Ana içeriğe atla

İsrail operasyonlarına İran ne kadar tahammül edecek?

İran’ın Tahran-Beyrut arasında kara koridoru oluşturma çabalarını engellemeye çalışan İsrail’in, Suriye’deki saldırılarından sonra Irak’a yöneldiği ve Körfez devletleriyle işbirliği yaptığı iddia ediliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu speaks during a news briefing following the talks with Ukrainian President Volodymyr Zelenskiy in Kiev, Ukraine August 19, 2019. REUTERS/Valentyn Ogirenko - RC1613F3F6B0
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu Kiev’de Ukrayna Başbakanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmesinin ardından basın toplantısında konuşurken, 19 Ağustos 2019 — REUTERS/Valentyn Ogirenko

Tarih 20 Ağustos, saat 18.00 suları… Bağdat’ın kuzeyindeki Selahaddin vilayetinde bir hava üssünde cephanelikler patlamaya başladı. Görgü tanıklarına göre önce büyük bir patlama, ardından da bir dizi küçük patlama meydana geldi. Bu, tesiste mühimmat ve füze depolandığını akla getiriyordu. Üs resmi olarak Irak ordusuna ait olsa da İran tarafından desteklenip fonlanan silahlı bir Şii milis grubuna verilmişti. 

Bu olay, 19 Temmuz’dan bu yana Irak’ta faaliyet gösteren ama İran’a tabi olan silahlı Şii milislerin mühimmat ve lojistik tesislerine yönelik dördüncü veya beşinci esrarengiz saldırı oldu. Saldırılara ilişkin bilgiler kısıtlı olsa da yabancı basın bunları İsrail’e bağlıyor. Saldırıların birinde İsrail’in F-35 hayalet uçağı kullandığı, diğerlerinin ise insansız hava araçlarıyla (İHA), hatta orta menzilli bir füzeyle gerçekleştirildiği iddia edildi. 

Son saldırıdan sadece iki gün önce İran’ın sabrı taşmış görünüyordu. 18 Ağustos’ta sert bir açıklama yapan Savunma Bakanı Emir Hatemi, “Irak’ın savunma gücünün takviye edilmesi, İran İslam Cumhuriyeti’nin ana stratejilerinden biridir” dedi. Irak’ın yeni bir Suriye’ye dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Hatemi, Irak’ın askeri kabiliyetlerinin hava saldırılarıyla baş edecek şekilde artırılacağı sözünü verdi. Ancak İsrail’i hedef alan bu örtülü tehditten İsrail yönetimi ya da esrarengiz saldırıların arkasında her kim varsa pek etkilenmiş gibi değildi. Bakanın açıklamasından iki gün sonra meydana gelen saldırı, Irak’ın giderek Suriye’ye benzediğini, yabancı güçlerin Irak’ta sistematik şekilde hedef vurduğunu, istediklerini yaptığını gösterdi. 

İsrail’in Irak’taki saldırıları üstlenmediğini vurgulamak gerekir. Dışişleri ve güvenlik teşkilatlarının sözcüleri şimdilik ketum davranıyor. Tek istisna, zorlu bir seçim kampanyası yürüten Başbakan Benjamin Netanyahu. İranlı bakan tehditkâr açıklamasını yaparken Ukrayna’da bulunan Netanyahu, “İran’ın hiçbir yerde dokunulmazlığı yoktur” dedi. İran’a karşı “nerede gerekirse orada harekete geçileceğini” vurgulayan Netanyahu, mekan konusunda kendisine “sınır koymayacağını” söyledi. Netanyahu 20 Ağustos’taki saldırının ardından da İsrail’in dahlini ima etti. İsrail basınına yaptığı açıklamada “Az önce elime ulaşan istihbarat raporunun da gösterdiği gibi ciddi güvenlik sınamalarıyla karşı karşıyayız” dedi. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish