Ana içeriğe atla

Mısır Berberileri kimdir?

Mısır’daki Berberilerin tarih boyunca ötekileştirilmesi onlara bir nevi fayda da sağladı. Çünkü bu sayede topluluk geleneklerini ve özgün kimliğini koruyabildi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A four wheel drive vehicle crosses the sand dunes in the late afternoon sun near the Egyptian western desert oasis of Siwa.  A four wheel drive vehicle crosses the sand dunes in the late afternoon sun near Egypt's western desert oasis of Siwa on February 3, 2002. HIGH RESOLUTION FILE BLIFE REUTERS/Aladin Abdel Naby REUTERS BOOKS ON THE ROAD BOOK - RTR13V9

KAHİRE – Mısır’ın Siva Vahası’na gidenler yerel halkın cana yakın mizacını hemen fark ediyor. Güler yüzle ziyaretçileri karşılayan vaha sakinleri kültürel miraslarını ve geleneklerini tanıtmaktan gurur duyuyor.

Libya sınırına 5o kilometre, Kahire’ye 560 kilometre uzaklıkta bulunan Siva Vahası, Mısır’ın başka bölgelerinden farklı olarak hırsızlık, dolandırıcılık, cinsel, fiziksel veya sözlü tacizden adeta muaf. Görünen o ki bölgenin coğrafi uzaklığı ve yerel halkın yıllardır içine kapanık yaşaması vahanın hem yaşamak hem gezmek için güvenli ve sevimli bir bölge olarak kalmasının başlıca sebebi.

Mısır-Libya sınırında Siva Vahası olarak bilinen ve idari olarak Marsa Matruh vilayetine bağlı bölgede yaklaşık 30 bin Berberi yaşıyor. Uzun yıllar boyunca ötekileştirilen Berberilerin izole yaşamları onların Mısır toplumuyla tam olarak bütünleşmesini engelledi. Aşiret geleneklerine bağlı bir “kabile’’ toplumu olarak varlığını sürdüren Berberiler, özgün yaşam tarzlarını ve Mısır’ın resmi dili Arapçanın yanında kendi dillerini koruyor.

Berberiler konusunda araştırmalar yapan tarihçi Tarık Cahlan’a göre Mısır’da Berberi kökenli yaklaşık 12 milyon insan olmakla birlikte Berberi dilini konuşanların sayısı 30 bini geçmiyor ve bunlar Siva Vahası’nda yaşıyor.

Vahada kafe işleten İmran El Sivi Al-Monitor’a şöyle diyor: “Buranın insanı mütevazı, dindar bir yaşam sürüyor. Başkalarına yardım etmeyi seviyoruz çünkü bu bizim yetiştirilme biçimimiz. Ziyaretçileri mutlu etmek istiyoruz ki tekrar gelsinler. (…) Devlet Siva’da turizmi ihmal ediyor. Dolayısıyla biz de kendimizi tanıtmak için gelenlere misafirperver ve sıcak davranıyoruz, onları memnun etmeye çalışıyoruz.’’

Sivi, uzun yıllar boyunca dışlanan Berberilerin bu sayede gelenek ve göreneklerini koruyabildiğini anlatıyor: “Biz kültürümüzü, dilimizi, gelenek ve göreneklerimizi korumayı seçtik. Kültürel mirasımızın büyük şehirlerin hengâmesinde yok olacağından korktuk.”

Mısır uygarlığının doğuşundan beri Mısır kültürel çoğulculuğuyla tanınıyor. 2014 yılında yapılan son anayasayla bu durum daha da belirginleşti. Anayasa “tüm Mısırlıların anayasası” sloganıyla kültürel çeşitliliği koruma gereğini vurguluyor. Nübyeliler, Bedeviler, Berberiler gibi azınlıklar da anayasanın yapım sürecine katkıda bulundu. Anayasanın 50. Maddesi’ne göre “Devlet, Mısır’da kültürel çoğulculuğun unsurlarını korumak için özel dikkat gösterir’’. 

Mısır Berberi toplumunun başkanı ve Dünya Berberiler Meclisi başkan danışmanı Amani El Veşahi 16 Mayıs 2014’te yaptığı basın açıklamasında Anayasa’nın 50. Maddesini “kültürel çoğulculuğun dolaylı kabulü” olarak değerlendirdi.

Siva Vahası’ndaki Berberilerin maruz kaldığı dışlanma onların eğitime, gıdaya, sağlık hizmetlerine erişimini etkiledi. Berberiler devlet kurumlarında temsilden mahrum kaldı. Azınlık olarak görülen ve başkentin uzağında ücra bir bölgede yaşayan Berberi toplumu, 1922’de kurulan Mısır Krallığı’ndan bu yana ve özellikle de 1942 El Alameyn Muharebesi’nden sonra tüm hükümetler tarafından ötekileştirildi.

Ancak bazılarına göre ötekileşmenin hayırlı bir sonucu da oldu. Siva Vahası’ndaki aşiret toplumu Berberi kimliğini korumayı başardı. 

Siva Vahası’nın en büyük aşiretlerinden biri olan Zayanes aşiretinin şeyhi Fethi El Kilani’nin 2013 tarihli bir açıklamasına göre “Vahada Arapçadan önce Berberi dilini öğrenen ve konuşan Berberi kökenli 11 aşiret var. Kur’an’ı okuyabilmeleri için çocuklara Arapça da öğretiliyor. Arapça daha sonra çeşitli eğitim seviyelerinde verilmeye devam ediyor.”

Berberiler geçimlerini tarımdan sağlıyor. Vahada 300 bin civarında hurma ağacı var. Bunların meyveleri toplanarak satılıyor veya şekerleme imalatında kullanılıyor. Hurma ağaçlarının yanı sıra 70 bin zeytin ağacı var. Başka meyve ve sebze çeşitleri de yetiştiriliyor.

Siva Vahası ayrıca “beyaz altın” yani tuz bakımından zengin. Vahanın tuzlaları ve göllerinde yaklaşık 60 milyon ton tuz mevcut. Kilani, 3 Kasım 2013 tarihli bir açıklamasında yerel halkın devletin bürokratik engelleriyle kesilen tuz satışının yeniden başlatılması talebini dile getirdi. Vahanın tuzu dünyanın en yüksek yoğunluğa sahip tuzu olduğu için dünya çapında rağbet görüyor.

Siva Vahası’nın halkı, Berberi kültürel mirasını yansıtan sade ve renkli tasarımlı takılar, işlemeli giysiler ve çömlek yapımı gibi el işleriyle de tanınıyor. Bunun yanı sıra nakışlı halılar, dekoratif tabaklar, geleneksel gelinlikler ve müzik aletleri üretiliyor. Berberiler bugün bu eşyaları sadece kendi kullanımları için yapmıyor. Bunların satışını yaparak geçimini sağlıyor.

Siva’nın kimi sakinleri de turizm sektöründe veya turizmle bağlantılı işlerde, örneğin göllerin civarındaki turistik kafelerde veya el yapımı eşya satan mağazalarda çalışıyor. Bazıları ise fiziksel rahatsızlığı olan ziyaretçileri kum terapisi ile tedavi ediyor.

Birçok insan ulaşım sektöründe çalışıyor, vahadaki turistik mekânlar arasında veya kenar bölgelere ulaşımı sağlıyor ya da günübirlik geziler düzenliyor.

Bunlardan biri olan taksi şoförü Ebu Bekir Ebu Abdullah, motosikletli bir triportöre sahip olduğunu ve bu araçla turistleri uzak mesafedeki turistik noktalara taşıdığını, Land Rover cipiyle de turistleri safari turlarına götürdüğünü anlatıyor.

Cleopatra Havuzu yakınlarında kafe işleten Ali Abdul Rahman ise Mısır’da son yıllarda bozulan güvenlik durumuna işaret ederek Al-Monitor’a şöyle diyor: “Vahamız çok sade ve güzel, her zaman turist çekiyor. Ancak son zamanlarda turist sayısı azaldı. Devlet vahamıza daha çok ilgi göstermeli, daha fazla turist çekmesi için onun tanıtımını yapmalı. Siva Vahası Mısır’ın turizm haritasında yerini almalı.’’ 

Siva Vahası’nın insanları kuşaktan kuşağa aktarılan gelenek ve göreneklerine bağlı kalırken çocuklarına hevesle Berberi dilini öğretiyor, doğa sevgisini ve doğayı korumayı aşılıyor. Zira bu kültürel miras Berberileri Mısır’ın geri kalan halkından farklı kılıyor.

More from Omar al-Naghy