Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) cumhurbaşkanı adayı olduğunun açıklanmasının ardından Türk dış politikasının Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığında nasıl bir seyir izleyeceği konuşulmaya başlandı. Zira Erdoğan’ın seçimleri kazanması muhtemel görünüyor.
Başbakanın 1 Temmuz’da yaptığı adaylık konuşması düşünüldüğünde Batı’nın bu konudaki endişeleri pek de yersiz sayılmaz. Zira konuşma Başbakanın İslamcı eğilimlerini halen güçlü bir şekilde koruduğunu gösteriyor. Konuşmasına “Bu davayı, bu hareketi, bu mücadeleyi işte bu günlere eriştiren Rabbim’e sonsuz hamdüsenalar olsun” diye başlayan Erdoğan başbakanlığı sırasında Filistin’in, Mısır’ın Somali’nin ve Afganistan’ın mazlumları için de siyaset yaptığını söyledi.
Başbakanın ağır İslami ve tarihsel göndermeler ile Mısır ve Suriye’deki rejimlere dair olumsuz atıflarla bezeli uzun konuşmasında, Batı’ya yaptığı tek gönderme ise Cumhurbaşkanı olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için daha çok çalışma vaadiydi.
Ancak konuşmanın derinliklerine iliştirilen bu vaat de Erdoğan’ın aşırı İslami tonunu değiştirmedi. Ayrıca, AB üyeliğine ilişkin samimi bir bağlılıktan ziyade, siyaseten doğruluk adına söylenmiş bir sözden ibaret gibi algılandı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.