Suriye'nin Nabzı

Halepliler savaşın ortasında tiyatroyla buluştu

By
p
Article Summary
Halep’in isyancılar kontrolündeki kısmında yaşayan insanlar, hava saldırılarını ve top ateşini göze alarak Suriye’de ayaklanmanın başlamasından bu yana bölgede sahnelenen ilk tiyatro oyununu izledi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

HALEP, Suriye — Halep’in isyancılar kontrolündeki bölgesinde bir tiyatro oyununun sahneleneceği haberi, bunca yıkım, felaket ve ölümün ardından kulağa şaka gibi geliyor. Önce gülüyorsunuz, sonra davetiyeye bakıyorsunuz. Evet, evet bir tiyatro oyunu sahneleniyor. Gerçek bir sahnede, ses düzeni, ışıklandırma ve oyuncuların olduğu bir oyun…

Tiyatro salonuna gitmeye hazırlanırken Halep’in dünyanın en tehlikeli şehri olduğunu, her gün hava saldırılarının düzenlendiğini ve sokakların boş olduğunu unutmaya çalışıyorsunuz. Salona adım attığınızda ise hayat adeta yeniden başlıyor.

Filistin asıllı Suriyeli bir genç olan Salman Muhammed’in kurduğu bu tiyatro topluluğu, Tarık El Kebez (Ekmek Yolu -- Bread Way) adını taşıyor ve New York’un Broadway tiyatrosuna gönderme yapıyor. Topluluğun ilk çalışması olan “Dakakin” (Dükkânlar) oyunu, Halep’in doğu kısmında, cephe hattında terk edilmiş bir düğün salonunda dört gün boyunca sahnelenecek.

Oyunu görmek ve seyircinin tepkisini gözlemlemek üzere salona girdiğimizde şaşırıyoruz. Çok sayıda sivil vatandaş, aileler, bayanlar, baylar ve Halep’teki muhalif grupların temsilcileri salonda yerini almış. Salonun duvarlarına yazılar yazılmış. Bir tanesi şöyle diyor: “Bana bir tiyatro verin. Bana bir halk verin. Umut etmeye mahkûmuz, Suriye her şeyin üzerindedir ve tiyatro tüm sanatların anasıdır.”

Oyunu görmeye gelen seyircilerden Maruf Sabsabi Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “En azından son iki senedir millet ve devrim fikrini, tüm topluma yapılan haksızlığı aynen bu şekilde anlatacak birine ihtiyaç vardı. Ne yazık ki bölünme ve savaşla çok zaman kaybedildi, savaş yıkıma ve can kaybına yol açtı. Bu akşam bu yaratıcı gençler sayesinde mücadelemizi sahnede izlerken gözlerim doldu. Burada verilen mesaj, devrimden geriye kalanları kurtarmamıza yardımcı olmalı.”

Al-Monitor’un görüştüğü Fuad ismindeki oyuncu ise savaş mağduru insanlar için tiyatronun güzel vakit geçirmek için nadir bir fırsat olduğuna dikkat çekiyor: “Sahnede olmak, insanların oyunu izlerken keyif aldığını görmek, benim için tarifsiz bir mutluluk. Asıl selamlanması gerekenler, evlerini kaybetmekten, değerlerin savrulmasından yorulan sivil insanlardır. İlgimizi onlara yoğunlaştırmalıyız, onlar için elimizden geleni yapmalıyız.”

Fuad, siyasi mesajlarla yüklü oyundaki rolünü şöyle anlatıyor: “Suriye devriminin başında protestolarda yer alan bir genci canlandırıyorum. Oynadığım karakter, daha sonra ailesini, şehrini ve göstericileri korumak için eline silah alıp Özgür Suriye Ordusu’na katılıyor. Başkaldıran bu genç, arkadaşlarının şehit edildiğine tanık oluyor ve herkes gibi acı çekiyor, değerleri savruluyor, devrimin sloganları yok olup gidiyor. Neticede de devrimi çalan ve istismar eden, devrime düşman olan herkesin karşısında durma kararı alıyor.”

"Dakakin" oyunu, kendi gündemlerinin peşinde olanları, devrimi istismar edenleri, şiddet tacirliği yapanları, Suriye halkının devrimi pahasına kendi menfaatlerine ve hami ülkelerin çıkarlarına göre tavır alanları anlatıyor.

Sahnede beş tane masa yer alıyor ve bunlar konuya göre değişiyor. Baas Partisi’nin iktidarıyla başlayan oyun birinci devrim, dışarıdan gelen paralar ve değişen sloganlarla devam ediyor. Göstericiler ve devrime sahip çıkmaya çalışan silahlı gençler, her sahnede etkili ve dokunaklı bir şekilde anlatılıyor. Kahramanlardan biri yüzünü seyirciye açarak milislerin Körfez’deki destekçilerine atfen şöyle diyor: “Ben dolarım, ben şeytanım.”

Topluluğu yöneten gençler, sadece yakın arkadaşlarından az miktarda yardım alarak bu faaliyeti kendi imkânlarıyla yürütseler de yeni oyunların geleceğini söylüyor. Sahne onlara 10 bin Suriye lirasından (62 dolar) az bir paraya mal olmuş. Gençler, hiçbir kurumdan destek almıyor, bu faaliyetin sıradan insanlarla yerel tiyatro severlere ait kalması için hiçbir kurumun logosunu veya sloganını kullanmak istemiyor.

Suriye’deki sıradan insanların derin umutsuzluğunu yansıtan “Dakakin” 40 yılı aşan Esad rejimi'nde hiçbir güvenlik veya denetim uygulamasına maruz kalmayan ilk sanat çalışmalarından biri olma özelliğini taşıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: youth, syria civil war, syria, entertainment, culture, artists, aleppo

Orwoa Kanawati Halep’te yaşayan Suriyeli bir gazetecidir. Asıl alanı spor olan ama şu an Syria Newsdesk’in Halep muhabiri olarak çalışan Kanawati, sivil toplum çalışmalarında ve siyasi faaliyetlerde de yer alıyor. Suriye Gençlik ve Spor Derneği isimli sivil toplum kuruluşunun sözcüsüdür.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept