Ana içeriğe atla

Türk malları Gazze’deki Mısır tekelini kırdı

Hamas’ın Türkiye’yle ilişkileri güçlenirken Gazze çarşıları Türk mallarıyla dolup taşıyor ve birçok insan Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılacağına inanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
453637050.jpg

REFAH, Gazze Şeridi — Refah’ta cumartesi günleri kurulan bitpazarı, kentin güneyinde Refah sınır kapısı olarak da bilinen Selahaddin Kapısı’ndan Mısır-Filistin sınırı boyunca kent merkezindeki El Avda kavşağına kadar uzanır. Mısır mallarının bolluğuyla tanınan bu pazara Gazze Şeridi’nin her yerinden satıcılar ve müşteriler gelir.

Mısır’la Gazze arasındaki tünellerden kaçak sokulan Mısır malları 2007-2014 döneminde Gazze çarşılarını istila etmişti. Tüneller Gazze halkının gıda ve giysinin yanında çelik, çimento ve çakıl gibi inşaat malzemelerini temin ettiği başlıca kanal olmuştu. Ancak bitpazarında satılmalarına rağmen büyük rağbet gören Mısır mallarını artık ne bu pazarda da ne de Gazze’nin diğer pazarlarında bulmak mümkün. Yerlerinde şimdi İsrail üzerinden Gazze’ye ithal edilen Türk malları var. Daha kaliteli ve aynı zamanda daha pahalı olan Türk mallarına Gazze’nin orta gelirli kesimleri yine de erişebiliyor.

Türk malları temel ürünlerle sınırlı değil. Her türlü giysi, ev eşyası, ev aksesuarları ve çok daha fazlası bu yelpazede yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi 2014’te göreve gelince Mısır ordusu, Mısır’la Refah arasındaki sınırda yer alan tünelleri yıkmak için büyük bir operasyon başlattı. İsrail’in Gazze’yi abluka altına aldığı 2007 yılından beri Filistinli kaçakçılar bu tüneller üzerinden Gazze’ye Mısır malları getiriyordu. Yıkım harekâtı Mısır mallarının ve Mısır üzerinden getirilen başka ürünlerin Gazze’ye akışını etkiledi.

Filistin medyasının bildirdiğine göre Türkiye, 2014 savaşının büyük yıkımı ardından gündeme gelen yeniden imar projelerinde kullanılmak üzere ocak ayının ortasında İsrail’in Aşdod limanı üzerinden Gazze’ye 3 bin 500 ton çimento gönderdi.

Filistin Müteahhitler Birliği Başkan Yardımcısı Nebil Ebu Muaylik 11 Ocak tarihli basın açıklamasında şöyle dedi: “Bu sevkiyat BM gözetim mekanizmaları uyarınca titiz bir denetimden geçecek ve aynı mekanizmalara göre satılacak. Türkiye’den gönderilen çimentonun Gazze’ye girişi siyasetle alakalı değil. Bu daha ziyade Türklerle Filistinliler arasında ticari iş birliğinin neticesi.”

Gazze Ticaret ve Sanayi Odası’nın halkla ilişkiler ve medya sorumlusu Mahir Tabba ise Al-Monitor’un soruları üzerine Gazze Şeridi’ndeki resmi ithalatçıların Türk ihracatçılarla ilişkilerini canlandırdığını, çarşıların bu nedenle Türk mallarıyla dolup taştığını vurguladı. Türkiye’den yapılan ithalatın arkasında ablukayı hafifletme amaçlı herhangi bir siyasi anlaşma olmadığını söyleyen Tabba, tüketicinin menşeine bakmaksızın kaliteli ürün talep ettiğini vurguladı.

Tabba Türk mallarının tünellerden kaçak gelen mallara göre daha kaliteli olmasını da şöyle açıkladı: “Tünellerden gelen mallar kalite kontrolüne tabi değildi, doğrudan tüketiciye satılıyordu. Türk malları ise resmi olarak ticari kapılardan girdiği için kalite kontrolüne tabi.”

Al-Monitor muhabiri, Türk mallarının Mısır mallarının yerini aldığı bitpazarında alışveriş yapan insanlarla görüştü. Pazarın müdavimlerinden Mahmud Abdül Kerim Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki memurlarından biri. Dört kişilik bir ailenin geçimini sağlıyor. Yıllarca Mısır mallarını kullandığını söyleyen Abdül Kerim daha pahalı olmalarına rağmen Türk mallarını tercih ettiğini belirtti.

Ebu Muaylik ve Tabba Türk mallarının gelişinde herhangi bir siyasi boyut olmadığını söyleseler de son dönemde Türkiye ile İsrail arasında bir normalleşme anlaşmasının görüşüldüğü konuşuluyor. Buna göre Türkiye normalleşmenin koşulu olarak Gazze üzerindeki ablukanın hafifletilmesini talep ediyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, Mavi Marmara gemisinin deniz ablukasını delmeye teşebbüs ettiği 2010 yılından bu yana gergin. İsrail askerlerinin gemiye düzenlediği baskın 10 Türk vatandaşının ölümü ve 50 civarında yolcunun yaralanmasıyla sonuçlanmıştı.

Türk Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi 26 Aralık’taki basın açıklamasında İsrail’le yürütülen görüşmeler sonucunda Türk mallarının Gazze’ye engelsiz giriş imkânı elde ettiğini ve Gazze üzerindeki abluka kaldırılıncaya kadar tüm insani yardımların Türk kurumları üzerinden Gazze’ye gireceğini kaydetti. Bakan bu sürece hangi kurumların öncülük edeceğini ve Gazze’ye girecek yardım ve malların özelliklerini belirtmedi.

Meselenin siyasi yönüne gelince yazar ve siyasi yorumcu Ekrem Atallah Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’nin Gazze üzerindeki ablukayı hafifletmek istemesinde siyasi bir boyut da söz konusu. Bu da Gazze’yi kontrol eden Hamas ile Türkiye’de iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi arasındaki ideolojik yakınlıktan kaynaklanıyor. Türkiye ve İsrail arasında detaylı bir anlaşma imzalanacak olursa iki ülke arasındaki bu müzakereler Gazze üzerindeki ablukanın hafifletilmesiyle sonuçlanabilir. Böylelikle tüm ilgili taraflar Hamas’la İsrail arasında yeni bir çatışmanın çıkmasını önlemiş olur.”

Görünen o ki Hamas’ın politikaları ve dış ilişkileri Gazze halkını doğrudan etkiliyor. Hamas’ın Mısır rejimine yönelik tavrı Refah sınır kapısının kapatılmasına ve tünellerin yıkılmasına neden oldu. Zira Hamas, 30 Haziran 2013’te başlayan olayları yakın ilişkiler içinde olduğu Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı darbe olarak değerlendirmişti.

Öte yandan Hamas’ın Türkiye’yle iyi ilişkileri sayesinde abluka bir nebze hafifledi. Ancak bu hafifleme, Gazze’de uzun zamandır süren elektrik krizi ve Refah kapısının kapanmasıyla uluslararası seyahat hakkının engellenmesi gibi Gazze halkını mağdur eden başlıca sorunlara köklü çözüm getirmiş değil.

More from Fadi Shafei

Recommended Articles