İsrail'in Nabzı

İsrail ordusunun “inançlı” savaşçılarına içeriden bir bakış

By
p
Article Summary
Gazze’de terörle mücadeleyi ilahi emir olarak gören ve askeri değerleri çarpıtan dindar Siyonist komutanlar, İsrail ordusu ve toplumu tarafından çözülmesi gereken bir meseledir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü, 10 Ağustos gecesi Givati Tugayı komutanı Albay Ofer Winter’ı o tuhaf kararla ilişkilendirmemek için epey gayret gösterdi. Söz konusu karar, Gazze Şeridi’ndeki Koruyucu Hat Harekâtı’na katılan askerlere konser verecek Sarit Hadad’ın yerine Moşe Peretz’i sahneye çıkarmaktı.

Bu, Givati Tugayı’ndaki 5 bin askere gelecek hafta verilecek özel bir konserdi. Hadad gönüllü olarak konser davetini kabul etse de pazar günü konseri Peretz’in vereceği açıklandı. Ordu kaynakları bu kararı tugay komutanının aldığını öne sürdü. Ortodoks bir Yahudi olan Winter, kadın şarkıcının askerlere konser vermesini kabul etmemiş, bu yüzden Hadad’ın yerini Peretz almıştı. Yani bu, kadınların IDF’ten dışlandığı yeni bir vakaydı. Ancak kararın iddia edildiği üzere muharip kuvvetlerin en üst komutanlarından biri tarafından verilmiş olması, bu olayı diğerlerinden farklı kılıyordu.

IDF sözcüsü, dolambaçlı ve inandırıcılıktan uzak bir açıklama yaparak Peretz’in askerler arasında daha popüler olduğunu, Winter’ın da bu nedenle Peretz ve Hadad’ın birlikte sahne almasını istediğini, ancak bunun teknik nedenlerle mümkün olmadığını anlattı.

İki sanatçıyı aynı sahnede buluşturmanın nesi bu kadar zor bilinmez. Tabi bu gerekçe, Winter’ın dindarlığı nedeniyle aldığı söylenen kararı aklama çabası değilse… İnancını ordudaki rolünün ayrılmaz parçası olarak gören Winter, dini inancı IDF’in temelini oluşturan yüksek ve evrensel değerler ile çatıştığı durumlarda bu değerleri çiğnemekte beis görmüyor.

Winter, tugay komutanı olarak birliklerine verdiği resmi savaş emrinde şöyle yazmıştı: “İsrail kuvvetlerinin tanrısına hakaret, küfür ve lanet eden Gazzeli düşman teröristlerle mücadeleye öncülük etmek için tarih bizleri seçti. (…) Gökyüzüne bakıp sizlerle birlikte haykırıyorum: Duy ey İsrail, Rab bizim tanrımızdır, Rabbi’miz tektir. Ey İsrail’in tanrısı! Bizler, senin İsrail halkın için, senin adını lanetleyen bir düşmanla savaşmaya giderken sen de bizi yolumuzda muvaffak et.”

Bu metnin asıl kaygı veren tarafı “Şema” (Duy ey İsrail) duasını kullanması, hatta birlikler savaşa girmeden hemen önce din temalı bir mesaj vermesi değil. Asıl mesele, Winter’ın Gazze’deki mücadeleyi, Tanrıya söven düşmana karşı bir din savaşı olarak görmesi. Gazze’deki savaş tüm şiddeti ile sürerken ve çok sayıda asker ölüp yaralanırken, savaşa giden bir piyade tugay komutanının terörle mücadeleyi tanrı adına bir savaşa dönüştüren bu mesihvari söylemi, kamuoyunda ciddi bir yankı bulmadı.

Ancak bu elbette bir dil sürçmesi değildi. Winter bu söylemine ilişkin asla pişmanlık belirtmedi. Aksine, haftalık ultra Ortodoks Mişpaça (Aile) gazetesine verdiği röportajda sözlerinin arkasında durdu. Okurlar, mülakattan komutanın dünya görüşünü derinlemesine öğrendi. Buna göre savaş her şeyden önce dini bir meseleydi. Winter söyleşide Gazze Şeridi’nde Kuza köyü yakınlarındaki çarpışmada bir “mucizenin” gerçekleştiğini de anlattı. Askerlik hayatında böyle bir şeyi daha önce hiç görmediğini söyleyen Winter’a göre gökyüzünde “görkemli bulutlar” belirmiş ve kalın bir sis tabakası, birlikleri düşmandan korumuş. Winter, bunun komuta ettiği birliği muzaffer kılmak için ilahi bir müdahale olduğuna inanmış.

Winter, hiç kuşkusuz Koruyucu Hat Harekâtı’nda adını duyuran en ilginç kişilerden biri oldu. Kamuoyu onun sayesinde IDF içinde inanç saikiyle savaşan askerlerin varlığından haberdar oldu. Bu kişiler, askerlik görevini vatan savunması gibi temel askeri değerlerle ölçmüyor, bir tür ilahi emir olarak görüyor.

Koruyu Hat Harekâtı, IDF’in hâlen bir eritme potası olduğunu, varlıklı Savyon banliyösünden, Tel Aviv’in kuzey mahallelerinden, taşra kasabalarından, sosyalist köylerden, kibutzlardan çıkan çocukların burada bir araya geldiğini gösterdi. Dindar Siyonist kesim bu mozaiğin sadece bir parçası. Bu da dindar Siyonistler ile Rus göçmenlerin muharip birliklerin omurgasını oluşturduğu inancını doğrulamıyor.

Buradaki mesele, dindar Siyonizm’in IDF içindeki temsilcilerinden, en kıdemlisi Winter olmak üzere “Tanrı adına savaşan” bir grubun ortaya çıkmış olmasıdır. IDF, savaş sona erdikten sonra bu olgunun ne anlama geldiğini irdelemek durumunda. Yerleşimlerin boşaltılmasına yönelik diplomatik bir süreç henüz söz konusu değil. Ama Winter gibi birinin yerleşimcileri evlerinden tahliye emri aldığında ne yapacağı, IDF komutası için düşünülmesi gereken bir soru olmalı. Winter ve onun gibi subaylar da terfi edecek olurlarsa IDF bu soruyu yanıtlamak zorunda.

Winter, Eli yerleşimindeki askerlik öncesi din akademisi Bnei David’in en başarılı mezunudur. Dini Siyonizm’in manevi beşiği sayılan Mercaz HaRav hahamlık kolejinin bir ürünü olarak 1988’de kurulan bu okul, dindar gençlerin askerlik hizmetini Tevrat öğretisine dayalı derin dini duygularla yapmasını amaçlar. Akademinin daha uzun dönemli hedefi ise ordunun üst kademelerine kendi adamlarını yerleştirmektir.

Kuruluşundan bu yana binlerce muharip askeri eğiten okulun en tanınmış diğer mezunları şöyle: İkinci Lübnan Savaşı’nda öldürülen Yarbay Emmanuel Moreno, aynı savaşta Cesaret Madalyası alan merhum Binbaşı Roi Klein, 2010’da Gazze’de bir askeri operasyonda öldürülen Binbaşı Eliraz Peretz, Gazze’deki son harekâtta öldürülen Teğmen Hadar Goldin ve Goldin’i kaçıran teröristleri kaçış tünellerinde takip eden Teğmen Eitan.

Winter örneğinde kıdemli bir subayın IDF’in örgütsel kültürüne, özellikle de IDF’in devletin bir kolu olma özelliğine aykırı hareket ettiği görülüyor. Dindar kanaat önderleri, komutana yönelik eleştirilerin dindarlara karşı ayrımcılıktan kaynaklandığını kolayca savunabilir. Ancak bu, olayı popülist bir şekilde basitleştirilmek anlamına gelir. Tıpkı IDF sözcüsünün Hadad’ın konserinin iptal edilmesini basitleştirdiği gibi. Zira o karar da görünürde sadece kadınların IDF’ten dışlanmasına bir örnekti.

Dindar olup da son derece saygın ve başarılı olan başka üst düzey subaylar da var: eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yair Naveh, yedek generaller Amir Dror ve Elazar Stern, seçkin Matkal Komando Birliği’nin eski komutanı Hertzi Halevy. Ancak hiçbiri benzer bir olayda asla yer almadı. Bunun sebebi herhalde IDF’in yerleşik değer ve kurallarına uymaları ve askerlik görevlerine inanç odaklı bir anlayış katmaya yeltenmemeleriydi.

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nde dini Siyonizm araştırmacısı olan ve kendisi de dindar bir Siyonist olarak bilinen Yair Sheleg, konuya ilişkin şöyle diyor: “Mercaz HaRav hahamlık kolejindeki insanlar, ülkenin inşasında laik Siyonizm’in önemli rol oynadığına, ancak laik motivasyonun zaman içinde yeterli itiş gücü sağlayamayacağına inanırlar. IDF’in gelecekteki komutan neslini yetiştirmek gibi son derece hedefli bir yaklaşımı var. Akademinin ilk mezunlarından biri olan Winter’ı da başarılarının kanıtı olarak görüyorlar.”

Sheleg’e göre, Eli’deki akademi -- ki bu okul onlarca benzer askerlik öncesi dini okulun açılmasına zemin hazırladı – başarısını bir ölçüde toplumun kimi laik kesimlerindeki post-Siyonist eğilimlere borçlu: “Laik yerleşimci hareketin askeri sorumluluklara duyduğu sadakatin gevşediği yönünde bir hava oluştu. Dolayısıyla dindar Siyonist liderler ayağa kalkıp ‘Onların yerini biz alacağız.’ dedi. Bunun için Haham Kook’un (Abraham Isaac) yazılarındaki gibi bir dini motivasyon gerekir. Kook’a göre laik heyecan, uzun ömürlü olmayacak. Yani Siyonist milliyetçilik, başına dindar Yahudiler geçmezse zamana karşı direnemeyecek.”

Sheleg ile yapılan röportajın metni şöyle:

Al-Monitor: Dindar kıdemli subayların arasından yeni bir siyasi lider kadrosu yetiştirme düşüncesi var mı?

Sheleg: Kesinlikle! Mercaz HaRav hahamlık kolejinden gelenler, genel olarak tüm alanlarda lider olmaya çalışır. Bunun ilk aşamasını da büyük ölçüde zaten başardılar. Sadece birkaç yıl içinde askerlik öncesi okulun bir mezunu bir piyade tugayının komutanı oldu bile. Gelecekte akademiden bir Genelkurmay Başkanı çıkarma hedefi de makul bir beklenti olur. Sonra da oradan, tıpkı laik subaylar gibi ülkenin siyasi yönetimine sıçrama imkânına kavuşacaklar.

Bu olay başladığında laik kesimde büyük bir endişe oldu. Bu endişe, askerlerin öncelikle hahamların emrine tabi olacağı kaygısını dile getiren gazete makalelerinde görülebilir. Bu kaygılar abartılıydı, özellikle Bnei Akiva (Ulusal Dindar) gençlik hareketinin temsil ettiği dindar Siyonizm türü bağlamında. Neticede bu insanlar, orduda bu kadar yıl geçirdikten sonra bir sosyalleşme sürecinden geçiyor ve ordunun kurallarını özümsüyor.

Al-Monitor: Bu subayların yetiştiriliş tarzı, zamanı geldiğinde siyasilerin vereceği yerleşimleri tahliye emrine itaatsizlik etmelerine neden olacak gibi görünüyor.

Sheleg: Belki subayların henüz genç olduğu alt kademelerde böyle olabilir. Ama Gazze’den çekilme sırasında (2005) ya da Amona Karakolu’nun tahliyesinde (2006) emre itaatsizlik eden subaylar pek duymadık.

Al-Monitor: Winter gibi bir subayın yerleşimlerin boşaltılmasında sorun çıkarmayacağından emin olabiliyor musunuz?

Sheleg: Bilemem. Onun ruhunun derinliklerini görmem zor. Böyle bir olasılığın hiç olmadığını söylemiyorum. Winter örneği sorunlu, çünkü verdiği savaş emri savaşın hedeflerine dair fiilen yeni bir tanım getirmiş oldu. Askerlerini savaşa götürmeden hemen önce böyle bir şeyi yapabilmiş olmasını ben sorunlu buluyorum. Oysa mümkün olduğunca geniş bir mutabakat oluşturmaya çalışmalıydı. Bence bu yaptığının IDF kurallarıyla örtüşmediği kendisine son derece açık bir şekilde gösterilmeliydi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: zionism, settlements, religion, jewish culture, israel, idf, gaza strip
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept