Nusra Cephesi güvenli bölge için iş birliği mi yapıyor?

Suriye-Türkiye sınırında güvenli bir bölge oluşturulması Suriyeli mültecilere daha iyi yaşam koşulları vaat etse de siyasi ve güvenlik endişeleri beklentileri zayıflatıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Suriye’nin Tel Abyad kasabasından Türkiye’ye geçmek için Akçakale yakınlarında bekleyen Suriyeli mülteciler ve sınırda nöbet tutan Türk askerleri, 10 Haziran 2015 Photo by REUTERS/Osman Örsal.

İşlenmiş konular

ypg, syrian opposition, syria-turkish border, safe zone, jabhat al-nusra, incirlik air base, is, aleppo

Ağu 25, 2015

HALEP, Suriye — Türk Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu 12 Ağustos’ta Türkiye ve ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” kurulması için anlaştığını duyurdu. Ancak bu açıklamaya Washington’dan hızlı bir yalanlama geldi. Sinirlioğlu’na göre güvenli bölge 98 kilometre uzunluğunda, 45 kilometre derinliğinde bir alanı kapsayacak. Konuya ilişkin açıklamalar çelişkili olsa da güvenli bölgenin yakında kurulabileceğine dair fiiliyatta bazı işaretler söz konusu.

Güvenli bölge, Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) uluslararası koalisyonun desteğiyle 16 Haziran’da Tel Abyad’ı ele geçirmesinin ardından Türkiye için ivedi bir ihtiyaca dönüştü. Zira YPG Türkiye’nin güney sınırında hafife alınamayacak bir güç hâline geldi. Güvenli bölge Türkiye’ye yönelik mülteci akınını frenlemekle kalmayacak, kanlı savaştan kaçan milyonlarca Suriyeliye sığınak olacak.

İlgili tarafların güvenli bir bölge oluşturduğuna dair ilk işaret, Nusra Cephesi’nin kuzey Halep kırsalında Türkiye sınırındaki köylerden çekilmesi oldu. Nitekim bu bölge kuzeydoğudaki Cerablus kentinden Mare’nin güneyine kadar uzanacağı iddia edilen güvenli bölgenin içinde yer alıyor.

Washington, El Kaide’nin Suriye şubesi olan Nusra Cephesi’ni düşman addediyor. Örgüt, aralık 2012’de ABD’nin terör listesine dahil edildi. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon da 23 Eylül 2014’ten bu yana örgütün mevzilerini bombalıyor. Dolayısıyla Washington’un Nusra Cephesi’ne koruma sağlayacak güvenli bir bölgeye izin vermesi olası değil.

Al-Monitor’un isminin açıklanmasını istemeyen Suriyeli muhalif bir liderden edindiği bilgiye göre tüm muhalif unsurları Nusra Cephesi’yle bir araya getiren bir toplantı düzenlendi. Kaynağa göre toplantıda Nusra Cephesi’nin kuzey Halep kırsalında İslam Devleti’yle (İD) temas noktalarından çekilmesi konuşuldu. Nusra Cephesi’nin çekileceği bölgelerde muhalif unsurların kontrol sağlaması hâlinde güvenli bölgenin ilk adımı atılmış olacak.

Nusra Cephesi 9 Ağustos’ta Hercele, Delha, Havar Kilis ve Kefergan’dan çekilirken bu kasabalarda İD’le temas noktalarının kontrolünü ikisi de muhalefete bağlı olan Şamiye Cephesi ile Sultan Murat Tugayı devraldı.

Nusra Cephesi, aynı gün yayımladığı bildiride çekilme kararını uluslararası koalisyonla muhatap olup koordinasyon yapmanın “şeriatla bağdaşmayacağı” gerekçesiyle açıkladı. Örgüt, güvenli bölgenin tek amacının sınırdaki YPG güçlerinin tehdidi altında olan Türkiye’nin ulusal güvenliğinin korunması olduğunu belirtti.

Bu bağlamda Ahrar El Şam başta olmak üzere pek çok muhalif örgüt tutum değiştirdi. İslamcı bir hareket olan Ahrar El Şam 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada güvenli bölgeye olumlu baktığını şöyle duyurdu: “Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin desteği ve devrimci grupların siyasi ve fiili eş güdümüyle güvenli bir bölge oluşturma projesini destekliyoruz.”

Bu bildiriler sadece sözden ibaret değildi. Muhalif unsurlar Halep’in kuzey kırsalında özellikle de güvenli bölgenin kurulacağı söylenen alanlarda İD mevzilerine saldırmaya başladı. Ancak henüz İD’e karşı üstünlük sağlamış değiller.

Türk ordusunun Suriye topraklarında İD’le mücadeleye katılması olası görünmüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da 13 Ağustos’ta Türkiye’nin İD’le mücadele kapsamında Suriye’ye kara birlikleri göndereceği iddiasını yalanladı. Dolayısıyla en olası senaryo şöyle şekilleniyor: Başat muhalif güçler İD’i güvenli bölge alanından çıkaracak, Türkiye ve uluslararası koalisyon da bölgeye havadan koruma sağlayacak.

Nitekim Özgür Suriye Ordusu’na bağlı Sultan Murat Tugayı 6 Ağustos’ta Halep’in 21 kilometre kuzeyindeki Ümmül Kura bölgesinde taarruza geçti ve İD’e ait beş mevziiyi ele geçirdi. Ancak İD’in döşediği mayınlar sonucunda grubun altı savaşçısı öldü, 13’ü de yaralandı. Bunun üzerine grup geri çekildi.

Aynı senaryo 13 Ağustos’ta bir kez daha yaşandı. Bu sefer Ahrar El Şam, Sultan Murat Tugayı ve Şamiye Cephesi tank ve zırhlı araçlar kullanarak Türkiye sınırındaki köylere büyük bir taarruz başlattı. İD’in elindeki Kara, El Mezra, El Kerba ve bir benzin istasyonu birkaç saat içinde muhalefetin kontrolüne geçti. Fakat bu durum ancak aynı günün akşamına kadar sürdü. Yoğun şekilde mayınlanan arazi bu grupları geri çekilmeye zorladı.

Güvenli bölgenin oluşturulacağına dair bir diğer işaret ise uluslararası koalisyonun muhalif unsurların tuttuğu bölgelerin sınırlarındaki İD mevzilerini bombalamaya başlaması. Koalisyon güçleri 14 Ağustos’ta Halep’in kuzeyindeki Tlalin’de, 17 Ağustos’ta da Um Hauş’ta İD mevzilerini vurdu.

Bu hava saldırıları görece ufak çaplı olsa da önemli bir gelişme olarak görülüyor. Zira koalisyon bu güne dek muhalefet bölgelerine yakın İD mevzilerini bombalamaktan kaçınmış, İD’in muhalefete karşı haziranda başlattığı büyük taarruz sırasında bile bu tavrını sürdürmüştü. Son hava saldırıları, Ankara’nın 29 Temmuz’da İncirlik Hava Üssü dâhil Türkiye’deki askeri üsleri uluslararası koalisyona açma kararının ardından geldi. Pentagon Sözcüsü Laura Seal da ABD’ye ait insansız hava araçlarının ilk kez 5 Ağustos’ta İncirlik’ten havalanarak İD hedeflerini vurduğunu açıkladı.

Recommended Articles

Petrol Erdoğan’ın Suriye siyasetini düze çıkarabilir mi?
Fehim Taştekin | türk-kürt çatışması | Mar 13, 2020
İdlib’in gölgesinde bir başka cephe: Afrin kapısı
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Mar 2, 2020
İdlib kriziyle El Bab’daki gayrimenkul fiyatları tavan yaptı
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Şub 27, 2020
Rusya Kürt kartını açıyor mu?
Fehim Taştekin | Suriye'de Rusya | Şub 20, 2020
Suriyeli muhalifler ile SDG bölgelerini ayıran sınır kapıları açıldı
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Şub 23, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Suriye'nin Nabzı

al-monitor
HTŞ, İdlib ateşkesinden istifade ederek saflarını sıklaştırıyor
Khaled al-Khateb | | May 1, 2020
al-monitor
Suriyeli Kürtler ABD himayesinde uzlaşı görüşmelerine başladı
Ivan Hassib | Kürtler ve Kürdistan | May 1, 2020
al-monitor
Türkiye Suriye’deki muhalif bölgelerine yeni bir sınır kapısı açıyor
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Nis 16, 2020
al-monitor
Türkiye sınırındaki mülteci kampları koronavirüse ne kadar hazır?
Mohammed al-Khatieb | Coronavirus | Nis 9, 2020