Irak Kürdistanı: Türkiye’nin müşteri devleti

By
p
Article Summary
Türkiye’nin Irak Kürdistan bölgesi üzerinde mali açıdan ve güvenlik bakımından sahip olduğu büyük nüfuz, Erbil’in ekonomik ve siyasi zafiyetlerini gözler önüne seriyor. İngilizceden Türkçeye çevriliştir.

Uluslararası medya ve siyasi yorumcular, birkaç ay öncesine kadar Kürtlerin kısa vadede devletleşeceğini öngörüyordu. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde (KBY) de Türkiye’ye bağımsız petrol ihracatı ile kalıcı, özerk bir gelir kaynağı yaratılabileceği inanışı yaygındı ve belki de hâlen öyledir. Erbil’le Ankara arasında yapılan “enerji anlaşmaları”, Türkiye ve Irak’ın o günkü başbakanları Recep Tayyip Erdoğan ve Nuri El Maliki arasındaki soğuk savaş ve uluslararası petrol şirketlerinin Kürdistan bölgesindeki menfaatleri bu yöndeki beklentileri güçlendiriyordu.

Ne var ki bugün gelinen noktada bağımsızlık ya da daha ileri düzeyde bir özerklik şöyle dursun, hâlen Irak’a bağlı olan KBY’nin Türkiye’ye de bağımlılığı artmış durumda. Bu bağımlılığı derinleştiren etmenler olarak İslam Devleti’nin (İD) bölgeye yönelttiği tehdit, Irak’taki toprak ve doğal kaynak anlaşmazlıklarının çözümsüz kalması ve Ankara ile Bağdat’ın ilişkilerini düzeltme girişimleri sayılabilir. Bu durum, KBY’nin bölgesel güçler arasındaki sıkışmışlığını, Erbil’in enerji ve siyasi gündemi üzerindeki Türk kontrolünü artırıyor.

Ankara-Erbil ittifakının başlarda “karşılıklı bağımlılık” temelinde gelişeceği varsayılmıştı. Türkiye, KBY’nin hidrokarbon kaynaklarına erişim sağlayarak doğal gaz satın aldığı Rusya ve İran’a bağımlılığını azaltacak ve bölgesel bir enerji merkezi hâline gelecekti. Türkiye için KBY ayrıca Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) karşı bir güvenlik ortağı ve üzerinde “yumuşak gücünü” uygulayabileceği Sünni bir müttefikti. KBY açısından ise Türkiye direkt bir enerji ihraç güzergâhı, ticaret ortağı ve Bağdat’a alternatif olarak görülüyordu. Bu ortaklığı güçlendirmek ve Kürt ulusal menfaatlerini pekiştirmek isteyen KBY yetkilileri, stratejik bir kararla Türk şirketlerinin Kürdistan’da ticaret, bankacılık ve enerji sektörlerine girmesine izin verdi.

Ankara-Erbil ticari ilişkileri, Kürdistan bölgesinin kalkınmasına, bazı seçkin kesimlerin çıkarlarına katkı yapmış olabilir, ancak KBY’nin ekonomik özerkliğini güçlendirmiş değil. Türkiye KBY’nin bir numaralı dış ticaret ortağı olsa da 2013’te 7 milyar dolar olarak tahmin edilen Ankara-Erbil “ticaretinin” yaklaşık yüzde 85’i, KBY’nin ithal ettiği ve Bağdat’tan sağladığı gelirle karşıladığı gıda ve lüks tüketim ürünlerinden oluşuyor. Türkiye’den ithal edilen kalemlerin çoğu Kürdistan bölgesinde tüketiliyor, üstüne katma değer koyarak dışarıya ihraç edilmiyor. Irak Kürdistanı’nın ticari faaliyetlerinde ihracatın payı yalnızca yüzde 5. Bunun büyük bir bölümü de Türkiye’den ithal edilen alkollü içki ve sigaranın İran dâhil başka ülkelere satılmasından ibaret.

KBY ve Ankara’nın petrol ihracatıyla oynadığı kumar, bu denklemi değiştirip Irak Kürdistanı’na kendi kendini idame ettirecek bir gelir kaynağı yaratmayı amaçlıyordu. Ne var ki Türkiye-Irak boru hattı üzerinden altı aydır devam eden “bağımsız” petrol ihracatı, KBY’nin ekonomik kırılganlığını iyice ortaya çıkardı ve bölgedeki mali krizi derinleştirdi. KBY’nin Türkiye üzerinden 30 milyon varil petrol sattığı bildiriliyor. Ancak bu satışlardaki şeffaflık eksikliği — tankerlerin radar kapatarak açık denizlerde dolaşması, gemiden gemiye transferler, açıklanmayan fiyatlandırma yöntemi, hukuki anlaşmazlıklar – büyük çaplı ihracata dönük riskin azaltılmasına pek yardımcı olmuş değil.

Neticede KBY’nin şu ana dek bu petrol satışlarından elde ettiği gelir, 2 milyar dolar civarında kaldı. Bölgenin yıllık bütçe ihtiyaçlarının çok ufak bir kısmına tekabül eden bu rakam, memur maaşlarını ve uluslararası petrol şirketlerinin masraflarını ödemek için gereken tutarın yanına bile yaklaşmıyor. Hızla düşen dünya petrol fiyatları da zaten tartışmalı olan ve çok ucuza satılan Kürt petrolünü iyice vuruyor, Türkiye gibi enerji ithal eden ülkelere ise fayda sağlıyor.

Bağdat’ın baypas edilmesi, KBY enerji sektörü ve buradaki gelirin üzerinde Erbil’in değil, Ankara’nın kontrolünü artırdı. Aslına bakılırsa Türkiye KBY’nin yeni mali patronu hâline geldi. Ödenemeyen maaşların 720 milyon dolara ulaşması, yatırımların durması, turizmin darbe yemesi ve Bağdat’la yaşanan finans ve petrol anlaşmazlıklarının çözülememesi neticesinde KBY son altı ay içinde Ankara’dan ve özel yatırımcılardan milyarlarca dolar borç aldı. Yerel kaynaklara göre Ankara yakın zamanda KBY’deki memurların iki aylık maaşını öderken KBY petrol gelirlerini Türk Halk Bankası’nda bir hesapta yönetiyor ve Kürt petrolünü Ceyhan’daki depolarda tutuyor. Bağdat ve KBY’nin petrol ihracatıyla ödemelere ilişkin yeni bir anlaşmaya varma çabalarına karşın KBY petrol gelirinin bir kısmı hâlen Ankara’da.

Türkiye’nin mali alandaki nüfuzu, Kürt ulusal siyasetindeki etkisini de güçlendiriyor, en azından Başkan Mesud Barzani söz konusu olduğunda. Iraklı Kürtler, İD saldırılarına karşı Ankara’nın askeri destek vermemiş olmasından dolayı “hayal kırıklığı” dile getirmiş olsa da Erdoğan’a etkili şekilde meydan okuyabilecek durumda değil. Zira mevcut koşullarda, bilhassa da Bağdat’ın KBY’nin bütçe ödeneklerini hâlen vermediği düşünülürse bu tarz meydan okumalar, Iraklı Kürtlerin kendi maddi menfaatlerini ve enerji alanındaki beklentilerini zedeler. Bunun da ötesinde Türkiye’nin İD ve PKK tehdidiyle uğraştığı, Kürtlerle barış sürecinin sendelediği bir ortamda Erdoğan Kobani’de yaptığı hataların telafisinde muhtemelen Barzani’den yardım bekleyecektir. Bu yöndeki gayretler ise Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) Peşmerge güçlerinin Ninova’dan çekilmesi ve PKK’nin Yezidilerin yardımına gelmesinin ardından PKK’nin artan popülerliğini törpülemesi bakımından Barzani’ye de yardımcı olacaktır.

Ancak o durumda bile Barzani veya KBY’nin sınırları ötesindeki Kürt siyasetini etkileme gücü Erdoğan’ın koyduğu şartlar ölçüsünde olacaktır. Irak Kürdistan parlamentosu Suriyeli Kürtlere askeri ve insani yardım yapma kararı almış olabilir – ki bu yardım daha sonra ABD tarafından havadan atıldı -- ancak Peşmerge’nin Kobani’ye gönderilmesi için Ankara’nın onayı gerekti. Erdoğan’ın Türk topraklarından geçmesine izin verdiği küçük çaplı Peşmerge birliği, sadece KDP’ye bağlı güçlerden oluştu. Demokratik Birlik Partisi (PYD) veya Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı güçler bu birlikte yer almadı.

Gelişmelerin aldığı yön kısa vadede Kürt bağımsızlığı söylemini çürüttüğü gibi Kürdistan bölgesinin özerkliğinin nitelik değiştirdiğine işaret ediyor. Bağdat’ın yerine Ankara’yı koyma gayreti sürerse KBY’nin sadece ekonomik işlerliği değil, siyasi manevra kabiliyeti de zayıflama riskiyle karşılaşacak. Bağdat ve Ankara’nın ilişkilerini düzeltmeye çalıştığı, İD ile militan Sünni Arap milliyetçilerin KBY’nin iç sınırını tehdit ettiği, İran’ın Kürdistan’daki nüfuzunu sürdürdüğü, Türkiye’nin de toprak bütünlüğünü korumaya çalıştığı bir ortamda KBY’nin zafiyetleri derinleşiyor. Bu zafiyetler Ankara’yı, Bağdat’ın yanında Kürdistan hidrokarbon sektörünün merkezine yerleştiriyor ve KBY’nin enerji geleceğini bağımsız belirleme gücüne meydan okuyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkey, syria, pkk, oil, kurdistan workers party, kurdistan regional government, kurdistan region, iraq

Denise Natali, Ulusal Savunma Üniversitesi Ulusal Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nde Irak, bölgesel enerji konuları ve Kürt sorunu üzerine uzmanlaşan bir araştırmacıdır. Burada dile getirdiği görüşler, kendisine ait olup Ulusal Savunma Üniversitesi’nin, Savunma Bakanlığı’nın veya ABD yönetiminin resmi görüş ve siyasetlerini yansıtmamaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept