Ana içeriğe atla

Kremlin’in gözü İsrail-Ukrayna yakınlaşmasında

Ukrainian President Volodymyr Zelensky (L) and his Israeli counterpart, Isaac Herzog (C), review a guard of honor.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov’un geçtiğimiz günlerde İsrail’e yaptığı ziyaret, ev sahiplerinin isteği doğrultusunda medyaya fazla yansımadı. Resmi açıklamalar, Reznikov’un İsrail Milli Güvenlik Kurulu Başkanı Eyal Khulata ile ivedi bazı güvenlik meselelerini görüştüğü bilgisiyle sınırlı kaldı. Medyaya yansıyan iddialara göre İsrail tarafı Kremlin’i kızdırmamak adına konuklarından kamuoyunda yaptıkları açıklamalara dikkat etmelerini ve mülakat vermemelerini istedi. 

Moskova, NATO’nun genişlemesine karşı hukuken güvence altına alınmış, acil garantiler istiyor ve Ukrayna sınırındaki yeni askeri yığınakla Avrupa’daki güvenlik sisteminin parametrelerini dayatmaya çalışıyor. 

Rusya Sovyetler sonrası ortamda savunma politikaları ile ticari ilişkileri ısrarla aynı kefeye koyuyor ki bu, pek sürpriz sayılmaz. Ukrayna’nın Donbas’ta kullanmaya başladığı Türk yapımı Bayraktar insansız hava araçları (İHA) bunun bir örneği. Ankara’nın açıklamalarında resmi devlet politikaları ile askeri ekipman satışı arasındaki fark açıkça vurgulansa da Moskova ikna olmuyor. Ukrayna ise dış ilişkilerini geliştirme, ekonomik ve askeri potansiyelini güçlendirme ihtiyacı duyuyor ve sırf Rus yönetimi öyle istiyor diye kendi kendini izole eden, itaatkâr bir çizgide durmuyor.

Volodimir Zelenski’nin Ukrayna başkanlık seçimlerindeki zaferi, Rusya’nın aşina olduğu idari yapıların demokrasiye yenilmesini ifade ettiği için Kremlin’i baştan itibaren hoşnutsuz etmişti. Dolayısıyla Kiev’in aktif diplomasiye yönelmesi şöyle ya da böyle Rus tarafını rahatsız edecek. Denklemin diğer tarafında kim olursa olsun – ister İsrail’in ister Türkiye’nin savunma sanayisi – bu tür anlaşmaların ticari çerçevede geliştiğine Moskova’yı ikna etmek imkânsız. 

Rusya ile İsrail arasında savunma alanında uzun zamandır “centilmenlik anlaşması” olduğuna dair yerleşik bir kanı mevcut. Buna göre İsrail tarafı “kırmızı çizgileri” aşmıyor, Ukrayna ve Gürcistan’la savunma ilişkilerini yoğunlaştırmıyor. Buna karşılık Rusya da İran’la askeri-teknik işbirliğini sınırlı tutuyor. Eski İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun danışmanlığını yapmış olan Ariel Bulshtein’a göre Rus tarafı en az iki kez Tahran’ın bu yöndeki taleplerini geri çevirdi.

Kiev, İHA ve iletişim ekipmanı başta olmak üzere İsrail askeri teçhizatına uzun zamandır ilgi gösteriyor. Ancak 2014’te İsrailli İHA üreticisi Aeronautics ile Kiev arasındaki anlaşma Moskova tarafından engellendi. O günden bu yana Ukrayna İsrail’den resmi olarak hiçbir askeri-teknik destek almış değil. İsrail Tavor tüfeklerinin lisanslı üretimi gibi hafif silahların tedarikine yönelik 2014’te duyurulan küçük çaplı anlaşmaların bile akıbeti belli değil. 

Oysa Putin, İran’a S-300 tedarikine 2010 yılında konulan yasağı 2015 yılında kaldırdı. Medyaya yansıyan haberlere göre Putin, bu kararın İsrail’in güvenliğine tehdit oluşturmayacağı ve İsrail’in Ukrayna’ya silah vererek mukabele etmemesi gerektiği konusunda Netanyahu’yu ikna etmeye çalıştı. Bu arada Ukrayna ordusunun Donbas’ta düşürdüğü bazı İHA’larda Rusya’nın İsrail’den satın aldığı parçalar mevcut.

Genel anlamda, İsrail’in Ukraynalı bakana, ziyarete ve görüşülen konulara fazla dikkat çekmemesi yönünde telkinde bulunması, eski mutabakatların Naftali Bennett döneminde de geçerliliğini koruduğunun işareti olabilir. Ancak burada bazı nüanslar söz konusu.

Bir dizi siyasi krizden geçen Ukrayna’nın İsrail dış politikasındaki yerinin yavaş yavaş değiştiği aşikâr. İşbirliğini artırma politikası ciddi bazı skandallara rağmen Netanyahu ile başladı ve yeni İsrail yönetimi ile aktif bir şekilde devam ediyor.

Bu değişimin bir göstergesi, tarafların yıllardır üzerinde çalıştıkları serbest ticaret anlaşmasının 2019’da imzalanması. Anlaşma şu aşamada daha çok siyasi anlam taşıyor. İki ülke Birleşmiş Milletler’de karşılıklı destek toplamaya çalışırken, Rusya’nın Kırım’ı ilhakını kınayan bir dizi karara destek veren İsrail, görünen o ki Moskova’nın hoşnutsuzluğundan çekinmiyor. İsrail Ukrayna konusundaki müzakere sürecinden uzak dursa da İsrail ordusunun Ukrayna’daki Sea Breeze-2021 tatbikatına katılması, Rusya tarafından not edildi. 

Yine 2019’da, Ukrayna’nın devlet şirketi Ukroboronprom ile İsrail’in Elbit Systems şirketi arasında iletişim sistemleri, gözetleme ve zırhlı araç modernizasyonu alanlarında mutabakat zaptı imzalandı. Ukraynalı uzmanlara göre böyle bir anlaşmanın hayata geçmesi, Ukrayna’nın askeri teçhizat modernizasyonunda büyük bir atılım olacak, ortak üretime yol açacak ve neticede üçüncü ülkelere ihracatı sağlayacak. Böyle bir üretimin Ukrayna’da yapılması İsrail’e göre daha ucuz olacak.

Yüksek teknoloji ve siber güvenlik alanlarında işbirliği iki ülkenin de menfaatine. Bunun bir nedeni şu: İstikrarsızlığa sürüklenen Belarus, hem ofis açmak hem de yapay zeka alanındaki projeleri yerel uzmanlara emanet etmek açısından İsrailli firmalar için giderek cazibesini yitiriyor. Ayrıca, Ukrayna’nın Kudüs’te bir inovasyon merkezi açma planı, ileride büyükelçiliğini de Kudüs’e taşıyabileceğinin sinyali olarak algılanıyor ve bu da İsrail’i memnun ediyor. 

Bunun yanı sıra İsrail, Ukrayna’ya en çok para transferinin yapıldığı üç ülkeden biri. Bu, sadece halklar arasındaki bağları yansıtmıyor, aynı zamanda siyasi bir değer ifade ediyor. Nitekim Netanyahu bu durumu kullanarak, geleneksel olarak Rusça konuşan seçmene odaklanan Evimiz İsrail Partisi’nden oy çekmeye çalıştı.

Öte yandan, İsrail’in Moskova’nın tavrına rağmen Ukrayna ile askeri bazı sözleşmeleri yerine getirdiğine inananlar var. İsrail’in Kiev Büyükelçisi Mikhail Brodsky bu konuya dolaylı olarak değinmiş, “anlaşılabilir” bazı kısıtlamalar çerçevesinde bu yönde adımlar atıldığını belirtmişti. Ancak dünya üzerinde gelişkin silah satan pek çok tedarikçi var ve Ukrayna’nın güçlü askeri teçhizata ilgisi kolay kolay frenlenecekmiş gibi durmuyor. Zelenski de bunun sinyalini veriyor, Demir Kubbe başta olmak üzere yeni füze sistemlerine ilgi gösteriyor.

“Ukrainegate” skandalı nedeniyle Biden yönetimiyle sorunları olan Zelenski’nin Washington’daki girişimlerinde İsrail’i potansiyel bir lobici olarak görmesi muhtemel. ABD’de her iki partiden destek almaya büyük önem atfeden Bennett ise Ukrayna konusunda daha aktif bir tutum takınabilir. Rusya için bu, krizlere karşı yeni çözüm arayışları ve bu kapsamda belki Orta Doğu’da karşılıklı tavizler anlamına gelecek.