Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ile açık denizlere bağlayan tek noktadır ve ismini kuzey ucunda bulunan İran adası Hürmüz’den alır.
Bab’ül Mendep, Suveyş ve Cebelitarık boğazları işlevsel açıdan birbirleriyle yakından bağlantılıdır. Bu boğazların birinde çıkacak gerginliğin diğerlerinde de seyrüseferi etkilemesi kuvvetle muhtemeldir. Hürmüz Boğazı da bugün başta İran-ABD gerginliği olmak üzere bir dizi sorundan etkileniyor. Terör eylemleri, korsanlık ve organize kaçakçılık faaliyetlerini ise saymaya gerek bile yok.
ABD, Körfez güvenliğine yaklaşımı kapsamında 1980’de açıklanan Carter Doktrini ile birlikte bölge sularında askeri varlığını artırmaya başladı ve böylece bölgedeki nüfuzunu doğrudan güçlendirdi.
Körfez’e doğrudan askeri müdahaleyi öngören Carter Doktrini’nin hedefinde dönemin Sovyetleri ve İran vardı. Bu doktrin, İran ve Suudi Arabistan’ın ikili iş birliğini bölgesel güvenliğin merkezine oturtan 1969 Nixon Doktrini ile tezat hâlindeydi. Nikson Doktrini İki Sütun politikası olarak da bilinirdi. Carter Doktrini kapsamında Körfez’de artan yakın tehditlere karşı Acil Müdahale Ortak Görev Gücü oluşturuldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.