İran'ın Nabzı

Hizbullah: “Suriye’nin Düşmesine İzin Vermeyeceğiz.”

By
p
Article Summary
Beyrut’tan bildiren Ali Hashem, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın Suriye rejimine verdiği güçlü destek mesajlarını aktarıyor.

 

“Hizbullah Suriye’ye el uzattı.” Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, salı günü yaptığı televizyon konuşmasında bu mesajı verdi. Konuşmanın zamanlaması dikkat çekiciydi. Nasrallah, birkaç gün önce Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov’la görüşmüş, bir aydan az bir süre önce ise Tahran’da İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile bir araya gelmişti.

Nasrallah'ın mesajları, grubun Suriye’deki rolüne dair Al-Monitor’un Hizbullah’a yakın kaynaklardan geçen hafta aktardığı görüşlerle nerdeyse bire bir aynıydı. Suriye ve İsrail’e odaklanan Hizbullah lideri, bir taraftan gözdağı verirken, bir taraftan da siyasi tutumunu ortaya koyan bilgiler ifşa etti.

Nasrallah, Suriye krizinde yeni bir aşamaya girildiğini anlatırcasına şu can alıcı ifadeleri kullandı: “Suriye’nin bölgede gerçek dostları var. Suriye’nin Amerika, İsrail veya tekfir gruplarının eline düşmesine dünya izin vermeyecek.”

Suriye muhalefetine seslenen Nasrallah, Şam’ı almayı ya da rejimi devirmeyi akıllarından bile geçirmemelerini söyledi.

Nasrallah şöyle konuştu: "Savaşmayı biz istemiş olmasak da önümüzde uzun bir mücadele var. Rejimi silah gücüyle deviremezsiniz. Sahadaki gerçekler de bunu kanıtlıyor. Üstelik şu an sadece Suriye ordusu ve rejim yanlısı halk güçleri ile savaşıyorsunuz. İran’a ait hiçbir güç henüz Suriye’ye girmiş değil. Bu koşullarda bile durum böyleyse, direniş güçleri ve başka halklar da müdahale ederse durum nice olur?”

Nasrallah, aslında Suriye muhalefeti ve destekçisi olan ülkelere savaşın artık sadece Suriye lideri Beşar Esad ve isyancılar arasında olmadığını, Suriye’de bölgesel bir savaşın sürdüğünü söyler gibiydi.

Hizbullah’ın Suriye içindeki rolüne gelince Nasrallah, grubun Lübnan sınırındaki El Kuseyr’de ve Şam’ın Seyyide Zeynep ilçesinde faal olduğunu açık açık belli etti.

Nasrallah şöyle konuştu: "El Kuseyr’deki Lübnanlıları yalnız bırakmayacağız. Onlara yardım etmek için her şeyi yapacağız, hele de Lübnan devleti Suriye sınırındaki bu kasabaları koruyamazken.”

El Kuseyr’de 30 bini aşkın Lübnanlının yaşadığını söyleyen Nasrallah, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz birkaç ay içinde Suriye ordusu El Kuseyr civarındaki kasabalardan çekilmek durumunda kaldı. Böyle olunca oradaki insanlar da isyancılara karşı tek başına kaldı.”

Hz. Muhammed’in torunu Zeynep’in türbesinin bulunduğu Seyyide Zeynep ilçesine de değinen Nasrallah, şöyle konuştu: "Bu bölgeyi koruyan insanlar var. Bu insanlar kavga çıkaranlardan değil, kavgayı önlemeye çalışanlardan. Konu çok hassas zira bazı aşırı gruplar, türbeye ulaşmaları halinde onu yıkacaklarını beyan etti. Böyle bir suç işlenecek olursa sonuçları vahim olur. Sorumluluk, bu grupları destekleyen ülkelerde olur.”

Nasrallah'ın bu son cümlesi, Beyrut’ta bazı gözlemciler arasında Suriye savaşında yeni bir denklemin mesajı olarak algılandı. Bu yoruma göre, Nasrallah, türbenin tahrip edilmesi halinde muhalefeti destekleyen ülkelerin bedel ödeyeceğini söyleyerek savaşın bölgeye yayılmasının an meselesi olabileceğine dair yeni bir işaret vermiş oldu.

Bir hafta önce Hayfa açıklarında bir insansız uçağın düşürülmesi, olası bölgesel yayılmanın bariz bir emaresi olmuştu.

Nasrallah, uçak olayıyla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddederek şöyle konuştu: "Hizbullah, Güney Lübnan sınırı üzerinden uçak göndermiş değil. Olayın olduğu günün akşamında iddiaları yalanlayan tek satırlık bir açıklama yaptık. Herkes bilir ki Hizbullah, yaptığı her şeyin sorumluluğunu üstlenecek kadar cesurdur, hele de düşmana karşı bir eylem söz konusuysa. Bu konuda dile getirilen sayısız suçlamalar ve kuşkular partiyi alakadar etmez.”

İran Devrim Muhafızları’nın da olayla ilgili olmadığını söyleyen Hizbullah lideri, İsrail’in, sahip olduğu tüm teknolojik imkânlara rağmen, bazı soruları hala yanıtlayamadığına dikkat çekti: “Onların çeşitli analiz ve teorileri var, ama uçağın nereden geldiğine dair resmi bir açıklama yapabilmiş değiller. Uçağın enkazı hala bulanamamış ve hiçbir medya kuruluşu görüntü veya başka bir kanıt ortaya koymuş değil.”

Nasrallah, uçağı gönderen tarafla ilgili üç ihtimal saydı. Hizbullah liderinin kendi anlatımıyla “Lübnan ya da Filistin’deki dostlardan biri” yahut da “İsrail dışında bir hasım” uçağı göndererek “bölgedeki gergin ortam içerisinde Lübnan’ı İsrail’le çatışmaya itmek” istemiş olabilir. Ancak bunu teyit edecek bir veri mevcut değil. Nasrallah, üçüncü ihtimali de şöyle anlattı: “Belli siyasi hedefler peşinde olan İsrail, uçağı önce Lübnan hava sahasına göndererek sonra geri yönlendirmiş olabilir.”

Nasrallah, sözlerini gözdağı vererek tamamladı: "Bölgedeki olaylar nedeniyle Lübnan’da direniş hareketinin zayıf, kırılgan veya karışık duruma düştüğünü zannedenler varsa, bunlar çok fena yanılıyor. Lübnan’a yönelik her türlü saldırının karşısında olacağız ve galip çıkacağız.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: jihadists in syria, jihadists, internationalization of syrian conflict, hezbollah

Ali Hashem, Al Mayadeen haber kanalında baş muhabir olarak görev yapan Arap bir gazetecidir. Mart 2012’ye dek El Cezire’de savaş muhabiri olarak çalışmış, öncesinde ise BBC’de kıdemli muhabir olarak görev almıştır. Hashem’in haberleri, Lübnan’ın As Safir, Mısır’ın Al-Masry Al-Youm ve Aldostor, Ürdün’ün Alghad gazetelerinde de yer almıştır. Hashem ayrıca Guardian gazetesine de katkıda bulunmuştur. Twitter hesabı: @alihashem_tv

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept