Ana içeriğe atla

Filistin davasına destek veren ultra Ortodoks Yahudiler kim?

Ana akım ultra Ortodokslar Siyonist devleti Yahudi halkının bekası için elzem görürken Neturei Karta grubu Filistin yönetimi altında yaşamayı yeğliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A member of Neturei Karta, a fringe ultra-Orthodox Jewish movement within the anti-Zionist bloc, carries Palestinian flags during a rally marking the tenth anniversary of the death of late Palestinian leader Yasser Arafat, in the West Bank city of Ramallah November 11, 2014. Neturei Karta is a small anti-Zionist organization that says it adheres strictly to the Torah, the Jewish holy book, which it says forbids the establishment of a Jewish state before the coming of the Messiah. It supports Palestinian sov

Yahudilerin Tapınak Tepesi’ne (Harem-i Şerif) gitme hakkına karşı düzenlenen son terör saldırıları, uzun yıllardır devam eden sert bir ideolojik tartışmayı daha da keskinleştirdi. Bu tartışmanın bir tarafında ana akım ultra Ortodoks Yahudiler, diğer tarafında ise ultra Ortodokslar içinde marjinal bir hareket olan ve Neturei Karta (Aramice “Şehir Muhafızları”) ismiyle bilinen bir grup var.

İsrail’de ve yurt dışında birkaç yüz aileden ibaret olan Neturei Karta ultra Ortodoks topluluk içinde ideolojik bir grup. Siyonizm’i ve İsrail Devleti’nin varlığını bütünüyle reddeden bu ideolojinin takipçileri İsrail’in Mesih gelmeden önce kurulmasının gayrimeşru olduğuna, bunun savaşlara ve teröre yol açtığına inanıyor.

Ultra Ortodoks toplumun geneli, dini gerekçelerden hareketle Tapınak Tepesi’ne gidilmesini zaten onaylamıyor. Bu kesimin Siyonizm’e yaklaşımı da oldukça karmaşık. Ancak Neturei Karta’nın alenen Filistin yanlısı faaliyetlerini onlar bile kaldıramıyor.

Neturei Karta’nın son haftalarda, üstelik de İsrail’deki güvenlik sorununun tırmandığı bir dönemde yaptığı eylemler ultra Ortodoks toplumunda yaygın bir infial uyandırdı. Örneğin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas 30 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İsrail’i sert bir dille eleştirirken binanın dışında toplanan radikal Neturei Karta üyeleri Filistin bayrakları ve İsrail’i kınayan dövizlerle Abbas’a destek verdi. Aynı kişiler temmuzda da Berlin’deki Kudüs Yürüyüşüne katılarak “Çocuk katili İsrail” diye bağıran binlerce Müslüman’la yan yana yürüdü. New York’ta düzenlenen bir başka gösteride ise nükleer anlaşma konusunda İran’a destek verdiler.

Neturei Karta ultra Ortodoks topluma yönelik eylülde yayımladığı bildirgede bir dizi soru cevapla ideolojisini tanıttı. Prensipte terörizme karşı olduğunu söyleyen Naturei Karta, ideolojik esaslarını anlattığı metinde Filistin terörüne karşı anlayışlı bir yaklaşım ortaya koydu. Neturei Karta mensupları geçen hafta da Yahudileri Tapınak Tepesi’ne gitmeye teşvik eden Haham Yosef Elboim’in evinin önünde protesto düzenledi. Gösteride taşınan dövizlerde İbranice ve İngilizce olarak “Tevrat Arap milletinin kışkırtılmasını yasaklar.” yazıyordu. Elboim ailesine hakaret eden göstericiler hahamın kullandığı arabayı da taşladılar.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Naturei Karta mensubu Chaim Hirsch “Tapınak Tepesi’ne gidenleri niçin tüm ultra Ortodokslar protesto etmiyor anlamıyorum.” diyor. Hirsch, grubun en tanınmış liderlerinden Moshe Hirsch’ın torunu. Brooklyn doğumlu bir haham olan Moshe Hirsch Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat’la da oldukça yakındı. Öyle ki Arafat tarafından Filistin hükümetine Yahudi işlerinden sorumlu bakan olarak atanmıştı.

Aile ideolojisini sürdüren torun Chaim, dolaylı da olsa son terör dalgasından İsrail’i sorumlu tutacak kadar ileri gidiyor. Hirsch şöyle diyor: “Tevrat, Tapınak Tepesi’ne çıkışın yasak olduğunu, Tapınak Tepesi’ne gidenlerin sadece günahkâr olmadığını, ellerine kan bulaştığını vurguluyor. Tüm bunlar muhtelif Siyonist hareketlerin kurtuluşu hızlandırma çabasından kaynaklanıyor. Tanrı İsrail halkına ‘Sürgündesiniz.’ dedi ama onlar hâlâ Tanrı’ya isyan ediyor ve kurtuluşun yakın olduğunu söylüyor. Bu Tevrat’a göre çok büyük günahtır ve ağır şekilde cezalandırılır. İsrail’de son haftalarda yaşananlar kurtuluşu hızlandırmaya çalışmanın cezasıdır. Bundan yalnız ve yalnız Siyonistler sorumludur.”

Hirsch, Neturei Karta’nın Filistinlilere verdiği desteğe ilişkin de şöyle diyor: “Filistin halkıyla barışçıl ilişkiler sürdürmek için elimizden geleni yapıyoruz. Filistin yönetimi altında yaşamak bizi rahatsız etmez.” Filistinlilerin Yahudileri nefret duygusuyla öldürmediğini savunan Hirsch son bıçaklama olaylarını şöyle açıklıyor: “Filistinliler kışkırtılırsa tepki verir. (...) Büyükannem Kudüs’te Arapların çocuklarına bakıcılık yaptı. Niçin kimse onu öldürmedi? Bütün bunlar Siyonistlerin İsrail’e göçü örgütlemesiyle başladı. Şiddet o zaman başladı.”

Hirsch’e göre Neturei Karta yararlı faaliyetler yürütüyor ve Müslümanlar arasında antisemitist fikirlerin azalmasına katkı yapıyor: “Filistinlilerle her zaman görüşüyoruz. Bazıları tüm Yahudilerin onları öldürmek ve topraklarından sürmek istediğine inanmıştı. Sonra Tevrat’a sadık kalan, kendilerini sakat bir milliyetçilikle kirletmemiş Yahudilerle tanıştılar. Herkes Neturei Karta olabilir. Biz ideolojik bir hareketiz. Kayıt sürecimiz veya kabul komitemiz yok. Kendisini bizimle özdeşleştiren herkes Neturei Karta’dır. Arkamızda büyük destek olduğunu, bu desteğin sürekli arttığını biliyoruz.”

Ultra Ortodoks Haedah gazetesinin eski editörlerinden haham Shmuel Pappenheim ise Neturei Karta’nın Tevrat’ı temsil etme iddiasını tümden reddediyor. Ancak gruba verilen desteğin arttığını kabul ediyor.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Pappenheim şöyle diyor: “Bu grup bizim bildiğimiz kabul görmüş yoldan keskin bir sapmayı temsil ediyor. (…) Yahudi Soykırımı’nı reddeden İran gibi Yahudi halkından nefret edenlerle ittifak ediyorlar, ne zaman bir İsrail askeri ölse seviniyorlar.”

Bu ideolojinin yayılmasından büyük endişe duyan Pappenheim şöyle devam ediyor: “Bunlar eskiden çok küçük bir gruptu. Hatta bazı insanlar grubun zaman içinde yok olacağını düşünüyordu. Ancak bugün bu insanları özellikle Avrupa ve ABD’de her hafta başka bir gösteride görüyorsunuz. Bu gerçekten şaşırtıcı, hatta ilginç bir durum.”

Pappenheim Neturei Karta’nın anti Siyonist duruşu ile İsrail ve dünyanın başka yerlerindeki ultra Ortodoks Yahudilerin genel anti Siyonist duruşu arasındaki farkı şöyle açıklıyor: “Biz de Neturei Karta gibi Siyonizm’in günah olduğuna inanıyoruz. Siyonizm (Yahudi kimliğinde) ana eksen olarak milliyetçiliği görür ama biz ana eksenin din olduğunu söyleriz. Siyonizm siyasi kurtuluşa inanır, biz dini kurtuluşa inanırız. Tartışma tam da bu noktada çıkıyor. Neturei Karta her şeyi siyah ve beyaz olarak görüyor. Ultra Ortodoks Yahudilik ise daha pragmatik bir yaklaşım benimsiyor. Yahudi halkı Holokost’u yaşadı. Kimse bizi almak istemedi. Bugün ise Yahudi devleti bir gerçeklik. Siyonist devlet, doğasındaki tüm kusurlara rağmen Yahudi halkının bekası için en uygun yapıdır. Biz de bu yapı içinde hareket ederek, gücümüzü mevcut gerçeklik dâhilinde kullanmalıyız. Siyasi gücümüz var, vergi ödüyoruz. İstesek de istemesek de sistemin bir parçasıyız.”

Her ne kadar abes görünse de çoğu İsraillinin geleneksel Siyonizm’e artık eskisi kadar bağlı olmadığı günümüzde ultra Ortodoks toplum bu konu nedeniyle bölünüyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün 2012’de yaptığı bir araştırmaya göre ultra Ortodoksların yüzde 62’si kendilerini Siyonist olarak tanımlıyor. Öte yandan aynı toplum içindeki Siyonizm karşıtı hareketler zayıflamıyor. Hatta bazı açılardan güçlendikleri söylenebilir. Ultra Ortodoks toplum o kadar büyüdü ve çeşitlendi ki siyasi yelpazeyi en geniş şekliyle içinde barındırıyor ve bu anlamda İsrail toplumunun genelini yansıtıyor. Kimi ultra Ortodokslar kendilerini aşırı milliyetçi sağ ile özdeşleştirip yerleşimleri ve teröre karşı askeri önlemleri desteklerken, kimisi de radikal antisiyonist solla özdeşleşiyor.

More from Mordechai Goldman

Recommended Articles