Ana içeriğe atla

Kuzey Suriye’de muhalefet içi kavga kızışıyor

Muhaliflerin İdlib vilayetinde kurduğu iki ayrı yönetim arasında patlak veren güç ve nüfuz çekişmesi bölgedeki gerilimi artırabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Pro-Ankara Syrian rebel fighters are seen riding on pickup trucks near the village of Hawar Killis along the Syrian-Turkish border in the northern province of Aleppo on October 6, 2017, as they advance towards jihadist-controlled Idlib province.
Turkish President Recep Tayyip Erdogan said in a televised speech on October 7 that the pro-Ankara Syrian rebels were "taking new steps to ensure security in Idlib".
Erdogan later told reporters the operation was led by "Free Syrian Army" (FSA) rebels and that the T

HALEP, Suriye — Silahlı muhalefetin kontrolünde olan Suriye’nin İdlib vilayeti ilk kez iki muhalif yönetimin çatışmasına sahne oluyor. Kasımda Bab El Hava sınır kapısında kurulan Suriye Kurtuluş Hükümeti ile Suriye Devrimci ve Muhalif Güçleri’nin mart 2013’te kurduğu Suriye Geçici Hükümeti arasındaki kavga aralık ayının başında Geçici Hükümet’ten bir yetkilinin Kurtuluş Hükümeti’ni terörü desteklemekle suçlamasıyla başladı. Bu arada hem İdlib’te hem de Kurtuluş Hükümeti’nin etkili olmaya çalıştığı Halep ve Hama kırsallarında başka anlaşmazlıklar da baş gösterdi.

İdlib vilayetinde kurulan siyasi komitenin yürütme kurulu üyesi Muhammed Şekib El Halid, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada komitenin ikisi de Suriye muhalefetinin parçası olan tarafları uzlaştırmak için müdahil olduğunu anlattı.

Halid’in de belirttiği gibi 24 Kasım 2016’da kurulan siyasi komite devrimcilerin siyasi platformu olarak görülüyor ve İdlib’te çeşitli alanlarda çalışan tanınmış devrimci isimler ve aktivistlerden oluşuyor. Komite şimdi de İdlib’teki iki muhalif yönetimin çatışmasını önlemeye çalışıyor.

Arabuluculuk çabalarına 15 Aralık’ta olumlu yanıt veren Kurtuluş Hükümeti, Geçici Hükümet’e verdiği ihtarı askıya aldığını duyurdu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Ulusal menfaatler ve cephede savaşanlara duyulan saygı doğrultusunda başkan tarafından temsil edilen Kurtuluş Hükümeti ile devrimci isimler arasında bir toplantı yapıldı. Uzun görüşmelerin ardından ihtar askıya alındı.”

Siyasi komitenin araya girip ihtarı askıya aldırtan çabalarına rağmen İdlib’te ve muhalefet kontrolündeki civar bölgelerde etkili olan iki yönetim arasındaki gelirim sona emiş değil.

Hukukçu aktivist Mahmud Rahal Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Aynı coğrafi bölgede iki yönetim olamayacağı için gerilimin tırmanmasını bekliyoruz. Taraflar arasındaki çekişme yakında yoğunlaşır, ta ki ikisinden biri ortadan kalkana dek.”

Rahal’ın verdiği bilgiye göre Geçici Hükümet’e bağlı sağlık ve yükseköğrenim bakanlıklarının Marat El Numan’daki büroları 19 Aralık’ta Kurtuluş Hükümeti tarafından kapatıldı. İdlib kırsalındaki Sarakib’de ise Geçici Hükümet’e bağlı Hububat Merkezi’nin ofisleri kapatıldı. Rahal’a göre Kurtuluş Hükümeti bu adımları atarken daha önce Nusra Cephesi olarak bilinen Heyet Tahrir El Şam örgütünün mensuplarından yardım aldı.

Geçici Hükümet, tümü muhalefet kontrolünde olan İdlib Vilayet Konseyi, Halep Vilayet Konseyi ve Hama Vilayet Konseyi tarafından temsil ediliyor. Geçici Hükümet’e bağlı yapılar arasında kent ve kasabalarda muhalefet kontrolünde kurulan başka bazı geçici hizmet merkezleri ve yerel konseyler de var. Geçici Hükümet muhalefet kontrolündeki bölgelerde kendisine bağlı bakanlıkları temsil eden bazı ofislere de sahip.

İki yönetim arasındaki gerilim, Geçici Hükümet’in halkla ilişkiler ve iletişim sorumlusu Yaser El Hacı’nın 4 Aralık’ta bir mülakatta kullandığı ifadelerle tırmanmıştı. Hacı, kuzey Suriye’deki iki yönetimin birleşmesine dönük bir girişime cevaben Geçici Hükümet’in terörle ilintili hiçbir kişi veya grupla iş birliği yapmayacağını vurguladı.

Bahsi geçen girişimde iki yönetimin birleşmesi ve Geçici Hükümet’in başında bulunan Cevad Ebu Hatab’ın birleşik yapının başkanı, Kurtuluş Hükümeti’nin başında bulunan Muhammed El Şeyh’in de başkan yardımcısı olması öneriliyordu. Öneri, 4 Aralık’ta muhalefet kontrolündeki bölgelerde faal olan ve aralarında Mamun Seyid İsa’nın da bulunduğu bir grup muhalif isim tarafından ortaya atılmıştı.

Kurtuluş Hükümeti 9 Aralık’ta Hacı’nın sözlerini kınayan bir açıklama yayımladı. 12 Aralık’ta da Adalet Bakanlığı’na hitaben yazdığı bir mektupta Hacı’ya kışkırtma suçundan dava açılmasını istedi, Hacı’nın sözlerinden de Geçici Hükümet’i sorumlu tuttu. Kurtuluş Hükümeti aynı gün sert bir açıklama daha yaptı ve Geçici Hükümet’in 72 saat içinde İdlib’i ve Halep’in batı ve güney kırsalındaki mücavir bölgeleri terk etmesini, buradaki tüm personelini çekmesini istedi. Şeyh’in imzasıyla yayımlanan açıklamada şöyle deniyordu: “Suriye Geçici Hükümeti’ne, kurtarılmış bölgelerdeki tüm ofislerinizin bildirim tarihinden itibaren 72 saat içinde kapatılması konusunda sizi ihtar ediyoruz.”

Geçici Hükümet ise aynı gün yayımladığı açıklamada Suriye Geçici Hükümeti adına resmi açıklamaların sadece başkanlık makamı tarafından yapıldığını vurguladı ve kavganın fitilini ateşleyen Hacı’ya atfen memurlar tarafından yapılan açıklamaların kişisel görüşten ibaret olduğunu belirtti.

Kurtuluş Hükümeti, İdlib’te eylülde düzenlenen Suriye Genel Konferansı’nın bir sonucu olarak 2 Kasım’da kurulmuştu. Konferansta 36 kişilik bir kurucu kurul oluşturulmuş, bu kurul da sonradan Kurtuluş Hükümeti adını alacak yapının başkanı olarak Şeyh’i seçmişti.

Yoğun eleştiriler alan Kurtuluş Hükümeti’nin Heyet Tahrir El Şam’dan ne kadar bağımsız olduğu sorgulanıyor. Zira kuzey Suriye’de rejim kontrolü dışında kalan bölgelerde siyasi isimlerin bir araya gelmesini 23 Temmuz’da bu örgüt istemişti. Suriye Genel Konferansı bu çağrı üzerine toplanmış ve neticede Kurtuluş Hükümeti ortaya çıkmıştı.

Rahal, Kurtuluş Hükümeti’nin ihtarı sadece askıya aldığını, dolayısıyla Geçici Hükümet esneklik göstermez ve medyada Kurtuluş Hükümeti’ne karşı yürüttüğü kampanyaya son vermezse gerilimin artabileceğini düşünüyor.

Rahal şöyle devam ediyor: “İki hükümetin birleşmesi lazım. Yoksa bu kavga asla bitmez ve bu da İdlib ve civar bölgelerde devrimin aleyhine olur. Halkın talebi de bu yönde.”

İki yönetim arasında rekabet ve çatışma devam ederse Kurtuluş Hükümeti yerel konseylere hâkim olmaya çalışacak. Geçici Hükümet buna seyirci kalmayacağına göre gerilim yükselebilir ve iki yönetim birbirini ortadan kaldırmak için harekete geçebilir. Kurtuluş Hükümeti’nin gücünü Heyet Tahrir El Şam gibi büyük silahlı gruplardan aldığı düşünülürse bu kavgadan Geçici Hükümet’in zararlı çıkması yüksek bir ihtimal.

More from Khaled al-Khateb

Recommended Articles