Kazakistan’ın kıyı kenti Aktau 12 Ağustos’ta Hazar Denizi’nin kıyıdaş ülkeleri İran, Rusya, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın beşinci zirvesine ev sahipliği yaptı. Beş ülkenin devlet başkanları, dünyanın en büyük tuzlu iç denizi olan Hazar’ın hukuki statüsüne ilişkin tarihi bir anlaşmaya imza atarak ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutları olan 21 yıllık bir ihtilafa nokta koydu. Zirve sırasında ekonomik iş birliği, ulaştırma ve örgütlü suçlarla mücadele gibi konularda da altı tane anlaşma imzalandı.
Devlet başkanlarına göre anlaşma, uzun yıllardır süren anlaşmazlıkların çözümünde önemli bir adım ve Hazar bölgesinde yeni işbirliklerinin başlangıcıydı. Ancak İran’da kamuoyunun tepkisi genel olarak olumsuz oldu. Eleştirilerin büyük bölümü İran’ın Hazar’daki tarihsel haklarını kuzey komşularına teslim ettiği iddiasına dayanıyordu.
Tartışmayı alevlendiren yorumlardan biri Reformcu parlamento üyesi Mahmud Sadıki’den geldi. Sadıki Twitter’dan paylaştığı mesajda İran’ın Hazar’daki payının yüzde 50’den yüzde 11’e düştüğünü öne sürdü ve imzalanan anlaşmayı, İran’ın büyük miktarda toprağını Çarlık Rusya’ya bıraktığı 1828 Türkmençay Antlaşması’na benzetti. Bu mesajın ardından sosyal medya Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yönetimine benzer ithamlar yönelten yorumlarla dolup taştı.
Ne var ki tartışmanın önemli bir kısmının yanlış bir varsayıma dayandığı görülüyor. Yani Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşü öncesinde Tahran ile Moskova’nın Hazar Denizi’ni yüzde 50-yüzde 50 şeklinde bölüştüğü ve denize eşit erişim konusunda hukuki düzenlemelerin bulunduğu varsayılıyor. Oysa Sovyet döneminde Hazar’daki faaliyetlere ilişkin kurallar, Sovyetler Birliği ile İran arasında 1921’de imzalanan Dostluk Antlaşması’na ve 1940 tarihli Ticaret ve Seyrüsefer Antlaşması’na dayanıyordu. Bu anlaşmalar deniz yatağını veya su yüzeyini net bir şekilde bölüştürmüyor, sadece Hazar’ın müşterek kullanımından bahsediyordu. Kaldı ki Sovyet döneminin neredeyse tamamında Ruslar Hazar’da üstün konumdaydı ve İran’ı kendi kıyısına bitişik dar bir bölgeye sıkıştırmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.