Ana içeriğe atla

Gazze halkı İsrail’in muhbir devşirme faaliyetlerinden şikâyetçi

Gazze’deki güvenlik makamlarına gelen şikâyetlere göre İsrailli güvenlik görevlileri ve istihbaratçılar şantaj ve tehditle Filistinlileri muhbir yapmaya çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Palestinians walk out of Israel's Erez Crossing after leaving Gaza July 13, 2014. According to a spokesperson for Israel's Coordination of Government Activities in the Territories (COGAT), about 850 Palestinians with dual citizenship left Gaza on Sunday at the request of their foreign embassies. Israeli naval commandos clashed with Hamas militants in a raid on the coast of the Gaza Strip on Sunday, in what appeared to be the first ground assault of a six-day Israeli offensive on the territory aimed at stopp

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — Gazze Şeridi’nde İsrailli görevlilerden şantaj gördüklerini söyleyen kişilerin güvenlik birimlerine yaptığı şikâyetler artıyor. İsrail Filistinlilerin iş, para, tedavi ve seyahat ihtiyaçlarını istismar ederek Gazze’den yeni muhbirler devşirmeye çalışıyor.

Gazze’deki güvenlik birimleriyle Şin Bet arasında üstü kapalı bir savaş sürüyor. Gazze İçişleri Bakanlığı’nda bilgi güvenliği sorumlusu olan Albay Muhammed Ebu Harbid’e göre Gazze Şeridi’nde olan biten her şey hakkında bilgi toplamak isteyen Şin Bet Gazze’den muhbir devşirmek için çeşitli imkânlar kullanıyor, Gazze’deki güvenlik birimleri de bu teşebbüsleri engellemeye çalışıyor.

Al-Monitor’a konuşan Ebu Harbid’e göre “2014’te İsrail denetiminde olan Erez Sınır Kapısı’ndan geçen vatandaşların yüzde 70-80’i İsrail’in devşirme teşebbüslerine maruz kaldı.” Bu kişilerin arasında tüccarlar, hastalar, gezi amaçlı seyahat eden Gazzeliler ve yabancı ülkelerde okuyan üniversite öğrencileri var.

Ebu Harbid şöyle devam ediyor: “Vatandaşlardan gelen şikâyetlere göre İsrailli Şin Bet görevlileri bu insanlardan Gazze’deki güvenlik merkezleri hakkında bilgi toplamalarını, belli kişilerin hareketlerini izlemelerini, sıradan vatandaşların özel hayatına dair raporlar hazırlayarak bilgi toplanmasına katkı yapmalarını talep ediyor. Yani Şin Bet görevlileri insanları muhbirlik yapması için sıkıştırıyor.”

Yedi yaşındaki oğlunu bir İsrail hastanesine kemoterapiye götürürken Erez’de şantaja maruz kalan bir kişi Al-Monitor’a şunları anlatıyor: “Yaklaşık altı ay önce oğlumu kanser tedavisi için bir İsrail hastanesine götürmem gerekiyordu. İsrailli görevli bana muhbirlik karşılığında tedavi teklifinde bulundu. Teklifi reddettim, o da bunun üzerine bize giriş izni vermedi. Biz de Gazze’ye dönmek zorunda kaldık.”

Gazze’deki El Mezan İnsan Hakları Merkezi’nin eylül 2013 tarihli açıklamasına göre İsrailli yetkililer “Gazzelilerin tedavi amacıyla Batı Şeria ve İsrail’e seyahat gereksinimlerini istismar etmeyi sürdürüyor, bu insanları tutukluyor, muhbirlik yapmak ile belki de ölümleri pahasına Gazze’ye geri gönderilmek arasında seçim yapmaya zorluyor.”

İsrail’in bu tür baskılarına maruz kalan Gazzelilerin İçişleri Bakanlığı’nın iç güvenlik birimiyle irtibata geçmesi isteniyor. Hamas’ın Gazze’yi ele geçirdiği haziran 2007’den sonra kurduğu bu sivil birim bildirilen olayları takip ediyor.

İç güvenlik biriminde çalışan ve kendini sadece Ebu Asım olarak tanıtan görevlinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre İsraillilerin şantajına maruz kalanlar muhbirlik ve vatana ihanetle suçlanmaktan korktukları için iç güvenlik birimine başvuruyor.

Ebu Asım şunları aktarıyor: “Halk bizimle iş birliği yapıyor. İnsanlar onları koruyacağımızı bildikleri için korkmadan bize bilgi veriyorlar. (…) Muhbirlik yapmak istemiyorlar. İsrail’in yeni işbirlikçiler ve muhbirler devşirme teşebbüslerinde muhtaç insanların baskı altına alınıp suiistimal edilmesi vakaların yüzde 25’ini oluşturuyor. Tehdit, ikna ve cazip önerilerle ayartma da diğer yöntemler arasında yer alıyor.” Ebu Asım, bu olayların sadece Erez Sınır Kapısı’nda yaşanmadığını, insanlara cep telefonu ve internet üzerinden de ulaşıldığını vurguluyor.

Erez üzerinden Batı Şeria’ya giden Gazzeli bir tüccarın şikâyetini örnek gösteren Ebu Asım olayı şöyle anlatıyor: “40 yaşlarındaki bu tüccar işinde büyük zarar etmiş. Erez’den geçtiği sırada İsrailli görevli, Gazze’deki güvenlik merkezleri hakkında bilgi getirmesi karşılığında ona maddi destek ve büyük vergi kolaylıkları sağlanabileceğinden bahsetmiş.” Güvenlik birimleri bu tüccara İsrail’in bu uygulamalarına boyun eğmesin diye moral desteği ve psikolojik yardım sağlamış.

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı’nın 12 Nisan tarihli açıklamasına göre İsrailli makamlar Erez’den geçen Filistinlilerin sayısını özellikle düşük tutuyor, insanları aşağılıyor, tutuklamakla tehdit ediyor veya geçiş izni vermeden geri çeviriyor.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları’na yakın bir web sitesi olan El Macid 17 Nisan’da bir güvenlik kaynağının şu sözlerine yer verdi: “Şin Bet, kötü ekonomik koşullardan hareketle Gazzelilere cazip önerilerde bulunarak onları iş birlikçi yapmaya çalışıyor. (…) Vatandaşlar, Şin Bet’in kendilerine telefonla ulaştığını, zorlu ekonomik koşullara istinaden biriken borçlarını ödemek üzere maddi yardım önerdiğini ve bunun karşılığında direniş hareketi hakkında bilgi istediğini söylüyor.” Kaynağa göre bazı Şin Bet görevlileri gerçek isimlerini, bazıları da takma isimler kullanıyor.

El Macid, Gazze halkını İsrailli görevlilerin kullandığı şantaj yöntemleri hakkında bilinçlendirmek için güvenlik birimlerine gelen şikâyetleri düzenli olarak yayımlıyor, ayrıca bu tip durumlarda nasıl davranmak gerektiğine dair tavsiyelerde bulunuyor.

Sitede internet ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik de şu öneriler yer alıyor: Şüpheli görünen Twitter takipçilerini ve yüz yüze tanışıklığınızın olmadığı “arkadaşları” silin, kuşkulu e-postaları yanıtlamayın, sosyal medyadaki sohbet odalarında direniş faaliyetlerine ilişkin konuşmayın, bilinmeyen kaynaktan gelen mesajları açmayın.

Sitede Erez Sınır Kapısı’ndan geçecek kişilere de şu tavsiyeler yapılıyor: “Sizi kaygılandıran bir durum varsa işgal güçlerinin kontrol ettiği kapılardan geçmeye çalışmayın. Düşmanın sizi kandırmak için kullanacağı tüm yöntemlere karşı silahınız soğukkanlılık ve sükûnet olacaktır. Tehditlerden korkmayın. Çünkü bunlar ancak zafiyet belirtisidir. İstihbarat görevlisi sizi sindirmek için çevrenizle ilgili doğru bilgiler vererek her şeyi biliyor havası yaratacaktır. Bunlara yanıt vermeyin ve sadece kısa cevaplarla karşılık verin.”

Ebu Harbid’e göre muhtaç insanların durumundan yararlanıp onları muhbir olmaya zorlayan İsrailli görevliler “ortak menfaat” tabirini kullanıyor ve bu da “Teklifimiz karşılığında sen ne vereceksin?” anlamına geliyor. İsrailliler, iş birliğine meyilli kişileri daha kolay tespit etmek için özellikle yoksulları veya belli bir konuda muhtaç kişileri hedef alıyor.

Gazze’deki güvenlik birimlerinin İsrail’in ayartma yöntemlerine tümüyle vakıf olduğunu vurgulayan Ebu Harbid şöyle devam ediyor: “İşgal güçlerinin hedef aldığı insanları birkaç kategoriye ayırdık: Erez Sınır Kapısı’nda veya hudutlarda hedef alınanlar, balıkçılar, dışarıda çalışanlar ve işgal güçlerinin şantaj teşebbüslerinin yüzde 60’ını oluşturan telefonla veya internet üzerinden hedef alınanlar.”

Gazze’deki güvenlik birimlerine vatandaştan gelen şikâyetlerin sayısı sorulduğunda Ebu Harbid şu yanıtı veriyor: “Şikâyetler çok sayıda ve düzenli olarak geliyor. Ancak burada en önemli nokta İsrail’in istismarına maruz kalanların tümünün insani bir ihtiyacı olan kişiler olmasıdır.”

More from Rasha Abou Jalal

Recommended Articles