Ana içeriğe atla

Al-Monitor İslami feminizmin farklı renklerine ışık tutuyor

Al-Monitor’un bir ay süren “Kadınlar” konulu yazı dizisi sona eriyor. Lübnan Dışişleri Bakanı, BM Güvenlik Konseyi’ne Hristiyanları koruma çağrısı yapıyor. Kongre üyeleri Türk demokrasisinin geleceğine dair “resmi diyalog” talep ediyor. Halep’teki fay hatları belirginleşiyor. İsrail seçimleri Filistinlilerin uzlaşı çabalarını canlandırıyor mu? Ali Hashem, kendinden menkul İslam Devleti Halifesi Ebu Bekir el Bağdadi’nin portresini çıkarıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Syrian women walk along an agriculture field after finishing their work in the Lebanese village of Ammiq in west Bekaa March 2, 2015. REUTERS/Jamal Saidi (LEBANON - Tags: SOCIETY IMMIGRATION BUSINESS EMPLOYMENT AGRICULTURE) - RTR4RSZD
Bekaa Vadisi’nin doğusunda yer alan Lübnan’ın Amik köyünde tarladaki işlerinden dönen Suriyeli kadınlar, 2 Mart 2015 — REUTERS/Jamal Saidi

Orta Doğu’nun Kadınları yazı dizisi beş dilde yayımlandı

Al-Monitor’un Orta Doğulu kadınları konu alan ve bir aydır devam eden yazı dizisi, kadınların çok farklı roller üstlenerek bölgenin geleceğinin şekillenmesinde yer aldığını ortaya koydu. Kadın hakları hareketi ile dini muhafazakârlık arasında uzun yıllar önce başlayan ve hâlen süren mücadele pek çok yazının ortak konusu olarak öne çıktı. Bölgenin kadınları, her türlü imkânı kullanarak sistem içinde haklarını güçlendirmek ve eşitliği sağlamak için çabalıyor.

Örneğin Leila Alikarami, İranlı kadınların geleneksel olarak erkeklerin kayırıldığı miras ve boşanma gibi alanlarda haklarını kazanmak için reformcu âlimlere başvurarak İslam hukukunda alternatif yorumlar sağladığını yazdı. Kendini İslami feminist olarak tanımlayan Türk ilahiyatçı Hidayet Tuksal da Al-Monitor muhabiri Sibel Hürtaş’a “dinî öğretinin büyük ölçüde insani yorumlara bağlı olarak geliştiğini” tespit ettiğini ve bu alanda kendi yorumlarını yaparak özgürleştiğini anlattı. Madawi Al-Rasheed ise Orta Doğu’daki İslami feminist hareketlerin bölgeyi nasıl değiştirdiğini ve bunların Müslüman Kardeşler, Ennahda ve hatta Hamas gibi İslamcı hareketlerde dahi etkili olduğunu aktardı. Öte yandan İsrail’den yazan Ben Caspit parlamentoya girmeyi hedefleyen genç bir ultra Ortodoks kadının hem seçmenler nezdinde hem hahamlık teşkilatına karşı verdiği mücadeleyi anlattı.

Yazarlarımızın aktardığı hikâyelerin yanı sıra Al-Monitor’a yazan kadın gazetecilerin kişisel öyküleri de Orta Doğu kadınının tek bir kalıba sığdırılamayacağını gösteriyor. Nitekim Ürdün’ün BM nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Dina Kawar da Al-Monitor’a verdiği mülakatta bu noktanın altını çizdi. Bölgedeki kadınların paylaştığı ortak amaç kendileri için en iyi sonucu doğuracak şekilde seslerini duyurmaya çalışması.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish