara’daki Türk Dışişleri yetkilileri, ABD’li yetkililer ve güvenlik çevreleri ile görüşmelerinden sonraki tespitlerini şu şekilde özetlemek mümkün:

  • Patriot’ların Türkiye’den çekilmesi kararında en önemli neden Esad rejiminden Türkiye’ye yönelik hava ve balistik füze tehdidinin seviyesindeki düşüş. Ankara’da ‘bu düşüş nasıl sağlandı?’ sorusuna cevap olarak ABD’nin Esad rejimi ile Suriye’de IŞİD’le mücadele konusundaki eş güdüm ve iş birliğini sağlamak maksadıyla son dönemde artan doğrudan temaslarının ve bu konuda Esad rejiminden aldığı güvence ve taahhütlerin etkili olduğu konusunda kuvvetli bir kanı var.

  • Ankara, Almanya’nın Patriot sistemlerini çekeceğini tahmin etse de ABD’nin çekme kararı Ankara için sürpriz oldu. Eric Schmitt’in makalesine geri dönersek; eğer bu karar ABD tarafında aylar öncesinde alındı ise karar IŞİD’le askeri mücadele konusundaki Türkiye-ABD müzakerelerinin netleştiği 22 Temmuz tarihine kadar Ankara ile paylaşılmamış. Kısaca, Türkiye’nin bu karardan 15 gün öncesine kadar haberinin olmadığını söylemek mümkün. ABD’nin çekme kararını Türkiye’ye geç açıklamasında bu kararın Türkiye ile yürüttüğü IŞİD’le askeri mücadele konusundaki pazarlıkları olumsuz etkileme riskinin rol oynadığı görülüyor. Ayrıca Ankara’daki ABD’li yetkililerin, kararın Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından ve Türkiye-ABD ortak bildirisi şeklinde açıklanmasını Türkiye ile aralarında kararla ilgili bir sorun olmadığının ispatı olarak gösterdiklerini not etmek gerekiyor.

  • Almanya’nın kararında teknik gerekçeler ve Suriye’de IŞİD’le mücadeleye kayan öncelik kadar özellikle kamuoyunun ve muhalefetin Patriotların çekilmesi konusundaki baskının da rol oynadığını söylemek mümkün. Alman karar alıcıların kamuoyundan ve muhalefetten gelen baskıyı hafifletebilmek için Patriot bataryalarının Almanya’nın NATO’ya olan mükellefiyeti kapsamında Türkiye’de bulunduğunu sık sık vurguladıkları dikkat çekiyor.

  • Aslında Patriot bataryalarının Türkiye’de konuşlanmasına imkan veren ‘Active Fence’ bir NATO misyonu olmasına rağmen NATO’nun tüm bu süreçte ‘düşük profil’ gitmesini ise iki şekilde yorumlamak mümkün. İlk neden NATO özellikle böylesine çetrefilli ve politize bir konuda üye devletler arasındaki sorunlarda taraf olmak istemiyor. NATO’nun Patriot konusundaki tartışmalarda düşük profil kalmasının diğer nedeni ise aslında bu tartışmaların ibreyi IŞİD’le askeri mücadeleye doğru kaydırması. Türkiye’nin IŞİD’le mücadeleyi bir NATO misyonu haline getirme konusundaki yoğun ısrarına rağmen NATO’nun kurumsal bazda IŞİD’le askeri mücadelede önde olmak istemediğini söylemek mümkün. NATO’nun IŞİD ile askeri mücadele konusunda düşük profil gitme konusundaki eğiliminin ABD’yi de rahatsız edip etmediğini İncirlik’in NATO uçaklarına açılıp açılmama kararında öğrenebileceğiz.

Sonuç olarak; ABD’nin ve Almanya’nın Patriot’larını Türkiye’den çekme kararlarının Türkiye’ye iki net siyasi mesaj verdiğini söylemek mümkün:

  • Artık Suriye’de birinci tehdit IŞİD

  • IŞİD’le mücadelede Esad rejimi ile işbirliği de dahil her konuya hazır ol

Görünen o ki ABD Patriotların çekilmesine yönelik açıklamayı Türk Dışişleri Bakanlığı’na ve ‘Türkiye-ABD ortak bildirisi’ şeklinde yaptırarak bu iki mesajı yumuşak bir üslupla Türk karar alıcılara iletmek istedi. O zaman soru şu: Acaba Türk tarafı bu mesajları aldı mı?

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: us-turkish relations, turkey’s syrian policy, patriot batteries, nato, incirlik air base, germany, bashar al-assad
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept