Lübnan'ın Nabzı

Lübnan terörle mücadelede yol alıyor

Article Summary
Lübnan'da terörist saldırılar sürerken, yetkililer terörle mücadele kapsamında önemli tutuklamalar yaptı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Beyrut’ta dün, artık aşina hâle gelmeye başlayan bir manzara vardı. Bir intihar eylemcisi, şehrin güneyindeki Şii ağırlıklı banliyölere giden minibüste saldırı düzenledi, altı kişi yaralandı. Lübnanlı sivilleri hedef alan Sünni terör grupları ile Lübnan istihbaratı arasındaki savaşta şu an eşitlik sağlanmış gibi görünüyor. Ülkede gerçekleşen beş intihar saldırısı dâhil sekiz bombalı eylemin ardından Lübnan istihbaratının, terörle mücadelede belli bir mesafe kaydettiği aşikâr.

Resmi kaynakların Al-Monitor'a verdiği bilgiye göre, şu an kimliği açıklanmayan iki kişi gözaltında ve çalışmalar devam ediyor. Terörle mücadelede kaydedilen mesafenin Lübnan basınından derlenen bir özeti aşağıda:

Abdullah Azzam Tugayları'nın Suudi uyruklu emiri Mecid El Mecid'in yakalanması  

Lübnan ordusu 1 Ocak'ta bölgenin en ünlü teröristlerinden biri olan Mecid El Mecid’i yakaladığını açıkladı. Mecid, selefi Salih El Karavi'nin bombalı bir saldırıda yaralanmasından sonra haziran 2012'de Abdullah Azzam Tugayları'nın emiri olmuştu. Karavi, 2004’te Abdullah Azzam Tugayları'nı kurduğu ve Irak, Doğu Akdeniz ve genel olarak Orta Doğu'da El Kaide adına faaliyet gösterdiği gerekçesiyle ABD'nin uluslararası teröristler listesinde yer alıyordu. Mecid liderliğindeki Abdullah Azzam Tugayları, 19 Kasım 2103'te Beyrut’taki İran Büyükelçiliği’ni hedef alan intihar saldırılarını üstlenmişti.

Mecid, Abdullah Azzam Tugayları'na önderlik eden üçüncü Suudi vatandaşıydı. Karavi örgütün askeri kolunun komutanıyken, Süleyman Hamad El Heblayin de bomba uzmanlarından biriydi. Mecid’in kimliği Beyrut'ta yakalandıktan iki gün sonra DNA testiyle teyit edildi ve tutuklandığı resmen açıklandı. Soruşturmaya vâkıf olan bir kaynak, şiddetli böbrek yetmezliği nedeniyle Mecid'in sağlığının kötüye gittiğini belirtti. 4 Ocak'ta da Mecid’in öldüğü resmen bildirildi.

Mecid'in selefi Cemal Defterdar nam-ı diğer Muhammed El Masri’nin yakalanması

Lübnan'daki siyaset ve medya çevreleri, Mecid'in ölümüyle bir sürü bilginin yitip gitmesine hayıflandı. Ancak Mecid yine de Lübnanlı yetkililere önemli ipuçları bıraktı.

Lübnan istihbaratı, 15 Ocak’ta Bekaa Vadisi'nin batısında bulunan Kamed El Loz'da Cemal Defterdar'ı yakaladı. Defterdar'a, Mecid’in yakını olduğunu söyleyerek, sağlığı hakkında bilgi almak için sahte kimlikle Makased Hastanesi’nin danışmasına başvuran birinin bıraktığı telefon numarası üzerinden ulaşıldı.

İstihbarat bu numaranın izini,  Mecid’den sonra Azzam Tugayları'nın başına geçen Defterdar'a kadar sürdü. Defterdar, Kuseyr'den gelen Suriyeli bir mülteci olduğunu söyleyerek Muhammed El Masri adıyla  Bekaa Vadisi'nin batısında  saklanıyormuş.

Bölgede bir baskın düzenleyen ordu, Ebu El Başer lakabını kullanan Defterdar'ı ve bir Fetih El İslam liderini yakalandığını bildirdi. Defterdar’ın ismi, Lübnan ordusu ile teröristler arasında Nahr El Bared’de yaşanan çatışmaların ardından 2007’de hazırlanan iddianamede geçmişti. Abdullah Azzam Tugayları’nın militanları da bu çatışmalarda yer almıştı.

30 Ocak’ta Defterdar’ın yanı sıra, soruşturma kapsamında El Kaide bağlantılı Abdullah Azzam Tugayları’yla Ziyad Cerrah Tugayları'na mensup oldukları belirlenen 12 kişi hakkında dava açıldı. Ziyad Cerrah’ın New York ve Washington'daki 11 Eylül saldırılarında yer alan Lübnanlı bir El Kaide üyesi olduğunu burada hatırlatalım.

Selefi Şeyh Ömer El Atraş'ın tutuklanması

Lübnan ordusu 22 Ocak'ta, Ebu Ömer lakaplı Sünni Şeyh Ömer İbrahim El Atraş’ı tutukladı. Şeyhin Suriye'de faaliyet gösteren teröristlerle bağlantılı olduğu ve Lübnanlı, Suriyeli ve Filistinlilerden oluşan bir terör hücresi kurduğu tespit edilmişti. 

Ordu Komutanlığı’nın 30 Ocak'taki açıklamasına göre Atraş, Ebu Faruk olarak bilinen Ömer İbrahim Salih, Naim Abbas ve Ahmet Taha gibi aranan isimlerin yanı sıra Abdullah Azzam Tugayları, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve El Nusra’nın başka mensuplarıyla irtibatlı olduğunu itiraf etmiş. Atraş ayrıca Beyrut’a bomba yüklü araçlar soktuğunu, Lübnan’a da dışarıdan patlayıcı kemerler, el bombaları ve muhtelif mühimmat getirdiğini itiraf etmiş.  

Atraş, bu araçlardan biri olan Cherokee marka bir ciple üzerinde patlayıcı kemerler bulunan intihar eylemcilerini taşımış. Bu eylemciler, Atraş onları ciple birlikte Abbas’a teslim ettikten sonra, Sidon şehri yakınlarında iki askeri kontrol noktasında öldürülmüş. Cip ise başka bir tarihte patlatılmış.

Atraş, bombalı saldırıda kullanılmak üzere bir diğer aracı, Ebu Faruk olarak bilinen kişiyle birlikte nakletmiş. Ordu açıklamasına göre Atraş, Arap ülkelerinden gelen intihar eylemcilerini Suriye'ye sokup Nusra Cephesi’ne teslim ettiğini, Suriye'den dört roket  getirip bunları Bekaa Vadisi’nin batısındaki Havş El Omara'dan 22 Eylül 2013'te İsrail'e attırdığını, tutuklanmasından birkaç gün önce Ahmet Taha olarak bilinen kişiden dört roket daha aldığını da itiraf etmiş.

Atraş'ın itiraflarından basına sızan diğer bilgilere göre Atraş, Suriye'den Lübnan'a bomba yüklü araçların getirilmesine yardım etmiş. Bu araçlardan biri BMW X5, diğeri de Cherokee cipmiş.  Bekaa Vadisi'ndeki Hermel'de 1 Şubat'ta meydana gelen intihar saldırısında Cherokee marka bir cipin kullanıldığını burada hatırlatalım.

Bu tehlikeli sanıklardan önce de başka birçok kişi terör örgütü mensubu oldukları şüphesiyle tutuklanmıştı.

Lübnan Emniyet Genel Müdürlüğü, nisan 2012'de Abdül Malik Abdül Selam isminde Ürdün uyruklu bir şüphelinin tutuklandığını duyurmuştu. ABD’nin verdiği istihbaratla yakalandığı söylenen bu kişi, El Kaide üyeliğiyle suçlanmıştı.

25 Ekim 2012'de ise Lübnan istihbaratı, çok iyi Arapça konuşan Malezya vatandaşı Refik Muhammed Arif ile bir diğer Malezya uyruklu olan Muhammed Razin Şaban'ın Beyrut’un Hamra semtinde bir otelde tutuklandığını duyurmuştu. Bu kişiler de El Kaide'ye üyelikten mahkemeye sevk edilmişti. Daha sonra, bu kişilerin Malezya uyruklu Mustafa Mansur tarafından 2007'de Malezya’da devşirildiği açıklanmıştı. Zanlılar oradan Yemen'e giderek El Kaide unsurlarıyla buluşmuşlar. Yemen’de 2007'de tutuklanmışlar ve cezaevinde, ABD savaş gemisi USS Cole'un bombalanmasında yer almakla suçlanan Cemal El Badavi ile tanışmışlar.

Lübnan ordu komutanlığı, 10 Mayıs 2013'te yaptığı açıklamada ise şu bilgileri verdi: "İstihbarat Başkanlığı, soruşturmalar ve yoğun takip sonucunda 6 Mayıs 2013'te şüpheli bir hücreye üye olan unsurları tutuklamıştır. Bu kişilerle birlikte patlayıcı düzenekler ve fünyeler ele geçirilmiştir."

12 Ekim 2013'te de El Kaide'ye mensup bir bilgisayar uzmanının Lübnan Emniyet Genel Müdürlüğü’nce tutuklandığı açıklandı.

Bu mücadele zorlu ve uzun olacak gibi görünüyor. Nitekim 11 Temmuz 2013'te Lübnan basınında çıkan haberlere göre, Lübnan cumhurbaşkanı ile başbakanı bir toplantı yapıp, El Kaide'nin ülkeye yaklaşık 16 ton patlayıcı soktuğuna dair ABD istihbaratını değerlendirdi.

El Kaide'nin Lübnan topraklarında artık açıkça saldırılar üstlendiğine dikkat çekmek gerekir. 23 Ocak'ta muhtelif internet sitelerinde yayımlanan bir videoda, Lübnan’da bir IŞİD kolunun kurulduğu, grubun başında Ebu Sayyaf El Ensari adındaki kişinin bulunduğu duyuruldu.

Ayrıca, Abdullah Azzam Tugayları’yla El Nusra bağlantılı bir grup olan Mervan Hadid Tugayları, aralık 2013'te Suriye’den Bekaa Vadisi'nin kuzeyindeki Lübnan topraklarına atılan roketlerin sorumluluğunu üstlendi. Bu üç örgüt, Lübnan'da sivil hedeflere düzenlenen bazı bombalı saldırıları da üstlenmişti. 

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: war on terror, terrorism, lebanon, jabhat al-nusra, bekaa valley, beirut, al-qaeda
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept